16 Aralık 2018 03:30

‘Hastaneler borç batağında, ilaç temininde sıkıntı yaşanıyor’

CHP'nin sağlık ve ilaç alanında yaşanan sorunlara ilişkin notunda hastanelerin borç batağında olduğu, ilaç temininde zorluk yaşandığı belirtildi.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

CHP Bilim Platformu, sağlık, ilaç ve tıbbi cihaz alanında yaşanan sorunlara ilişkin politika notu hazırladı. Nota göre, ithal ilaç harcamaları son 10 yılda yüzde 7.3 artarken, vatandaşlar ilaç temininde sıkıntı yaşıyor. 

CHP AR-GE-Bilim, Yönetim Kültür Platformu, sağlık, ilaç ve tıbbi cihaz sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin politika notu hazırladı. CHP Bilim Platformunun, STK’ler ve akademisyenler ile birlikte çalışarak hazırladığı, “AKP Sağlığa Zararlıdır: İlaç ve Tıbbi Cihaz Sektöründe Kriz” başlığıyla yayımlanan notta sağlıkta dönüşüm politikaları sonucu, sağlık hizmetinin her aşamasında büyük krizler yaşandığı, en küçük tıbbı cihaz ve malzemelerin dahi temin edilemediğine dikkat çekildi. Artan döviz kurları yüzünden hayati öneme sahip ilaçların temininde güçlükler ortaya çıktığı vurgulanan notta, borç içindeki kamu sağlık kurumlarında ameliyat eldiveni ve solunum devresi gibi en basit tıbbi malzemelerin bile hastalardan istendiği, tasarruf gerekçesiyle kritik işlemlerin gerçekleştirilmediğine dikkat çekildi.  

‘İLAÇ SEKTÖRÜ DIŞA BAĞIMLI’ 

Notta yer alan bilgilere göre, 2002’de Türkiye pazarında yerli ilaçların değersel büyüklüğü yüzde 66’lık bir pay tutarken, bu oran 2016’da yüzde 42’ye kadar geriledi.  İlaç sektöründe gerçek anlamda yerli üretim yüzde 10’un dahi altında, bunun sebebi ise yerli ilaçların yüzde 80’i için kullanılan ham maddelerin ithal olması. Türkiye’de ithal ilaç harcamaları son 10 yılda yüzde 7.3 arttı.

‘TANSİYON, ŞEKER, KANSER İLAÇLARI PİYASADA BULUNAMIYOR’

Sabitlenen döviz kurunun ilaç firmalarının Türkiye’deki operasyonlarını küçültmelerine neden olduğuna dikkat çekilen notta, tansiyon, şeker, kanser gibi hastalıklar için hayati önemi olan ilaçların piyasada bulunamadığı, grip aşısı, ağrı kesici gibi daha geniş kesimler tarafından kullanılan ilaç ve aşıların ise eczanelere sınırlı sayıda gönderildiği ifade edildi. 2014 yılında AR-GE alanında lider olan 10 şirketin beşinin ilaç şirketleri olduğu, 2015-2020 arasında yapılacak AR-GE harcamalarının 900 milyar dolar olacağının öngörüldüğüne dikkat çekilen notta, şu bilgiler paylaşıldı: “2003-2013 yılları arasında dünyada yapılan toplam ilaç AR-GE yatırımlarının yalnızca yüzde 0.01’i ülkemizde gerçekleşmiştir. Bu oran Çin için yüzde 14, Hindistan için ise yüzde 11’dir.”

‘2016’DA 1 MİLYONDAN FAZLA SAHTE VE KAÇAK İLAÇ’

Notta yer alan bir diğer sorun ise ilaç krizi nedeniyle artan sahte ilaç sorunu. SGK’nin ilaç geri ödemelerini hesaplarken eş değer ilaçlar arasında en ucuz olanı baz alması, aradaki farkın hastanın cebinden çıkmasına neden olurken, ilaç kriziyle birlikte ülkeye ruhsatsız ilaçların girişi arttı, vatandaşlar karaborsada denetimsiz olarak satılan ilaçlarda çare aramaya başladı. 2005’ten 2014’e ele geçirilen sahte ilaçların sayısında yüzde 400 artış görülürken, 2016 yılında 1 milyondan fazla sahte ve kaçak ilaç ele geçirildi.

‘YERLİ AŞIDAN VAZGEÇMENİN BEDELİ HER YIL ARTIYOR’

Bu süreçte aşı üretiminin de tamamen dışa bağımlı hale getirildiği, yerli aşı üretimine son verilmesi nedeniyle aşı için bütçeden ayrılan payın her yıl katlandığına dikkat çekilen notta yer alan bilgilere göre; 2002 yılında 26 milyon olan aşı payı, 2018 yılında 893 milyona çıktı. 2016’da toplam büyüklüğü 2.3 milyar dolar olan Türkiye’deki tıbbi cihaz ve malzeme pazarının yüzde 85’ini ithal ürünler oluşturdu. Yerli firmalar ise  montaja yönelik ve düşük teknoloji içeren ürünler üretebildi.

‘KUR 6 KAT ARTARKEN GERİ ÖDEME FİYATLARI AYNI ORANDA ARTMADI’

AKP iktidarı döneminde 6 kat artan döviz kuruna rağmen, SGK geri ödeme fiyatlarında aynı oranda artış olmadı. Notta yer alan bilgilere göre, sağlık kurumları tasarruf için insan sağlığını tehlikeye atan kısıtlamalara gitmeye zorlanırken, ameliyatların yapılabilmesi için çaresiz kalan hastalara gerekli malzeme veya cihaz bedelini ya da aradaki farkı ödetme sıradan bir uygulama haline geldi.Yüksek maliyetlerin, tek kullanımlık tıbbi malzemelerin defalarca kullanılmasının yaygınlaşması ise enfeksiyon riskiyle birlikte halk sağlığını tehdit eder hale geldi. Hastanelerin büyük bir borç yükü altında olması, Türk lirasındaki aşırı değer kaybı ülkeye ucuz ve kalitesiz tıbbi cihazların girişinin önünü açarken, bazı ülkelerde satış izni bile alamayan cihazlar, yetersiz kalite değerlendirme sistemi yüzünden rahatlıkla Türkiye’ye girebildi. 

‘TASARRUF İÇİN SAĞLIĞI TEHDİT EDEN KISITLAMALAR’

Notta yer alan hastanelerde yaşanan kısıtlamalar şu örneklerle paylaşıldı:

* 2018 yılının eylül ayında bir il sağlık müdürlüğü hastanelere “Aciliyet arz eden vakalar hariç kalp kapak ve kalp pili ameliyatı yapmamaları” için talimat gönderdi.

* Bir hastanede ise başhekimlik genel cerrahi bölümünden “Hayati önemi olan malzemeler dışındaki malzemelerin alımının bir süreliğine ertelenmesini” istedi. 

* Bir üniversite hastanesinde, birimlere belirli hayati işlemler için hasta yönlendirilmemesi istendi. Türkiye’nin en kapsamlı tıp fakültesi hastanesi, ellerinde gerekli malzemenin bulunmamasını sebebiyle acil durumdaki bazı hastalarını başka merkezlere yönlendirdi.

‘KAMU VE ÜNİVERSİTE HASTANELERİ BORÇ BATAĞINDA’

Notta yer alan bilgilere göre; 2018 itibariyle üniversite hastanelerinin 6 milyar TL, Sağlık Bakanlığına bağlı kamu hastanelerinin ise 11 milyar TL borcu bulunuyor. Bu durum 2017 Sayıştay raporlarına da yansırken, raporda üniversite hastanelerinin artan maliyetler ve yanlış politikalar yüzünden eğitim, araştırma ve hizmet sunma görevlerini sürdüremeyecekleri değerlendirmesi yapıldı.

‘ŞEHİR HASTANELERİNDE KİRA BEDELİ YATIRIM BEDELİNİN 3 KATI’

Notta bir diğer dikkat çeken sorun ise şehir hastaneleri. Kamu hastanelerinin borç batağı içinde olduğu bir dönemde kaynaklar kamu-özel ortaklığı (KÖİ) modeliyle kurulan Şehir Hastaneleri projeleri ile heba edildi. Kalkınma Bakanlığının 2017’de hazırladığı raporda 18 şehir hastanesi için yatırım tutarı 10.5 milyar dolar, bu hastaneler için kira bedeli olarak 30 milyar dolar ödeneceğinin yer alması, şehir hastanelerine ödenecek kira bedelinin, toplam yatırım bedelinin yaklaşık üç katına denk geldiğini gösteriyor. (Ankara/EVRENSEL)


 

 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Ukrayna'da savaş uçağı düştü: Pilot yaşamını yitirdi

SONRAKİ HABER

Dünyanın en çok alkol tüketen ülkeleri açıklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa