16 Aralık 2018 03:22

Eski ‘deniz canavarı’ aslında devasa bir yunusmuş

180 milyon yıllık ihtiyozor fosili, 'deniz canavarı'nın modern yunuslara benzediğini gösterdi.

İllüstrasyon: Mark Hallett; NC State University

Paylaş

Chris CIACCIA

Jurassic döneminden 180 milyon yıllık bir ihtiyozorun fosili bulundu ve bu fosil, balina yağı ve deri kanıtlarını içeriyordu. Bu da, bu canlının modern yunuslara daha önce düşünüldüğünden daha çok benzediğini gösteriyor.

Kuzey Carolina Eyalet Üniversitesi ve İsveç Lund Üniversitesinden araştırmacılar, moleküler ve mikro yapısal analizler sonucunda, National Geographic’in “deniz canavarı” olarak tanımladığı canlının muhtemelen sıcakkanlı olduğunu ve avcılarından gizlenmek için renklerini kullanabileceğini belirledi.

DOĞUM YAPABİLİYORLARDI

“İhtiyozorlar ilginç çünkü yunuslarla ortak pek çok özelliğe sahipler, ancak denizde yaşayan memelilerle yakın değiller” diyor yazarlardan biri olan Mary Schweitzer. “Biyolojik yapılarından da tam olarak emin değiliz. Deniz kaplumbağaları gibi yaşayan deniz sürüngenleri ile ortak pek çok özelliğe sahipler, ancak fosil kayıtlarından, sıcakkanlılıkla ilişkili olarak canlı doğum yaptıkları biliniyor. Bu çalışma, bu biyolojik gizemlerin bazılarını ortaya koyuyor.”

Çalışmanın Başyazarı Johan Lindgren şöyle diyor: “Hem beden çizgisi hem de iç organların kalıntıları açıkça görülebiliyor” ve ekliyor: “Fosil çok iyi korunmuş, cildindeki tek tek hücresel katmanları gözlemlemek mümkün.”

KARACİĞERİ VAR

Nature dergisinde yayımlanan çalışmada araştırmacılar, balina yağı ve deriye ek olarak, canlının karaciğeri olduğuna inanılan bir iç organın izlerini buldular.

Sadece “Ortam sıcaklığından bağımsız olarak vücut sıcaklığını koruyabilen hayvanlarda” bulunan balina yağının ve karaciğerin kanıtları, canlının balinaya benzer bir cilt yapısına, yani üst tarafının koyu ve alt tarafının açık renkte olduğunu işaret ediyor ve bu da avcılardan kaçmaya yardımcı oluyor.

Schweitzer, “Hem morfolojik hem de kimyasal olarak, Stenopterygius’un ‘sürüngen’ olarak kabul edilmesine rağmen, tıpkı modern deri sırtlı deniz kaplumbağası gibi, bu hayvanlarla ilişkili pullu deriyi kaybettiklerini gördük. Ölçekleri kaybetmek sürtünmeyi azaltır ve su altındaki manevra kabiliyetini artırır.”

Schweitzer, şu şekilde devam etti: “Bu hayvanın korunması, özellikle deniz ortamı için alışılmadık bir durum, ancak Holzmaden formasyonu olağanüstü koruma için bilinir. Bu örnek, bu dokuların ve moleküllerin çok uzun süreler boyunca korunabileceğine dair daha fazla kanıt sağlamıştır ve yumuşak doku analizi, evrimsel kalıplara, ilişkilere ve eski hayvanların çevrelerinde neler olduğuna ışık tutabilir. Sonuçlarımız tekrarlanabilir ve tutarlıydı. Bu çalışma, istisnai bir örneğe ait çok disiplinli, çok merkezli bir çalışmayı gerçekleştirdiğimiz zaman keşfedebileceğimizi gösteriyor.”

Nisan ayında da, güneybatı İngiltere’de 205 milyon yıllık bir ihtiyoz fosili bulunmuştu. Canlının fosil kayıtlarına göre yaklaşık 26 metre uzunluğunda olduğu tahmin ediliyor. Bu, neredeyse bir mavi balina büyüklüğünde ve “Yaşayabilecek en büyük hayvanlardan biri” anlamına geliyor.

nypost.com’dan çeviren Selen ADIGÜZEL  

ÖNCEKİ HABER

CIPOML: Emperyalizm ve gericilik yenilmez değildir

SONRAKİ HABER

Aliağa Belediyesinden atılan işçilere diğer belediyelerin işçilerinden destek

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa