Ekvador’da hükümet halka ihanet etmiştir

Ekvador’da hükümet halka ihanet etmiştir

BİTİRİRKEN...Ekvador devlet başkanı Rafael Correa, 2007 yılında seçildiğinde bütün yoksullar arkasındaydı. Chavez’in Ekvador versiyonu olması beklenen Correa bu beklentiyi karşılamadı. Sosyalizm bir yana dursun diğer bir çok Latin devlet başkanının sürdürdüğü sosyal demokrat politikalara bile tahammülü olmadı

Elif Görgü

BİTİRİRKEN...

Ekvador devlet başkanı Rafael Correa, 2007 yılında seçildiğinde bütün yoksullar arkasındaydı. Chavez’in Ekvador versiyonu olması beklenen Correa bu beklentiyi karşılamadı. Sosyalizm bir yana dursun diğer bir çok Latin devlet başkanının sürdürdüğü sosyal demokrat politikalara bile tahammülü olmadığını gösterdi. Sağ ve baskıcı bir politik çizgiye kayan Correa’nın politikalarından yine en çok gençler çekiyor.
2008 yılında yeni Anayasa ile kazandıkları “ücretsiz eğitim” ve “üniversiteye sınavsız geçiş hakkı”nı bugün kullanamıyor Ekvador gençliği. Correa’nın çıkardığı yeni eğitim yasası anayasayı deldi geçti. Lise eğitiminde branşlar tamamen kaldırıldı. Artık gençler sanat okullarını, teknik okulları; fen bilimlerini ya da sosyal bilimleri tercih edemeyecekler, eğitim tektipleştirildi. Üniversiteye giriş ise neredeyse imkansız. Yeni yasayla üniversiteye girmek için bir Ekvadorlu gencin 3 sınavı geçmesi üzerinde de 6 aylık paralı bir kursu da “başarı ile” tamamlaması gerekiyor.

GENÇLİK ÜZERİNDE DEVLET ŞİDDETİ ARTIYOR

Bu yüzden gençler son yılları bu yasaya karşı sokaklarda eylemler düzenleyerek geçirdiler. Karşılığı ise şiddet oldu. Ekvador Üniversite Öğrencileri Federasyonu Başkanı (FEUE) Marcelo Rivera 3 yıldır ne olduğu belirsiz bir “terörizm” suçlamasıyla tutuklu. Aynı şekilde Lise Öğrencileri Federasyonu (FESE) yöneticileri Pablo Castro ve Luis Merchan,  Bağımsız Devrimci Üniversite Cephesi (FRIU) yöneticisi Cristina Campaña da aylardır cezaevindeler ve henüz neden tutuklandıklarını bile bilmiyorlar.
Ekvador’da Devlet başkanlığı seçimleri Şubat 2013’de gerçekleştirilecek. Bu süreçte devlet şiddeti giderek artıyor. Rafael Correa, ülkesinin emekçilerinin kendisinden önce 3 hükümet devirdiğini unutuyor olmalı... Tıpkı Venezuela’da, Paraguay’da, Bolivya’da, Uruguay’da ve kıtanın diğer bir çok ülkesinde olduğu gibi... Latin Amerika yoksulları dün emanet ettikleri iktidarın gereğini yapmayanların koltuklarını, asıl gücün kimde olduğunu hatırlatırcasına sallıyor bugün. Hangi sözlerle iktidar olduklarını unutarak şiddete sarılanları ise Şilili devrimci şair Pablo Neruda, kırk yıl öncesinden uyarıyor:
“Çiçekleri tek tek koparabilirler ama baharın gelmesini engelleyemezler...”


Enver Orna, 23 yaşında bir üniversite öğrencisi. Aynı zamanda Ekvador Devrimci Gençlik Örgütünün de (JRE) Genel Başkanı.

Nasıl bir ülkedir Ekvador?
Benim ülkem Latin Amerika’da, Pasifik okyanusu kıyısında, gezegenin tam ortasında yer alıyor. Küçük bir ülke, ancak 4 önemli bölgesi var: Pasifik sahili, And sıradağları bölgesi, Amazonlar ve dünya mirası listesinde bulunan Galapagos Adaları.
Biz farklı kültürlerin, farklı halkların, yerlilerin yaşadığı 14 milyonluk çok kültürlü, çok etnisiteli bir ülkeyiz. Ekonomimiz ağırlıklı olarak petrole dayanıyor, petrol ülkenin birincil ekonomik girdisi. 70’li yıllar petrol patlamasının yaşandığı yıllardı ve hâlâ petrol ekonomik önemini koruyor. Petrol dışında, muz, karides ve çiçek önemli ürünler arasında, endüstrinin önemli ürünleri bunlar. Ancak Ekvador ekonomisi başta Kuzey Amerika olmak üzere emperyalizme bağımlı bir ekonomidir.

Ne tür bir bağımlılık bu, biraz bilgi verebilir misin?
Ülkemiz, emperyalizme bağımlı kapitalist bir ülke. Emperyalist müdahele çeşitli alanlarda kendini gösteriyor, politik anlamla ağırlıklı olarak Kuzey Amerika emperyalizminin (ABD) etkisi var, uygulanan politik kararlar hâlâ ilk olarak emperyalizmin inceleme ve onayından geçiyor. ABD’nin ayrıca ekonomik müdahalesi de söz konusu, örneğin Ekvador para birimi (sucre) 2000 yılında değiştirildi ve biz o tarihten itibaren ABD doları kullanılmaya başladık.  Öte yandan son hükümet döneminde, Rafael Correa diğer emperyalist güçlerle, Kanada ve Çin ile de yeni ilişkiler geliştirdi. Kanada merkezli uluslararası şirketler petrol, doğal kaynaklar, altın ve bakır rezervlerini sömürüyor.  Ekvador petrolü ise Çin emperyalizmine hediye edildi, yani özetle Ekvador halkını ve kaynaklarını esir alanlar bugün özellikle ABD, Kanada ve Çin emperyalizmidir.  

Ülkede güncel politik gelişmeler neler?
Şu anda önemli politik gelişmeler yaşıyor. Ekvador halklarının politik bilincinde ciddi bir yükselme var. Son 15 yılda ülkemiz, hakların savunulmasında; adaletsizliğe, sömürüye, ayrımcılığa karşı önemli mücadelelere sahne oldu. Bu halk mücadalelerinin sonucunda 3 ayrı hükümet devrildi. Bugün iktidarda olan hükümet de ilk başlarda halkın çıkarlarını temsil ediyordu ancak ne yazık ki başlangıçta sahip olduğu sol değerlere ihanet etti.
Rafael Correa halka ihanet etti, onu iktidara taşıyanlara; Ekvador halklarına, Ekvador soluna ihanet etti. Bugün Ekvador burjuvazisine hizmet eden bir hükümettir, Kuzey Amerika, Kanada ve Çin emperyalizmine hizmet eden bir hükümettir. Halk düşmanı politikaları hayata geçirdiler, kamu işçilerini işten attılar, doğal kaynakları çokuluslu şirketlere sattılar ve kaynakların sömürülmesine, çok uluslu şirketlere devredilmesine neden olan büyük ölçekli bir maden politikası hayata geçirdiler.
Ekvador’da otoriter, baskıcı, hoşgörüsüz; kendinden farklı düşünenlere dava açan bir hükümet iktidarda artık. Halk mücadelesi şiddetle bastırılıyor. 300’den fazla Ekvador vatandaşı Correa hükümetinin açtığı davaların mağduru durumundalar. 300’den fazla öğretmen, emekçi, çiftçi, öğrenci ve yerli bu hükümet tarafından kovuşturuluyor ve hükümetin suçlaması bizim terörist olduğumuz, kurulu düzene karşı komplo düzenlediğimiz yönünde.
Bu yüzden  Rafael Correa ve iktidarına yönelik tepkimiz artıyor, hareketlilik ve halk kesimlerinin hükümete karşı birliği büyüyor. Butün sol güçler ülkemizde yeni birbirlik oluşturdular, bu birlik ilerliyor ve gelişiyor, farklı partiler, örgütler ve halk hareketleri Correa’ya karşı bir cephe oluşturuyor ve Ekvador halkını örgütlüyor.

Bu süreçte özel olarak Ekvadorlu gençlerin yaşadıkları sorunlar neler?
Ekvador gençliği kapitalist krizin mağdurları durumda. Kriz bizi de etkiledi, çalışacak iş yok, iş bulabilen gençler neredeyse sadece Ekvador burjuvazisinin çocukları ve biz emekçilerin, işçilerin, öğretmenlerin çocukları olan gençler iş bulamıyoruz, bulabilen azınlık da onurlu çalışma koşullarına sahip değil. Çok düşük maaşlara, sosyal güvenceleri olmadan çalışıyorlar. Çalışan gençler bir çok sorunla boğuşuyor. Öte yandan biz gençler temel bir hak olan ücretsiz eğitimden de yoksunuz. Ekvador hükümeti bu hakkımızı, eğitimi özelleştiren ve elitleştiren “reformlar” yaparak elimizden aldı. Yine ücretsiz sağlık hakkımız da yok, insanca koşullarda konut hakkımız da bulunmuyor.

Bu sorunlar karşısında gençlik hareketleri ne yapıyor?
Ülkemizin yaşadığı bu gerçeklik karşısında farklı gençlik örgütleri olarak birleşiyoruz, okul okul, mahalle mahalle örgütleniyoruz ve Correa hükümetinin maskesini düşürmek için mücadele ediyoruz. Haklarımızı geri almak için tüm gençlere birlik çağrısı yapıyoruz.
Bu güzel ülkede onurlu, eşit ve adil bir yaşam kurmak için mücadele veriyoruz.


Angélica González. Venezuela’nın Lara eyaletinde yaşıyor. Venezuela Antifaşist Gençlik Akımı merkez yöneticisi Angélica aynı zamanda bir üniversite örgütü olan Sosyalist Devrimci Üniversite Cephesi üyesi. Venezuela’da gençlik, 7 Ekim’de yapılacak devlet başkanlığı seçimleri için çalışıyor bugünlerde. 1998 yılından beri büyük oy farklarıyla iktidarda olan Huga Chavez’i destekleyen onlarca ulusal ve yerel gençlik örgütüyle birlikte...
Chavez’in karşısındaki tek güçlü aday ise ülkenin en zengin ailelerinden birine mensup olan Miranda Valisi Henrique Capriles Rodanski. Bu zenginlikle Venezuela’da çoğunluğu oluşturan yoksulların oylarını alması pek de mümkün görünmüyor Rodanski’nin...
Ama bırakılm ülkede neler olup bittiğini Angélica anlatsın...

Bizi Venezueala’da bugün neler olduğu hakkında bilgilendirir misin?
Venezuela’da 13 yıldır iktidarda olan Devlet Başkanı Hugo Chavez, çeşitli halk kesimlerinin yaşam koşullarını iyileştiren sosyal politikalar uyguladı. Bu arada devrimcilere de örgütlenme alanı açtı. İşçilerin, gençlerin, öğrencilerin, çifçilerin; kapitalizmden zarar gören bütün emekçi kesimlerin örgütlenmesini teşvik etti. Halkın büyük çoğunluğunun yararlandığı sosyal programları uygulamaya koydu. Fakat sonuç olarak baktığımızda Venezuela’da geçerlikte olan sistem hâlâ kapitalizmdir, kapitalist sistemle devam ediyoruz, bunu inkar edemeyiz. Hâlâ bu eşitsiz sistemin boyundurluğu altındayız, fakat daha adil bir toplumsal sistem için, Venezuela halkının kapitaizmden tamamen kurtulması için mücadele ediyoruz ve bu doğrultuda ülkenin devrimci gençleri olarak görev alıyoruz.  

Hugo Chavez ile birlikte ne değişti?
Yoksullukla ilgili poltikalar uygulandı ancak yoksulluk ortadan kalktı diyemeyiz. Eğitim alanında başarılar sağlandı, yeni üniversiteler açıldı, öğrenciler ücretsiz eğitim hakkına kavuştular, öğrencilerin ve farklı toplumsal kesimlerin ihtiyaçlarına yönelik devlet ilgisi arttı.
Öte yandan sağlık sisteminde, eski sistemin yanında mahallelerde, tedavi için bir kliniğe ya da bir hastaneye gitme şansı olmayan insanların yaşadığı en yoksul bölgelerde  ayrı bir sağlık sistemi oluşturuldu.
Venezuela Konut Projesi gibi bazı projeler hayata geçirildi, son yıllarda doğal felaketlerde mağdur olmuş çok sayıda kişi bu konutlara yerleştirildi. Hükümetin inkar edilemez başarıları oldu, bugün Venezuela’da ilerici bir hükümet vardır ve bu devrimci bir ilerlemeye olanak sağlanmıştır diyebiliriz.

Ya gençlerin yaşamları?
Gençlik çeşitli kollektifler ve örgütlerde örgütleniyor. Bahsettiğimiz ilerici süreç gençlik içinde de çeşitli kollektiflerin yeşermesine, yeni devrimci oluşumların türemesine olanak sağladı fakat hâlâ gençlik içinde oportunist, gençliği bölen ve farklı guruplar arasında çatışma yaratan bir eğilimin varlığından söz edebiliriz.
Biz, Sosyalizmin inşaası için birlikte mücadeleyi ve devrimcilerin ve bütün emekçilerin birliğini savunuyoruz.
Düşmanımız büyük ve örgütlü bu yüzden güç birliği çok önemli ve bölünerek devam edemeyiz.

Venezuela’da devlet başkanlığı seçimleri yaklaşıyor, 7 Ekim’e çok az kaldı. Bu süreçte neler oluyor?
Çeşitli adaylar var, bazıları tanınmayan isimler. En güçlüleri PSUV’un (Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi) adayı Hugo Chavez Frías, yani bugünkü devlet başkanı ve faşist bir birlik olan Birlik Masası’nın adayı Henrique Capriles Rodanski.
Chavez ile seçim sürecinde dayanışma haline olan çok sayıda kollektif ve devrimci örgüt var. Çünkü sağın adayının, Kuzey Amerika emperyalizminin ve ülkemize müdahele etmek isteyen diğer emperyalistlerin kuklasının kazanmasına asla izin veremeyiz.  Bu yüzden seçim sürecinde başkan Hugo Chavez’in ve ülkemizdeki ilerici sürecin desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

www.evrensel.net