13 Aralık 2018 03:56

Sosyal harcamalar kısıldı faiz harcamaları katlandı

Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, büyüme rakamını ve 2019 bütçesini değerlendirdi.

Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu (Fotoğraf: MA)

Paylaş

2019 bütçesini gazetemize değerlendiren Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, hükümetin “Ücretlerin reel olarak düşürülmesi” yaklaşımıyla hareket ettiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı ve Diyanetin bütçeleri artırılırken, eğitim ve sağlık gibi sosyal harcamaların bütçedeki ağırlığının düşürüldüğüne dikkat çeken Kozanoğlu, 2017’yle karşılaştırılınca faiz ödemelerinin ise üç kat artmasının öngörüldüğünü vurguladı.

2018’in 3. çeyreği için açıklanan yüzde 1.6 büyüme rakamını değerlendiren Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, “Alt bileşenlerine baktığımız zaman ekonominin hız kesmesi nedeniyle yaşanan kriz sürecinin doğal bir sonucu olarak üretim büyük ölçüde ihracata yönlendirildi. İthalatta da, özellikle üretim için girdi oluşturan ham madde ve ara maddelerin ithalatı döviz kurunun sıçramaları hem de üretimin yavaşlaması nedeniyle bıçak gibi kesildi. Bu ikisinin sonucu olarak net ihracat denilen kalem yüzde 6.7 büyümeye katkı sağlamış oluyor. Diğer bir ifadeyle bir yıl öncesine göre ihracat ve ithalat aynı düzeyde kalsaydı ekonomi yüzde 5.1 daralmıştı” dedi. Bu durumun devam edebilir bir süreç olmadığına dikkat çeken Kozanoğlu, devam etti: “Nedenini stok değişim kaleminden görüyoruz. Stok değişimi büyümeye 5.6 olumsuz etki yapmış. Bunun açıklaması nedir? Şirketler özellikle yükselen döviz kuru nedeniyle ihracatı ithalatı finanse edemedikleri için ihracatta ve üretimde kullanılan ham madde ve ara mallarını stoktan tüketmişler. Bu nedenle önümüzdeki dönemde dış ticaretteki ‘olumlu’ görünümün de ortadan kalkacağını tahmin etmek zor değil.”

YATALAK OLARAK TEDAVİ ETMEYE BENZİYOR

AKP iktidarına başından b uyana ivme kazandıran inşaat sektörünün ciddi ölçüde daraldığına işaret eden Kozanoğlu, “Bütün bu büyümeye ilişkin göstergeler önümüzdeki çeyrekte başlamak üzere ekonomide bir daralma sürecine girildiğinin altını çiziyor. Ekonomide işler iyiye gidiyor söylemi döviz kurunun faiz oranlarının ve enflasyonun göreceli olarak düzelme sinyali vermesinden kaynaklanıyor. Ancak bu düzeyleriyle de faizlerin yüzde 20’lerin üzerinde seyrettiği, enflasyonun 20-25 aralığında yılı kapatacağı, döviz kuru hareketlerinin de oynaklığın sürdüğü bir tablo ekonomide kötü gidişatın devam ettiğini gösteriyor.

Bunu tıbbi bir metaforla anlatmak gerekirse komada olan bir hastanın gözünü açması ama istikrarlı bir durumda yatalak olarak hastanede tedavi görmesine benziyor.”

ÜCRETLERİN REEL OLARAK DÜŞÜRÜLMESİNİ SALIK VERİYORLAR

Hükümetin yeni ekonomi programını da hatırlatan Kozanoğlu, “Saray rejimine neoliberal akıldan öneriler getirenler de TL’nin değer kaybettiğini, enflasyonun yükseldiğini, böyle bir fırsat ortamında ücretleri reel anlamda düşürerek ekonominin nefes alınacağını salık veriyorlar. Oysa bu durum hem emek kesiminin yaşam standartlarının iyice düşmesine neden olur, hem de ekonomide talebin düştüğü, durgunluğun baş gösterdiği bir ortamda gelirlerini doğrudan doğruya harcamaya dönüştürecek olan dar gelirli kesimlerin ekonomiye taşıyacağı dinamizmin kaybolmasıyla sonuçlanır. Asgari ücret görüşmelerinde ve 2019’a ilişkin projeksiyonlarda Hazine ve Maliye Bakanının bu yanlış yaklaşımı benimsediği görülüyor. Bu nedenle ekonomi enflasyonla daralmanın bir arada görüldüğü stagflasyon sürecine doğru sürükleniyor” diye konuştu.

ANTİDEMOKRATİK BÜTÇE BAŞKANLIĞIN KÖŞE TAŞI

2019 bütçesini de değerlendiren Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, “Öncelikle bütçe bir ekonomide sınıfsal tercihlerin yansıdığı, ekonomik önceliklerin karşılık bulduğu bizim açımızdan da toplumun farklı kesimlerinin taleplerinin ve ihtiyaçlarının yansıdığı demokratik bir biçimde hazırlanmış bir belge olmalıdır. Ne yazık ki bizler geçmişte bütçenin hazırlanma sürecinin Meclis çatısıyla sınırlanmasını eleştirirken, demokratik kamuoyunun bütçe sürecine yeterince katkıda bulunmasının engellendiğini söylerken, bugün tamamen Saray’ın yetkisi ve tasarrufuna bırakılmış bir bütçeyle karşı karşıyayız. Bu nedenle antidemokratik bir bütçe hazırlama süreci başkanlık sisteminin en önemli köşe taşlarından biri” dedi. 

Yeni sisteme göre bütçe Mecliste kabul edilmese dahi yeniden değerleme oranına tabi tutularak geçmiş yılın bütçesinin yürürlüğe gireceğini belirten Kozanoğlu, devam etti: “Bütçe metninde Cumhurbaşkanlığı bütçesinin yüzde 29 artırılması, Diyanetin bütçesinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının tam dört katı olması, eğitim ve sağlık gibi sosyal harcamaların bütçedeki ağırlığının düşmesi gibi tercihlerle karşılaşıyoruz. Bir anlamda Saray rejiminin Türkiye’yi yönetme şifreleri bütçede de karşılık buluyor.” Bütçenin en dikkat çekici noktasının faiz harcamalarının artması olduğunu vurgulayan Kozanoğlu, “2017’yle karşılaştırılınca 2019’dan başlayarak 2021’de faiz ödemelerinin üç kat artarak 171 milyar TL’ye çıkacağı öngörülüyor. Buradan da halkın, emekçilerin, yurttaşların toplumsal ihtilaçlarına yönelik olmayan, ancak Saray’ın finans kapitale, faize tüm esip gürlemelerine karşı, gerçekte finans kapitale ciddi tavizler verdiği bir belgeyle karşı karşıyayız” diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Bozyazı'nın MHP'li Belediye Başkanı partisinden istifa etti

SONRAKİ HABER

Dünyanın en çok alkol tüketen ülkeleri açıklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa