12 Aralık 2018 04:19

‘Kadro’ya geçen işçiler ücretlerine zam yapılmamasından kaygılı

Taşerondan 'kadro'ya geçen SGK'deki işçiler, 2020 yılına kadar ücretlerinde bir artış yapılıp yapılmayacağına ilişkin kaygı duyuyor.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Döndü TAKA ÇINAR
Ankara

Asgari Ücret Tespit Komisyonunun görüşmeleri sürerken görüştüğümüz Sosyal Güvenlik Kurumunda (SGK) daimi işçi kadrosuna atanan eski taşeron işçilerin en büyük kaygısı, 2020 yılına kadar ücretlerinde bir artış yapılıp yapılmayacağı...

Biz asgari ücretten söz açınca, işçiler, biraz da canları sıkkın halde, üyesi oldukları Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş Sendikasının bu asgari ücret artışının kendilerini kapsamadığını anlattıklarını söyledi. İşçilerin hemen hepsi, hak ettiği ücreti alamadığını düşünürken, asgari ücretten vergi alınmaması fikrinde birleşiyorlar. “2019 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?” sorumuza işçiler, temel tüketim maddelerine yapılan zamların dikkate alınmasını isteyerek yanıt veriyor. 2 bin-4 bin lira arasında değişen rakamlar belirtilse de, ortalama 2 bin 900 lira öne çıkıyor. Bu rakam işçi konfederasyonlarının açıkladığı rakamların daha üstünde bir rakam.

‘İNSANCA YAŞAYABİLMEK İÇİN BİRLİK OLMALI’

Dört kişilik bir ailenin insanca geçinebilmesi için bir işçinin alması gereken ücrete ilişkin ise 2 bin 500-6 bin lira arasında değişen rakamlar ifade ediliyor. İşçilerin bu iki soruya verdiği yanıtların pek çoğu, mevcut asgari ücret ve sendikalarca yapılan açıklamalar etrafında şekilleniyor. Asgari ücret, Anayasada ifade edildiği biçimiyle, “Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur” diye tanımlandığı koşullarda işçiler daha gerçekçi ücretler talep ediyor. “İşçilerin insanca yaşayabilmeleri için ne yapılmalı?” sorumuza çoğunlukla “Birlik olmalı” cevabı verilirken çok azı, “Sendikalı olmak” yanıtını veriyor. Bu durum, üyesi oldukları sendikanın işçilerde birlik ve dayanışma duygusu geliştirmediğini, kendi aralarında “güven sorunu” olduğuna işaret ediyor.

‘İŞ KAZALARI TESADÜF DEĞİL’

Büyük çoğunluğu patronların önlem için masraf yapmadığını belirten işçiler, iş kazalarının büyük kısmının asgari ücretle çalışan işçilerin başına gelmesinin de tesadüf olmadığını düşünüyor. Kendi işyerlerinden örnekler veriyor işçiler. Temizlik işçilerine işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimlerinin geç verildiğini, sağlık ambulanslarının kurumda hazır bulunmadığını, ıslak ve kaygan zeminleri işaret eden levhaların olmadığını, her olayda işçilerin suçlandığını söylüyorlar.

Kamuda daimi işçi kadrosuna geçirilen işçiler, sözleşmeleri gereği yol ücreti verildiği gerekçesiyle, kurum servis araçlarında boş yer olduğu halde binemediklerinden yakınıyorlar. Bütün bu sorunlar konusunda sendikalarının tutumu ise sadece yasayı, sözleşmeyi hatırlatmak... Değiştirmeye dair ne girişimde bulunmak, ne de işçiyi mücadeleye çağırmak...

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Marmaray seferleri 15 dakika arayla yapılmaya başladı

SONRAKİ HABER

Dünyanın en çok alkol tüketen ülkeleri açıklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa