11 Aralık 2018 16:48

AYM’den işe iade davalarında zorunlu arabuluculuğa onay

Anayasa Mahkemesi, işe iade davalarında mahkemeye gitmeden arabulucuya başvurma zorunluluğu getiren düzenlemenin Anayasaya uygun olduğunu savundu.

Fotoğraf: Google Street View

Paylaş

Anayasa Mahkemesi, işe iade davalarında mahkemeye gitmeden arabulucuya başvurma zorunluluğu getiren düzenlemenin Anayasaya uygun olduğunu savundu.

İşçi ve işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk sistemini dava şartı haline getiren düzenleme, 1 Ocak 2018 itibarıyla yürürlüğe girmişti.

AA’nın haberine göre CHP, arabulucuya başvurulmasını dava şartı kabul eden, iş sözleşmesi feshedilen işçinin işe iade talebiyle arabulucuya başvurma zorunluluğu getiren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.

Davayı esastan inceleyen Anayasa Mahkemesi, düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vererek iptal istemini reddetti. Yüksek Mahkemenin Resmi Gazete'de yayımlanan gerekçesinde, arabuluculuğun, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak adlandırıldığı, arabuluculuk sürecinin ılımlı, esnek ve mücadeleci olmayan bir yapıda kurgulandığı savunuldu.

Her uyuşmazlığın çözümünün mahkemelerden beklenmesinin mahkemelerin iş yükünün artmasına ve davaların makul sürelerde bitirilememesine yol açabildiği savunulan gerekçede, bu durumun tarafların menfaatlerine de ters düşebildiği kaydedildi. Gerekçede eşitlik ilkesi için ise şunlar ileri sürüldü: “İşçi ve işveren ilişkilerinde işçinin işveren karşısında zayıf konumda olduğu genel olarak kabul edilmekte ise de eşitlik arabuluculuk kurumunun temel özelliklerindendir. Kanunda, tarafların arabulucuya başvururken ve tüm süreç boyunca eşit haklara sahip oldukları düzenlenmiştir. Eşitliğin ön planda tutulduğu bir ortamda, işçi ve işverenin eşit düzeyde ve kendilerini rahatça ifade edebilecekleri şekilde karşılıklı uyuşmazlığa çözüm bulmaları sağlandığında, işveren karşısında zayıf konumda olduğu değerlendirilen işçinin baskı altına alınacağı söylenemez. Arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun, kişilerin hak aramalarını imkansız hale getiren veya aşırı derecede zorlaştıran etkisiz ve sonuçsuz bir sürece neden olmadıkça hak arama hürriyetinin özüne dokunduğu söylenemez.”

Yüksek Mahkeme, kanundaki, “İş sözleşmesinin feshine bağlı alacakların zamanaşımı süresini 5 yıl olarak belirleyen” düzenlemenin iptal istemini de reddetti. Zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu iddia edilen gerekçede, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren başlayan 5 yıllık sürenin, gerekli hazırlıkların yapılabilmesi ve dava hakkının kullanılabilmesi bakımından yeterli ve makul bir süre olduğu savunuldu. Gerekçede, iş sözleşmesinin feshine bağlı alacakların zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak belirlenmesinin hukuk devleti ilkesine ve hak arama hürriyetine aykırı bir yönü bulunmadığı ileri sürüldü. (ANKARA)

ÖNCEKİ HABER

Kırkyamayla ‘paçavralara şarkı söyletiyorlar’

SONRAKİ HABER

Twitter'ın tasarımı değişiyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa