10 Aralık 2018 09:48
Son Güncellenme Tarihi: 10 Aralık 2018 21:07

TBMM'de bütçe maratonu başladı

2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi Genel Kurul'da görüşmeye açıldı.

Fotoğraf: Evrim Aydın/AA

Paylaş

TBMM Genel Kurulunda, 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.  

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanı Binali Yıldırım başkanlığında toplandı.

Toplantıda bugün, daha önce alınan karar gereğince, 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın ilk gün görüşmeleri gerçekleştirilecek.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, bütçeyle ilgili sunumunu gerçekleştirdi. Albayrak'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Kasımdan sonra aralık ayında da enflasyonla mücadelede güçlü bir performansı yakalayacağımıza inanıyoruz.

2018 yılında cari açığın 36 milyar doların altına inmesini bekliyoruz. Ağustos ve eylülden sonra ekim ve kasımda da cari fazla vereceğiz.

Personel ücretlerine 2019 yılı içerisinde yansıtılacak olan enflasyon farkı ödemeleri ile 2018 yılında kadroya geçen taşeron işçilerin ücret ödemeleri nedeniyle personel giderleri yüzde 35,6 artarak 216 milyar 570 milyon liradan 293 milyar 678 milyon liraya yükselmiştir.

2019 bütçesi YEP'teki dengelenme sürecinin en temel destekleyicisi olacak. Bütçenin en önemli özelliklerinden biri tasarruf bütçesi olması.

2019'da da bütçemizden en büyük payı eğitime ayırıyoruz. Eğitime ayırdığımız kaynağı 2019'da 161 milyar liraya çıkarıyoruz, vergi gelirlerinin yüzde 21'ini eğitime harcayacağız.

2019'da bütçeden yatırımlar için 65,1 milyar lira, reel kesim destekleri için 32,8 milyar lira kaynak ayırıyoruz.

Çok kısa bir süre içerisinde Hazine garantili bir altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası ihracı daha gerçekleştireceğiz.

Önümüzdeki dönemde adım adım kurumların sayısının artması ile birlikte kapsamı genişletilecek olan Tek Hazine Kurumlar Hesabı ile kamu nakit kaynakları Hazine tarafından tek bir hesapta izlenerek yaklaşık 40 milyar liralık kamu kaynağı tek hesap üzerinden çok daha etkin ve verimli şekilde yönetilecektir. Tek elde toplanacak nakit rezervinin en uygun finansal araçlarla nemalandırılması sayesinde yıllık 3-4 milyar lira asgari tasarruf elde edilecektir.

Büyüme rakamlarıyla (Türkiye stagflasyona girdi, Türkiye küçülecek, Türkiye resesyona girdi) sözleri yanıtını almıştır.

Türkiye, küresel ekonomideki sert süreçlere, tarihinin en büyük kur saldırısına rağmen, o saldırıyı yaşadığı dönemde dahi büyümüştür."

BULDAN: HALKIN DEĞİL, SARAYIN BÜTÇESİ GÖRÜŞÜLÜYOR

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerinde HDP Grubu adına yaptığı konuşmaya, partisinin eski ve yeni tutuklu milletvekillerini selamlayarak başladı.

Buldan konuşmasında, “Arkamızdaki duvarda ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ yazıyor. Ne yazık ki bugün bu parlamentoda ve dışarıda olması gereken seçilmişlerin, cezaevlerinde hukuksuz bir biçimde rehin tutuluyor olması egemenliğin halkta değil muktedirlerin elinde olduğunu göstermektedir” dedi.

Pervin Buldan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştirerek, “Bugün adına ‘Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ denilen yönetim şekli farklılıkların ret ve inkarı üzerine kurulmuştur. Tekçidir, merkeziyetçidir, milliyetçidir, otoriter ve baskıcıdır. Demokratik katılımcılığı ve çoğulculuğu değil, tek adam’ dayatmasını esas almaktadır. Özgürlükçü değil güvenlikçidir, hukukun üstünlüğüne değil saray talimatlarıyla çalışan siyasal yargı gücüyle hareket etmektedir. Bu rejim, etkisiz bir parlamenter sistemi ve demokratik siyasetin tasfiyesini hedeflemektedir” dedi.

“Bugün burada halkın değil, sarayın bütçesi görüşülüyor. Ülke tablosu sarayın ışıklı pencerelerinden tozpembe görünebilir ama halkın yaşadığı tablo içler acısıdır. Bir yanda yoksulluk, işsizlikle açlık ve sefalet; diğer yanda ise devletin tüm gücü ve imkanlarını har vurup harman savuran bir yönetim anlayışı var” diyen Buldan, yaşanan tabloyu, vicdanı ve irfanı olan herkesin sorgulaması gerektiğini dile getirdi.

Buldan, Türkiye'nin, Cumhuriyet tarihinin en derin siyasi, ekonomik ve toplumsal krizini yaşadığını söyledi.

‘TÜRKİYE’DE ÇOK OLUMLU BİR İKLİM BAŞLAMIŞTI’

Kürt sorununun demokratik, barışçıl çözümüne yönelik 2013 yılında ciddi bir sürecin başlatıldığını anımsatan Buldan, “Türkiye'de çok olumlu bir iklim başlamıştı. Güven ve istikrar giderek gelişiyordu. Demokrasinin ve özgürlüklerin önü açılıyordu. Edirne'den Hakkari'ye herkes umutlanmıştı” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve bakanların o dönem yaptığı bazı açıklamaları okuyan Buldan, şöyle devam etti:

“7 Haziran seçimlerinde çözüm sürecinin de etkisiyle Türkiye halkları, barış ihtimalinin belirmesine paralel olarak sandıktan demokratik cumhuriyet sonucunu çıkarmıştı. Ancak AKP'nin de dahil olduğu resmi ideoloji demokratik cumhuriyet ve barış talebini tarihsel bir dönüşüm olarak kabullenmek yerine, bunu tekçi, vesayetçi sistemin sonu ve aynı zamanda bir Türklük krizi olarak gördü. Çözüm sürecini bugünkü tek adam rejiminin ve Suriye politikasının önünde engel olarak gören AKP iktidarı, çözüm masasını devirerek çatışmalı sürecin önünü açtı. Erdoğan, 'gerekirse baldıran zehiri içeriz' demişti. İktidar, çözüm sürecini bitirerek baldıran zehrini topluma içirdi.”

Pervin Buldan, 15 Temmuz'un AK Parti'ye karşı bir darbe girişimi olduğunu belirterek, “22 Temmuz’da OHAL ilanıyla başlayan süreç ise AKP iktidarının, demokratik siyasete bir darbesidir. Eğer, 15 Temmuz başarılı olsaydı iktidarın tam da 2 yıldır yaptıkları zaten yaşanacaktı” diye konuştu.

Abdullah Öcalan'a dönük tecride de tepki gösteren Buldan, HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven'in de 33 gündür açlık grevinde olduğunu hatırlattı.

Meclisin, Güven ile ilgili sorumluluk alması gerektiğini ifade eden Buldan, “Meclis, Leyla vekilimizle görüşerek, niye açlık grevinde olduğunu mutlaka dinlemelidir. Ben bu kürsüden şunu açık ve net vurgulamak istiyorum; eninde sonunda bu ülkede barış ve çözüm masası mutlaka yeniden kurulacaktır” dedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM), eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki uzun tutukluluk süresine ilişkin kararını anımsatan Buldan, “AKP Genel Başkanı kendisini mahkeme yerine koyarak 'kararı tanımıyoruz' dedi. Ardından, Demirtaş’ın istinaftaki hukuka aykırı cezası jet hızıyla onaylandı. İşte size talimatla çalışan siyasal yargı örneği. Demirtaş hakkındaki uyduruk fezleke ve iddianameleri hazırlayan polis ve savcıların FETÖ’cü olduğunu biliyor musunuz? Çok net söylüyorum, bu iddianameye sahip çıkan siyasiler, FETÖ'nün siyasi ayağıdır” diye konuştu.

Buldan, bütçe teklifine karşı olduklarını ve geçmemesi için etkili muhalefet yapacaklarını kaydetti.

TEMELLİ: İFLAS EDEN ESNAF SAYISI 72 BİN KİŞİYİ AŞTI

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ise bütçe görüşmelerinin 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü'ne denk gelmesinin anlamlı bir tesadüf olduğunu belirterek, “İnsan hakları düzeninin sarsıldığı, hukuka güvenin bittiği bir ülkede bütçeyi konuşuyoruz. 2019 bütçesi de AKP'nin insan hakları ihlalleri raporu gibidir” ifadesini kullandı.

Bütçe hakkının korunmasının adaletin korunması olduğunun altını çizen Temelli, “Adaleti vicdanlarında duymayanlar, adaleti kendi siyasi çıkarlarıyla tutsak alanlar, bütçeyi de bu adaletsizlik girdabına sıkıştırmaktan geri kalmadılar. Herhangi bir yerde haksızlık varsa adalet her yerde tehlikede demektir” değerlendirmesini yaptı.

Temelli, 10 milyona yakın işçinin ayda bin 603 liraya çalıştığını anlatarak, “Bir ailenin açlık sınırı ise bin 900 lira. Sofralarda ejder meyvesi ama asgari ücretlilere dönüp 'fedakarlık yapın' diyebiliyorsunuz” dedi.

Ekonomik gelişmelere değinen Temelli, “İflas eden esnaf sayısı 72 bin kişiyi aştı. Tam 72 bin kişi ne umutlarla açtığı iş yerlerini kapatmak zorunda kaldı. Türkiye'de milyarlarca lira KOBİ kredisi takibe düşmüş durumdadır” ifadesini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın bütçe sunumunu dinlediklerini ifade eden Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Temmuz ayında aynı bakan yaptığı açıklamada, mali disiplini sağlamak amacıyla bundan sonra kamu alacakları için yeni bir af getirmeyeceklerini belirtmişti. Ama aynı bakan, af çıkarmayacaklarına dair verdiği sözün üzerinden 4 ay bile geçmeden af tasarısı getirdi. Ekonomi mi bakanı dinlemiyor yoksa bakanın ekonomiden mi haberi yok?”

‘İKTİDARA BİAT EDENLER’

Pervin Buldan yeni sisteme eleştirilerini sürdürerek şöyle dedi:
“Yeni rejimde sadece iktidara biat edenlerin hakları vardır. Bu toprakların kadim halkları olan Kürtlerin, Alevilerin, Ermenilerin, Süryanilerin, Ezidilerin, tüm inanç ve kimliklerin; kadınların, gençlerin, emekçilerin, ezilenlerin hakları yoktur. Herkes vergi öderken eşit olacak ama haklar söz konusu olduğunda kimliklere ve inançlara karşı ayrımcılık yapılacak; bu, en büyük zulümdür. Otoriter rejimin toplumsal, siyasal, ekonomik yaşama yansıması tam anlamıyla faşizmdir. Rejim varlığını, korkutmayla, sindirmeyle, diz çöktürme ve kutuplaştırmayla sürdürmeye çalışmaktadır. Toplum faşizmle yaşamaya alıştırılmak istenmektedir. Hesap sormayan, talepte bulunmayan, her şeyi sessiz bir kabulle onaylayan bir toplum hedeflenmektedir. İtiraz edene, sesini yükseltene dayatılan ise dört duvarın arasıdır, işsizliktir, yoksulluktur. Toplum duyguda, acıda, sevinçte bölünmüştür. Ayrışma ve kutuplaşma tehlikeli boyutlara doğru ilerlemektedir.”

KILIÇDAROĞLU: BU BÜTÇE ASGARİ ÜCRETLİLERİN YARASINA MERHEM OLMAYACAK

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen 2019 bütçesi ile ilgili konuştu. Asgari ücret ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, “Asgari ücretin altında ücret alan ya da geliri olan 1 milyon 800 bin kişi var. Bu insanlar ailelerini geçindirmeye çalışıyor. Bu bütçe, 1 milyon 800 bin kişinin yarasına merhem olacak bir hüküm içeriyor mu? Hayır” dedi.

‘CHP'Lİ BELEDİYELERDE ASGARİ ÜCRET 2200 LİRA OLACAK’

1 Ocak 2019'dan itibaren CHP'li belediyelerde asgari ücretin net 2200 lira olacağını duyuran Kılıçdaroğlu, “Size bunun garantisini veriyorum” diye konuştu.

‘ELİNİZİ VİCDANINIZA KOYUN VE BU İKİ FOTOĞRAFA BAKIN’

Kılıçdaroğlu, işsizlik sorununa da değinerek, Kilis'te Türkiye İş Kurumu önünde çekilen iki fotoğrafı gösterdi ve şunları söyledi:

“İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. İşsizlik ile mücadele etmek hepimizin ortak görevi olması gerekir. Bakın değerli arkadaşlar. İki fotoğraf. İkisi de Kilis'te çekiliyor. Türkiye İş Kurumu, 1 yıldan daha az çalışmak için işçi arıyor. İnsanlar kuyrukta. Kadınlar ayrı kuyrukta, erkekler ayrı. 16 yılda Türkiye'nin geldiği nokta bu. Elinizi vicdanınıza koyun, bu iki fotoğrafa bakın. Türkiye'yi hangi noktaya yürütme organı getirdi, oturun değerlendirin. 16 yılda Türkiye'yi bu noktaya getirenlerin vebali, sarayda oturan ve onun çevresindekilere aittir. Bu bütçe işsizlik sorununa çözüm üretmiyor.”

‘BİZ ÖLÜRÜZ DE TOPRAĞIMIZI TERK ETMEYİZ’

Kılıçdaroğlu Süleyman Şah Türbesi ile ilgili yaptığı değerlendirmede ise, “Kendi toprağını terk eden hükümet bizim tarihimizde ilktir. Biz ölürüz de toprağımızı terk etmeyiz” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu'nun sözlerine AKP'lilerin tepki göstermesi üzerine TBMM Başkanı Binali Yıldırım araya girdi.

‘ALMANYA'DA KİMLE, NE KONUŞTUĞUMU ANLATACAĞIM’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın “Almanya'da kimlerle, ne konuştun?” sorusuna da yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Hepiniz önünde söz veriyorum. Almanya'da kim ile ne konuştuğumu anlatacağım ama bir tek şartım var. Erdoğan, Kaşıkçı cinayetinin katillerini nasıl bıraktın? Buna cevap ver” dedi.

GÖRÜŞMELER SIRASINDA KAVGA ÇIKTI

TBMM Genel Kurulu'nda süren bütçe görüşmelerinde AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş'un konuşması sırasında kavga çıktı. CHP ve HDP'yi hedef alarak ‘PKK'lılarla görüşüyorsunuz’ diyen Muş’a muhalefetten tepki geldi. Çıkan tartışma bir süre sonra kavgaya döndü.

GÖRÜŞMELER 21 ARALIK'TA SONA ERECEK

Bütçe görüşmeleri, aralıksız 12 gün sürecek, 21 Aralık'ta sona erecek. Bu tarihler arasında siyasi partilerin haftalık grup toplantıları yapılmayacak ve Meclis'e ziyaretçi alınmayacak. Genel Kurul'da her bakanlığın bütçesi için 5 dakikalık konuşma hakkı olacak ve siyasi partilerden sadece bir milletvekili söz alacak.

CHP: ETKİN MUHALEFET YAPACAĞIZ

Bütçenin tümü üzerine görüşmeler bugün yapılacak. Bütçeye ilişkin, Genel Kurul'da "etkin bir muhalefet" yapacağını belirten CHP’de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin görüşlerini paylaşmak üzere bir konuşma yapacak. Görüşmelerin birinci turunda ise Cumhurbaşkanlığı bütçe görüşmelerinde Bülent Tezcan, TBMM bütçesi ve Kamu Denetçiliği Kurumu bütçesine dair Mahmut Tanal konuşma yaparken, Anayasa Mahkemesi’ne dair ise İbrahim Kaboğlu konuşma yapacak.

HDP'NİN GÜNDEMİ LEYLA GÜVEN VE TECRİT

Mezopotamya Ajansı'nın haberine göre HDP'nin bütün milletvekillerinin hazır bulunacağı Genel Kurul'da Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Sezai Temelli 30'ar dakikalık konuşma yapacak. Buldan ve Temelli'nin, tecrit, AİHM'nin HDP'nin tutuklu bulunan eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili verdiği karar, tutuklu milletvekilleri, Afrin operasyonu, Türkiye'deki demokrasi eksikliği ve hak ihlalleri konusunda eleştirel bir konuşma yapmaları bekleniyor. Ayrıca HDP'nin gündeminde PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle başlattığı açlık grevinin 33'üncü gününde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven olacak.

BÜTÇE TAKVİMİ

2019 yılı bütçesinin TBMM Genel Kurulundaki görüşme takvimi şöyle:

11 Aralık Salı: Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Milli Savunma Bakanlığı, Kamu Denetçiliği Kurumu, Sayıştay, MİT Başkanlığı, MGK Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı.

12 Aralık Çarşamba: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü.

13 Aralık Perşembe: Sağlık Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Devlet Personel Başkanlığı, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye Su Enstitüsü.

14 Aralık Cuma: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standardları Enstitüsü, Türk Patent ve Marka Kurumu, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü.

15 Aralık Cumartesi: Milli Eğitim Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Yükseköğretim Kalite Kurulu, 125 üniversite, Avrupa Birliği Başkanlığı, Türk Akreditasyon Kurumu, Rekabet Kurumu, Helal Akreditasyon Kurumu.

16 Aralık Pazar: İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hakimler ve Savcılar Kurulu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Kişisel Verileri Koruma Kurumu.

17 Aralık Pazartesi: Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu.

18 Aralık Salı: Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu.

19 Aralık Çarşamba ve 20 Aralık Perşembe: 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın maddelerinin oylanması.

Meclisin bütçe maratonu, 21 Aralık Cuma günü tümü üzerinde yapılacak son konuşmalarla tamamlanacak. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Hanuka mumları barış için yandı

SONRAKİ HABER

İran: Hürmüz Boğazı'nda bir İngiliz tankerine el koyduk

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa