2019 bütçe görüşmeleri 2'nci günde tartışmalarla devam etti

Meclis Genel Kurulu'nda, Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayın 2019 yılı bütçelerinin görüşmeleri başladı.

11 Aralık 2018 12:09
Son Güncellenme Tarihi: 11 Aralık 2018 23:55
Paylaş

TBMM Genel Kurulunda Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Kamu Denetçiliği Kurumu bütçelerinin görüşmeleri sırasında 'İş Bankası' tartışması yaşandı.

Yargıtay bütçesi üzerinde söz alan AKP Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir, AKP'nin iktidara geldiği günden beri, yargının daha hızlı işlemesi, daha verimli, daha hızlı karar almasıyla ilgili çok ciddi çalışmalar yaptığını iddia etti.

Bu kapsamda UYAP sisteminin hayata geçtiğini, bu uygulamayla elektronik imzayla, mobil imzayla işlemlerin çok daha hızlı yapılmasının sağlandığını söyleyen Özdemir, kendisinin de mobil imza uygulamasını çok sık kullandığını anlattı.

Özdemir, İş Bankasına mobil imzayla başvuruda bulunarak, CHP'nin İş Bankasındaki hisseleriyle ilgili bilgi istediğini, "Bu hisselerin edinme sebebi, hisselerin sahibi sıfatıyla CHP'ye bir ödeme yapılıp yapılmadığı, CHP'nin hisselerin sahibi sıfatıyla oraya verdiği temsilcilerin kim olduğu, bunlarla ilgili açılmış davalar varsa bu davalarla ilgili" hüsnüniyetle bilgi sahibi olmak için yazı gönderdiğini anlattı. Özdemir, yazısına, "10 gün içinde cevap vereceğiz." şeklinde bir yanıt geldiğini dile getirerek, bir ay beklemesine rağmen yanıt verilmediğini söyledi.

Bir ay sonra bu kez ihtarlı yazdığını ifade eden Özdemir, İş Bankasından, "Bazı bilgiler mahremdir, bankacılık uygulamaları gereği size bunu veremeyiz. Bazı bilgiler internet sitesinde vardır ve tarafımıza da açılmış hiçbir dava yoktur."  şeklinde yanıt geldiğini kaydetti.

Özdemir, hem İş Bankasına hem CHP'ye açılan 3-4 dava bulduğunu ifade ederek, Siyasi Partiler Kanunu'nda, "Partiler ticari faaliyetlerde bulunmaz."  şeklinde hüküm bulunduğunu anımsattı. Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türk Ticaret Kanunu'na göre de bankacılık faaliyeti ticari iş. CHP bir ticari faaliyette bulunmuş oluyor, her ne kadar söylediklerinin doğru olduğunu farz edersek, bu paradan bir gelir elde etmiyorsa da bu miras bırakma CHP'nin kendi inisiyatifiyle yaptığı bir şey değil, sizi suçlamıyorum. Makul bir çözüm getirmek gerekir. Konuyla ilgili makul çözümüm şu: CHP'nin kendisinden kaynaklanmayan ama onun lehine olan bu düzenlemeyi yasalara uydurmak için şunu yapmak lazım: CHP'den bunu alamıyorsak, bu ticaret faaliyet devam ettiği sürece CHP'nin Hazine yardımı almamasını sağlamak gerekir, ancak o zaman eşit şartlarda rekabet edilebilir. Hem hisse sahiplerinin aldığı ücret hem de CHP'nin bu hisselerin sahibi olma sıfatıyla yaptığı faaliyetler bir siyasi partinin faaliyetleriyle kanun önünde uyuşmamaktadır. Bu nedenle yasal çözüm getirilmesi gerektiğini düşünüyorum."

'BU, ATATÜRK'A HAKARETTİR'

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Özdemir'in, "Atatürk'ün kurucusu olduğu Mecliste Atatürk'ün manevi şahsiyetini rahatsız edecek, vasiyetini tartışmaya açacak, Atatürkçüleri ve onun emanetine sahip çıkanları rahatsız edecek bir provokasyon peşinde" olduğunu söyledi.

Özel, İş Bankasının Türkiye'nin en büyük, dünyanın ilk 100'deki 96. bankası olduğunu belirterek, "Şu andaki, bundan önceki yöneticileri ne yapıyorlarsa doğru yapıyorlar ki Türkiye'nin en kârlı bankasıdır. Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbankın yönetim kurullarında eski milletvekilleriniz, eski Cumhurbaşkanı danışmanları var, bugün kurulan birçok üst kurulda 3 yerden, 4 yerden maaş alan kişiler var. Devletin imkanlarını böyle sömürenler, Atatürk'ün vasiyetiyle, partisinin yapmış olduğu bu hizmete laf söyleyemezler. Bu, en basit deyimle, Atatürk'ün manevi huzurunda Atatürk'e hakarettir. İşgal orduları geldiğinde sizinkiler kırmızı halı sererken bizim mavi gözlü de bakıp, 'Geldikleri gibi giderler' demişti. " diye konuştu.

Özel'e yanıt veren AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş,  Türkiye'nin mevzuatının belli olduğunu, bu mevzuat ve kanunlar çerçevesinde hareket edildiğini söyledi.

İş Bankası hisseleriyle ilgili tartışmada, kanun ve nizam ne diyorsa onun olacağını savunan Muş, şunları kaydetti:

 "Sizinkiler, bizimkiler muhabbeti değildir. Bu Anadolu insanı çocuğu sırtında cepheye mermi taşımıştır. Kurtuluş Savaşı mücadelesini, başında liderleri, arkasında bu halk topyekun vermiştir, bunu da unutmayın. 'Sizin dedeleriniz kırmızı halı serdiler.' lafı kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Mezarlıklarla uğraşmayı bırakın, ecdadımıza laf uzatmayın, ağzınızdan çıkan lafı kulağınız iyi duysun. Bu sizin haddiniz değildir. Siz partimize eleştiride bulunabilirsiniz, fikirlerimizi beğenmeyebilirsiniz ama bu milletin topyekun verdiği bir mücadeleyi, 'Biz bu işi kazandık, biz bu işi yaptık, sizinkileri böyle yaptı.' gibi bir şeyi söylemekten sizi menederim, haddinizi bilin. Bu milletin arasına fitne tohumları koymayın, bu milleti ayrıştırmayın. Bu devletin sahibi, efendisi siz değilsiniz, yerinizi bilin. Bu milletin hiçbir ferdine 'Düşmana kırmızı halı döşedi.' diyemezsiniz."

Özel de Muş'a, "Benim karşıma çıkıp had bildirebilmeniz için 'Atatürk'e zerre muhabbet besleyen ne ölüme ne dirime gelsin' diyen adama ziyaret yapmayacak Genel Başkanınız. Diyanet İşleri Başkanınız, 'Atatürk heykellerini it leşi gibi sokaklarda süründüreceğiz.' diyen adama gitmeyecek. '10 Kasımlarda dokuzu beş geçe kenefe gidin.' diyen adamın karşısında el pençe divan duranların burada söyledikleri sözün samimiyeti tartışılır." karşılığını verdi.

Muş ise "Atatürk'ün CHP'nin tekelinde olmadığını, Türkiye'nin ortak bir değeri olduğunu" dile getirdi. Muş, "Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin ortak paydasıdır. Atatürk'e karşı yapılacak olan her şeyin karşısında önce AK Parti dikilir. Ama siz her sıkıştığınız yerde Atatürk'ü kalkan olarak kullanmaktan vazgeçin. Kendi fikirlerinizle çıkın sahneye. Milli kahramanlar arasında ayrımcılık yapmayın. Kimi kimin ziyaret edeceğine karar verecek olan Özgür Özel değildir. Partileri bağlayan partilerin kurumsal fikirleri ve görüşleridir." değerlendirmesinde bulundu.

‘SARAY HARİKALAR DİYARINDA İNSANLAR İNTİHAR EDİYOR’

Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Erkan Baş, Meclis Genel Kurulu’nda 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi görüşmelerinde konuştu. Bütçe içen “tek adam bütçesi” diyen Baş, “Emekçilerin, yoksulların gelirleri ile oluşturulmuş mali bir tabloyla karşı karşıyayız. Milyonerleri daha da milyoner yapan bir bütçeyle karşı karşıyayız. Bu bütçenin özeti ‘halktan alacağız, saraya vereceğiz’ bütçesi” ifadelerini kullandı.

Baş, şöyle devam etti: “Bütçe tıpkı Saray’dan geldiği gibi, Plan ve Bütçe Komisyon görüşmelerinde de saatlerce süren tartışmalara rağmen tek bir virgülü değişmeden Genel Kurul’a getirildi. Bu bütçe emekçi düşmanı, anti-demokratik bir bütçe. Bakanlar konuşurken Harikalar Diyarı’ndaymış gibi konuşuyor. Ama bu parlamentonun kapsında insanlar, ‘işsiziz, açız’ diyerek kendilerini yaktı. Belki görmek istemediğiniz için görmüyorsunuz ama bu Meclis’te Halkla İlişkiler Binasına çıkıp ‘iş dilenmekten yoruldum’ diyerek intihar etmek isteyen vatandaşlar oldu.”

HİTLER VE MUSSOLİNİ BENZETMESİ

Baş, Genel Kurul’da muhalefetin konuşma yaptığı sırada yaşanan gerginliklere de değinerek, “16 yıllık bir iktidar var. İktidarın her temsilcisi kürsüye çıktığı zaman muhalefete saldırıyor” diyerek Hitler ve Mussolini’ye atıf yaptı.

Baş’ın konuşması ardından, AKP İstanbul Milletvekili Mehmet Muş, sataşma olduğunu ileri sürerek söz hakkı istedi. Muş, Mussolini ve Hitler benzetmesini kabul etmediklerini söyleyerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve AKP’nin seçimle iktidara geldiğini vurguladı.

AKP’li Muş’a karşılık veren Baş, “Hitler de seçimle gelmişti, sizin geldiğiniz gibi. Mutlaka bir gün bu halk sizi göndermeyi bilecektir” dedi.

FUAT OKTAY, 100 GÜNLÜK EYLEM PLANININ BAŞARILI OLDUĞUNU SAVUNDU

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayın yanı sıra Kamu Denetçiliği Kurumu, Hakimler ve Savcılar Kurulu, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığının 2019 yılı bütçeleri üzerinde TBMM Genel Kurulunda söz aldı.

2019 yılı bütçesinin, Türkiye'nin daha da büyümesine, kalkınmasına, daha müreffeh bir ülke haline gelmesine vesile olacağını savunan Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle birlikte, idari ve mali yönetim ve bütçe sürecinin etkinliğini artıracak bir altyapıya kavuşulduğunu öne sürdü.

İlk 100 günlük İcraat Programı ile Cumhurbaşkanlığı sisteminin ilk somut çıktılarının alınmaya başlandığını ve 400 projenin hayata geçirildiğini dile iddia eden Oktay, ikinci 100 günlük İcraat Programının Erdoğan, tarafından önümüzdeki günlerde açıklanacağını söyledi.

Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İlk 100 günde Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlıklar olarak 81 ilde uyguladığımız proje ve faaliyetler ile yerelin kalkınmasına ilişkin göstergelerin yakından takibine yönelik bir sistem geliştirilmiştir. İkinci 100 günde de bu sistem 81 ilde uygulamaya alınacaktır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne uyum amacıyla yürürlüğe giren mevzuat değişiklikleri de yine uygulamaya alınmaktadır ve alınmaya devam edecektir."

OKTAY: AB ÜYELİĞİ STRATEJİK BİR HEDEF

Oktay, Türkiye için AB üyeliğinin, stratejik bir dış politika hedefi olduğunu belirterek "AB ile ilişkilerimiz çok boyutlu ve köklüdür. Katılım sürecinde şu ana kadar açılan fasıl sayısı 16'dır. Hali hazırda, 14 fasıl üzerinde gayri kanuni olarak AB'ye üye yapılan Güney Kıbrıs Rum Yönetimine bağlı sebeplerle blokaj bulunmaktadır. Ülkemiz, dışa açılım politikalarımızın sonucunda, hali hazırda 241 dış temsilcilik ile dünyanın en geniş temsil ağına sahip 5'inci ülkesi durumundadır" diye konuştu.

KAĞIT KRİZİ

Gazetelerin son zamanlarda başta kağıt olmak üzere üretim maliyetlerinin artması nedeniyle içinde bulundukları ekonomik sıkıntıların aşılması noktasında yılbaşından itibaren yürürlüğe girecek düzenlemenin Erdoğan tarafından onaylandığını anımsatan Oktay, "Buna göre, yayın ücreti yüzde 20 artırılarak 15 Türk Lirasına, günlük fiili satış ortalaması 50 binden fazla gazetelerin yayın ücreti ise yüzde 12,50 artırılarak 45 Türk Lirasına yükseltilmiştir" dedi.

'444 TEDBİR BELİRLENDİ'

Oktay,  2019 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında "Nitelikli İnsan, Güçlü Toplum", "Yenilikçi Üretim ve İstikrarlı Büyüme", "Yaşanabilir Mekanlar, Sürdürülebilir Çevre" ve "Kalkınma İçin Uluslararası İşbirliği" eksenleri altında eğitim, sağlık, güvenlik gibi 50 alanda hedef ve politikalarla, bunlara ilişkin 444 tedbir belirlendiğini, bu tedbirlerin, üçer aylık dönemler halinde izlenip, değerlendirileceğini söyledi.

'KAMU ÖZEL İŞBİRLİĞİ MODELİNE DEVAM EDECEĞİZ'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "Önümüzdeki dönemde Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modelinin uygulanmasında dünya uygulamalarını dikkate alarak projelerin hazırlık süreci başta olmak üzere kamu kuruluşlarının KÖİ modeli konusundaki kapasitelerinin artırılması faaliyetlerine devam edeceğiz." açıklamasını yaptı.

CAMİ SAYISIYLA ÖVÜNDÜ

Ülke, genelinde yaklaşık 89 bin cami bulunduğunu bildiren Oktay, Diyanet İşleri Başkanlığının sunduğu dini hizmetleri, yaklaşık 87 bin imam, müezzin ve cami görevlisi eliyle yürüttüğünü aktardı. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Norveç’te Nobel eylemi: Artık barış istiyoruz!

SONRAKİ HABER

Termik santrallere "havayı kirletme izni" AKP ve MHP'nin oylarıyla kabul edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa