12 Aralık 2018 05:12

Annesi öldürülen çocuğa ‘uzlaş’ mı denilecek! 

12 yaşındaki çocuktan, annesini öldüren babasıyla uzlaşması isteniyor.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Elif Ekin SALTIK
İstanbul

Türkiye’nin ilk imzacılarından olduğu İstanbul Sözleşmesi gereği kadına yönelik suçlar “uzlaştırma” kapsamı dışında. Ancak Türkiye’de iş davaları başta olmak üzere pek çok alanda uygulanmaya başlanan “arabuluculuk” ve “uzlaştırma” sistemi kadına yönelik suçlarda da adım adım uygulanmaya başlanıyor.

Kadına yönelik şiddet, taciz, cinayet davalarında tepkilere neden olan indirim kararlarına imza atan yargı, bu kez de “uzlaştırma” kararı verdi. Nisan 2016’da boşanmak istediği kocası Mehmet Çelik tarafından önce ölümle tehdit edilen sonra da balkondan atılan ve hayatını kaybeden Hatice Çelik’in daha önce tehdit nedeniyle açtığı davada mahkeme “uzlaştırma” istedi. Karara tepki gösteren Hatice Çelik’in ailesinin Avukatı Devrim Avcı, kadına yönelik şiddet davalarının uzlaştırma kapsamına alınamayacağını söyleyerek “Hatice’nin 10 yaşında küçük bir çocuğu var. Hangi uzlaştırma memuru annesinin babası tarafından öldürülmesinin travmasını hâlâ tam atlatamayan bir çocuğa ‘Uzlaşmak ister misin’ diye sorabilir” dedi.

KADINI KORUMAYAN YARGI, ŞİMDİ DE ‘UZLAŞIN’ DEDİ

Hatice Çelik, boşanmak istediği eşi Mehmet Çelik tarafından öldürülmeden önce, eşinin kendisini öldüreceğine dair tehditleri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Eşi hakkında, telefonuna “Seni öldüreceğim, gününü göreceksin, aileni de öldüreceğim” şeklinde gönderdiği tehdit mesajlarıyla ilgili dava açıldı. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinde başlayacak olan davanın daha ilk duruşması görülmeden bu tehditler gerçeğe dönüştü ve Hatice Çelik eşi tarafından öldürüldü.

Tehdit ve hakaret suçlamasıyla açılan dava, daha sonra Hatice Çelik’in vasileri tarafından takip edildi, Mehmet Çelik çok az bir para cezasına çarptırıldı. Kararın temyiz edilmesi üzerine kararı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesi daha skandal bir karara imza atarak “uzlaştırma” kararı verdi. Mahkeme kararını, tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ile açıkladı. Yargıtay ayrıca Hatice Çelik’in 08.03.2016 tarihini 09.03.2016 tarihine bağlayan gece nerede olduğunun araştırılmasını istedi.

‘UZLAŞMAYI’ HAYATA GEÇİRMEK İÇİN FIRSAT YARATIYORLAR

Kararı değerlendiren Hatice Çelik’in ailesinin Avukatı Devrim Avcı “Yargıtay’ın bu kararı dahi başlı başına neden kadına yönelik şiddet davalarının uzlaştırma kapsamında olmaması gerektiğinin bir kanıtıdır” dedi. Kadına yönelik şiddet denince yargı mekanizmasının aklına sadece fiziksel şiddet içeren dosyaların geldiği, tehdidin şiddet olarak kabul edilmediğini söyleyen Avcı, kararın, kadına yönelik fiziksel şiddet içermeyen dosyaların alelade ele alındığının somut örneği olduğunu söyledi. Avcı’nın karar hakkındaki değerlendirmeleri şöyle: “Bu karar, Türkiye’nin ilk imzacısı olmakla övündüğü İstanbul Sözleşmesini uygulamadığının bir göstergesidir. Biz avukatlar olarak kadına yönelik şiddet davalarının neden uzlaştırma kapsamı dışında kalması gerektiğini sürekli anlattık. Ama şimdi Yargıtay ‘Tehdit suçu uzlaştırma kapsamındadır’ diyerek dosyayı bozdu ve mirasçısına eşini öldürmekten ceza almış bir insanla tehdit suçundan uzlaşmak için görüşme yap diyor. Hatice’nin 10 yaşında küçük bir çocuğu var. Hangi uzlaştırma memuru, annesinin babası tarafından öldürülmesinin travmasını hâlâ atlatamayan bir çocuğa ‘Uzlaşmak ister misin’ diye sorabilir? Bin bir güçlükle okutup büyüttükleri çocuklarını öldüren şahısla hangi anne baba nasıl uzlaşabilir?

Kadına yönelik şiddet davaları uzlaştırma kapsamından çıkarılmalı. Kadına yönelik şiddetle mücadele, kadınlar öldürüldükten sonra uzlaştırma teklifinde bulun diyerek değil, etkili yargılama ve koruyucu tedbirlerle yapılır.”

BABA SÖZEN: KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ ENGELLESİNLER

Hatice Çelik’in babası İhsan Sözen de Yargıtayın uzlaştırma kararına tepki göstererek şunları dile getirdi: “Uzlaşma falan, biz kabul etmiyoruz bunu. Kızımı öldüren kişi bir hüküm aldı ve ben hüküme de itiraz ettim. Kızımın ne suçu vardı! Varsa suçu ayrılırsınız biter. Şiddete, öldürmeye gerekçe var mı? 15 gün yoğun bakımda yattı kızım, başında bekledim hastanede. Benim kızım gitti, daha ötesi yok. Uzlaşma falan da yok. Önce kadına yönelik şiddeti engellesinler, kadınların öldürülmesini engellesinler. Yitirilen bir insan için nasıl uzlaştırma istenir ki. Bizim canımız yanıyor.”

NE OLMUŞTU?

Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hemşire olan, 1 çocuk annesi Hatice Çelik boşanmak istediği Mehmet Çelik tarafından 3. katta bulunan evinin balkonundan bıçak tehdidi ile aşağı atılmış, 12 Nisan gecesi gerçekleşen olayın ardından Çelik, kaldırıldığı hastanede iki hafta yaşam mücadelesi verdikten sonra hayatını kaybetmişti. Olayın ardından tutuklanan Mehmet Çelik hakkında ‘eşi kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmış, katilin Hatice Çelik’i bıçak tehdidiyle zorla balkondan attığı, ardından da olaya intihar süsü vermeye çalıştı iddianamede yer almıştı. Bulgu ve tanıklara rağmen katil koca yargılama boyunca Hatice Çelik’i çok sevdiğini söyledi Hatice’nin intihar ettiğini iddia etti. 21 Haziran 2017’de görülen karar duruşmasında sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi, suçun olası kastla işlendiği gerekçesiyle ceza müebbet hapis cezasına çevrilirken, Hatice’nin, Mehmet Çelik’e küfür ettiği iddiasıyla da ceza önce 18 yıla düşürüldü. Son olarak da mahkemedeki ‘iyi hali’ göz önünde bulundurulan sanığın cezası 15 yıla indirildi.

 

ÖNCEKİ HABER

Parasını alamayan TOKİ işçileri çatıya çıktı

SONRAKİ HABER

Dersim’de 29 bölge geçici özel güvenlik bölgesi ilan edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa