11 Aralık 2018 16:04

Barış imzacıları Gürsoy, Çavuşoğlu ve Soylu'ya hapis cezası

Barış akademisyenlerinden Prof. Dr. Gençay Gürsoy'a 1 yıl 15 ay, Prof. Dr. Naz Çavuşoğlu ve Arş. Gör. Can Soylu'ya 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

Paylaş

Cansu PİŞKİN
İstanbul

Barış bildirisini imzaladıkları için hakim karşısına çıkan akademisyenlerden Gençay Gürsoy'a 1 yıl 15 ay, Naz Çavuşoğlu ve Can Soylu’ya 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi. 

Mahkeme başkanı Akın Gürlek’in, sözlerini tutanağa eksik aktarması üzerine Avukat Meriç Eyüboğlu, “Aceleniz var ama mahkemeniz ilk kez karar verecek ve ben ilk kez son savunma yapıyorum” dedi. Başkan Gürlek ise “Acelemiz var tabii. Bir sürü dosya var avukat hanım” diye konuştu.

Kürt illerindeki sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan hak ihlallerinin ve çatışmalı sürecin sona ermesi için “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı barış bildirisini imzalayan akademisyenlerin yargılanmasına devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ikinci duruşması görülen Doç. Dr. Ayşe Gül Altınay savunmasını yaptı. Dedesinin Kore Savaşı’nda görev yaptığını ve kurmay albaylıktan emekli olduğunu söyleyen Altınay, “Dedem savaşın ne kadar kötü olduğunu söylerdi. Bu nedenle ben de savaşlara karşıyım. Akademisyen olarak travma konusunda çalışmalar yaptım. Bu çalışmalarda şiddetin sebebinin çocukluk zamanlarında tanık olunan şiddet olayından kaynaklandığını tespit ettim. Bu konuda kitap yayınladım. Bu yüzden şiddete karşıyım. Bildiriyi de akademisyen ve dedemin varisi olarak imzaladım. Şiddetin son bulması konusunda tek yetkili gördüğüm devlet ve hükümetten uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları yerine getirmesi kapsamında talepte bulundum” dedi. Altınay’ın avukatı Fikret İlkiz, ek savunma için mahkemeden süre talep etti. Ek savunma için süre veren mahkeme, mütalaasını hazırlaması için dosyanın savcıya verilmesine karar vererek duruşmayı 26 Mart 2019’a erteledi.

‘SAVUNMAMIN ANLAM İFADE ETMEYECEĞİNİ BİLMEK...'

İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Yrd. Doç. Dr. Aylin Ünaldı’nın da üçüncü duruşması görüldü. Savunmasını yapan Ünaldı, hayatında ilk kez mahkemeye çıktığını belirterek, “Yapacağım savunmanın hiçbir anlam ifade etmeyeceğini bilmek çok umutsuzluk verici bir durummuş. Pek çok akademisyen arkadaşım çeşitli mahkemelerde bize yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu, barış dilekçesine imza attığımız için iddianamede belirtilen sebeplerle suçlanamayacağımızı detaylı bir şekilde defalarca açıkladılar. Onların savunmalarının da herhangi bir şeyi değiştirmediğini biliyoruz. Bu yüzden savunma yapmanın da bir anlamı kalmıyor” dedi. Örgüt propagandası yapmadığını vurgulayan Ünaldı bildiriyi imzalama amacını “Yasalarla korunan eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkımın sınırları içinde bir eylemdir” diye açıkladı. Ara kararını açıklayan mahkeme, Ünaldı’nın dosyasının hukuki ve fiili irtibat bulunduğu için usul ekonomisi yönünden kendi bünyesindeki diğer akademisyenlerin dosyaları ile birleştirilmesine karar verdi.

‘AMAÇ BİZİ SUSTURMAK’

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde de Doç. Dr. Sezai Ozan Zeybek’in üçüncü duruşması görüldü. Zeybek savunmasında, “İmzaladığımız metnin suç içerdiğini düşünmüyorum. Suçun kapsamının genişletilmesinin uzun vadede topluma zarar vereceğini düşünüyorum. Buradaki amaç bizi susturmak ve düşünce özgürlüğünü kısıtlamak” diyerek beraatını istedi. Zeybek’in Avukatı Benan Molu da ayrıntılı savunmalarını esas hakkında mütalaadan sonra yapacaklarını söyleyerek müvekkilinin duruşmalardan vareste tutulmasını talep etti. Mahkeme, esas hakkında mütalaasını bildirmesi için dosyanın iddia makamına gönderilmesine ve Zeybek’in duruşmalardan vareste tutulmasına karar vererek bir sonraki duruşmayı 28 Şubat 2019’a erteledi.

İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen üç akademisyen davasında da karar çıktı. Mahkeme başkanı Akın Gürlek, üçüncü duruşması görülen Araştırma Görevlisi Can Soylu’ya, bir önceki celsede esas hakkında mütalaanın açıklandığını hatırlatarak “Kararı açıklayacağız. Son savunmanı yapacak mısın” diye sordu. Soylu, önceki savunmalarını tekrar ederek beraatını istedi. Soylu’nun avukatı Meriç Eyüboğlu esasa karşı savunmasında, akademisyen yargılamalarında mahkemelerde çıkan farklı kararlara değindi. Mahkeme başkanı Gürlek’in, sözlerini tutanağa eksik aktarması üzerine Eyüboğlu, “Aceleniz var ama mahkemeniz ilk kez karar verecek ve ben ilk kez son savunma yapıyorum” dedi. Başkan Gürlek ise “Acelemiz var tabii. Bir sürü dosya var avukat hanım” diye konuştu. Daha sonra savunmasına devam eden Eyüboğlu, bildiri yayınlanmadan önce ve sonra hazırlanan ulusal ve uluslararası raporları sundu. “Bu raporlar metnin var olan gerçekliği gösterdiğini gösterir” dedi. Mahkeme başkanı Gürlek, Eyüboğlu’nun söylediklerini tutanağa yine eksik geçirdi. Eyüboğlu, “Süre talebimizin kabul edilmediğini, söylediklerimizin tutanağa tam olarak geçirilmediğini ve SEGBİS’in açılmadığının da tutanağa geçirilmesini istiyoruz” dedi. Söylenenleri tutanağa geçiren mahkeme başkanı karar için ara verdi. Aranın ardından mahkeme, Soylu’nun 1 yıl 3 ay hapisle cezalandırılmasına karar vererek hükmün açıklanması geri bıraktı.

TALEPLER, ‘YARGILAMA UZATILMAYA ÇALIŞILIYOR’ DENİLEREK REDDEDİLDİ

Aynı mahkemede üçüncü duruşması görülen Prof. Dr. Naz Çavuşoğlu da önceki beyanlarını tekrarlayarak beraatını talep etti. Mahkeme başkanı Gürlek Çavuşoğlu’na Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)  yönündeki beyanını sordu. Çavuşoğlu, HAGB konusunda avukatı ile görüşmek için süre talep etti. Ancak mahkeme, “Süre talebinin yargılamayı uzatma amacı taşıdığı” gerekçesiyle süre talebini reddetti. Bunun üzerine tekrar HAGB konusundaki beyanı sorulan Çavuşoğlu, HAGB’yi kabul etti. Çavuşoğlu’nun avukatı Meriç Eyüboğlu, bir önceki duruşmada benzer dosya için bir başka müvekkili hakkında karar verildiğini ve böylelikle tarafsızlık ilkesinin ihlal edildiğini belirterek heyetin reddini talep etti: “Ne savunma yaparsak yapalım mahkemenizce verilecek karar bellidir. Tarafsız ve objektif değerlendirme yapabilme kriteri ihlal edilmiştir. Heyetin reddini talep ediyoruz.” Duruşma savcısı reddi hakim talebinin geri çevrilmesini istedi. Mahkeme bu talebi de “Süre talebinin yargılamayı uzatma amacı taşıdığı” kanaatiyle reddetti. Eyüboğlu, “Heyetin reddi talebimizin reddine yetkili mercide yedi günlük süre içinde itiraz edeceğiz. Kanuna göre karar verilmesi için bu itirazın sonucunun beklenmesini talep ediyoruz” dedi. Heyet, ara kararında hakimin reddi isteminin geri çevrilmesi durumunda merci tarafından karar verilinceye kadar bir işlem yapılamayacağına dair kanunun sistematik düzenlenmesinde bir hükmün bulunmadığı” gerekçesiyle itiraz işlemini durdurmayacağına karar verdi ve yargılamaya devam etti. Tekrar söz alan Eyüboğlu, “Mahkemeniz tarafından CMK maddelerinin yanlış yorumlandığını düşünüyoruz. Hakimin reddi halinde acil işler dışında yapılan işler durur. Talebimiz itirazın beklenmesidir. Bu nedenle başka bir son savunma yapmayacağız” diye konuştu. Kararını açıklayan mahkeme, Çavuşoğlu’na 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Hükmün açıklanması geri bırakıldı.

MÜTALAADAN SONRA DOSYAYA YENİ DELİLLER EKLENDİ

Aynı mahkemede görülen son akademisyen duruşması Prof. Dr. Gençay Gürsoy’undu. Üçüncü duruşması görülen Gürsoy hakkında önceki celse mütalaa verilmesine rağmen mahkemenin celse arasında Gürsoy’un şahsi Twitter hesabından yapmış olduğu paylaşımları ve t24.com.tr isimli internet sitesinde yapmış olduğu söyleşinin çıktılarını dosyaya eklediği görüldü. Gürsoy’un avukatı Meriç Eyüboğlu, “Mahkemenizce dosya içine alınan belgeleri bilmiyoruz. Hangi amaçla bu belgeler alınmıştır? İnceleyip beyanda bulunmak için süre talep ediyoruz” dedi. Mahkeme bir önceki celse savunmuş olduğu, “Süre talebinin yargılamayı uzatma amacı taşıdığı” kanaatiyle talebin reddine karar verdi. Eyüboğlu, müvekkili Gürsoy’un sağlık durumuna ilişkin 10 günlük raporunu dosyaya sunduklarını hatırlatarak, bir önceki celse tekrarladığı gerekçelerle heyetin reddini talep etti. Mahkeme talebin“yargılamayı uzatmaya ilişkin olduğu” kanaatiyle heyetin reddi istemini reddetti. Eyüboğlu, “Hakimin reddi halinde acil işler dışında yapılan işler durur. Talebimiz itirazın beklenmesidir. Bu nedenle başka bir son savunma yapmayacağız” dedi.

1 YIL 15 AY HAPİS CEZASI

Kararını açıklayan mahkeme, Gürsoy’a 1 yıl 15 ay (2 yıl 3 ay) hapis cezası verdi. Gürsoy hakkında verilen ceza İstinaf’tan sonra kesinleşecek. Mahkeme kararında şu ifadeler yer verildi: “Suçun işleniş şekli ve özelliği, sanığın suç tarihinde başkanı olduğu Türk Tabipler Birliği ile birlikte bildiriden sonra bildiri içeriğine destek çıkar derecede açıklamalarda bulunması, bildiriden hemen sonra t24.com.tr adresinde yayınlanan dosyamıza çıktıları sunulan 15 Ocak 2016 tarihinde yapılan söyleşi ile şahsi sosyal medya hesabından dosyamıza çıktıları sunulan bildiriyi destekler ve sahiplenir şekilde sanığın beyanları ile tweetleri bulunduğu bir bütün olarak değerlendirildiğinde suçun işleniş şekli, sanığın suç tarihindeki konumu, yayınlanan suça konu bildirinin sanığın başkanı olduğu TTB tarafından da kabul edilmesiyle insanlar üzerinde oluşturduğu etkinin boyutu, sanığın bildiriden sonraki bildiriyi kabullenme ve sahiplenme iradesi böylelikle değerlendirilen sanığın kastının yoğunluğu, oluşan tehlikenin boyutu dikkate alınarak takdiren cezanın yasal alt sınırından ayrılıp teşdit sanığın 1 yıl 6 ay ile cezalandırılmasına, suça konu bildirinin basın ve yayın yoluyla kamuoyuna duyurulmuş olması dikkate alınarak cezanın yarı oranında artırılarak 1 yıl 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, duruşmadaki olumsuz gözlemlenen tutum ve davranışları pişmanlık duymamış olması dikkate alınarak indirim yapılmasına yer olmadığına…”

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

2018-ALES/3'ün sonuçları açıklandı

SONRAKİ HABER

İBB’den üniversite öğrencilerine yıllık 3 bin 200 TL "Eğitim Yardımı"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa