10 Aralık 2018 04:13

‘Tahammül sınırını aştık insanca yaşayacak ücret istiyoruz’

İzmir'de Genel-İş 7 No'lu şube üyesi işçiler asgari ücretin insanca yaşanabilir bir düzeye çıkarılması için alana çıkıyor.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Nuray ÖZTÜRK
İzmir

İzmir’de Bornova Belediyesi ve Ege Üniversitesinde örgütlü olan Genel-İş 7 No’lu Şube üyesi işçiler asgari ücretin insanca yaşanabilecek bir düzeye çıkarılması ve vergiden muaf tutulması talebiyle sokağa çıkacak. Tahammül sınırını aştık diyen işçiler, 12 Aralık Çarşamba günü saat 17.00’de Bornova Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelecek.

Bornova Belediyesi Park Bahçeler Birimi İşyeri Temsilcisi Tezcan Mehmetoğlu, “Yoksulluk sınırının 6 binin üzerinde olduğu bir ortamda asgari ücretin AGİ ile beraber 1603 TL olması kabul edilir bir durum değil. Asgari ücretli bırakın insanca yaşamayı nefes dahi alamaz durumda. Yaşanan kriz bizleri daha da yaşayamaz hale getirdi. Aldığımız ücret geçen yıl kaç dolar ediyordu bu yıl kaç dolar ediyor bakalım. 1 liralık domates olmuş 5 lira. Biz artık tahammül sınırlarını aştık, yaşanacak bir ücret istiyoruz. Bu bir lütuf değil bir hak. Çocuklarımıza daha iyi bir gelecek bırakmak istiyoruz. Bunun için de alanda olacağız” diye konuştu.

‘KÂRINI PAYLAŞAN YOK AMA ZARARI İŞÇİYE’

Destek Hizmetleri Baştemsilcisi Osman Özhüsrev ise asgari ücretin en aşağı 3 bin TL olması gerektiğini söyledi. Özhüsrev, “Bir işçinin iki çocuk okutup evinin de kirada olduğunu düşünürsek bu parayla geçinmek mümkün değil. Asgari ücreti belirlerken aileyi de düşünmek lazım. Yeni kızım oldu, daha 3 aylık. Mamasıydı, beziydi çok zorlanıyoruz. Ve biz daha iyiyiz, üniversitede çocuk okutanlar var” dedi. Kriz koşullarına dikkat çeken Özhüsrev, “Devlet kârını paylaşmıyor ama zararını işçilerden çıkarıyor. İşçilerin de bu konuda birleşmekten başka çaresi yok. Birleşmeden olmayacak. O yüzden konfederasyon ayrımı gözetmeksizin örgütlü örgütsüz tüm işçileri ve emekçileri çarşamba günü yapacağımız eyleme davet ediyoruz” dedi.

‘YAPTIĞIMIZ YEMEĞİN PARASINI BİLE CEBİMİZDEN VERİYORUZ’

Ege Üniversitesi Baştemsilci Belma Can ise  696 sayılı KHK ile taşerondan kadroya geçtiklerini hatırlatarak, “Sendika farkıyla birlikte 1754 TL ücret alıyoruz. Yol yemek hepsini kendimiz karşılıyoruz. Kendi yaptığımız yemeğin bile parasını cebimden veriyorsam asgari ücret bize nasıl yetsin? Enflasyonla mücadele adı altında indirim kampanyaları yapıyorlar. Benim alım gücümü yükseltmedikten sonra indirim kampanyası yapsan ne olur? Biz daha iyi ücretler istiyoruz, talebimiz en az 2 bin 800 TL olması” diye konuştu. Tüm işçileri birlik olmaya çağıran Can, “Korkuyorsan ilk sen gidersin. Sarı yeleklileri örnek alsınlar. Bu kadar mağdur işçi varken haklarımızı örgütlü bir şekilde dile getirebiliriz. Sendikalar hak için vardır. Sağ sol tartışmaları bizi ayırır. İster A’yı tutsun ister B’yi, tuttuğu siyaset onun olsun ama herkes aynı koşullarda çalışıyor aynı maaşı alıyor haklarımız için bir arada olabiliriz” dedi.

44 LİRAYA ETİ NEREDEN BULACAĞIZ?

İZBAN’da çalışan, asgari ücretle çalışan Genel-İş üyesi temizlik işçileri de yol ve yemekle birlikte eline geçen ücretin net 1900 TL olduğunu söylüyor. Bir işçi, bu paranın bekar bir işçiye bile yetmeyeceğine, açıklanan enflasyon rakamının gerçeği yansıtmadığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Asgari ücret 1600 TL, çıkan sözde enflasyon yüzde 21. Sözde diyorum çünkü biz buna inanmıyoruz. TÜİK’in enflasyon oranlarını belirlerken baz aldığı son sepette 44 TL et fiyatı veriyorlar. 10 mağazaya gidin, en aşağı etin fiyatı 60 TL. 44 lira fiyatı nerden buldunuz ve bu sepete nasıl koydunuz? Siz bu fiyatı toptan mı belirliyorsunuz? Ben toptancı değilim ki ayda ya yarım kilo et alıyorum ya alamıyorum. Mesela ben her ay beyaz eşya almıyorum, siz bu beyaz eşyayı sepetin içerisine niye koyarsınız. Dolayısıyla enflasyon rakamları gerçeği yansıtmıyor. Tamamen asgari ücretin düşünülerek hesaplanmış. Bizim isteğimiz asgari ücretten vergi kesilmesin. Bu ortalama 500 TL yukarı çekecek maaşları. Ayrıca en az 2 bin 500 TL ile 3 bin TL arasında bir rakam olmalı.”

‘İŞSİZLİK FONU BİZİM İÇİN KULLANILSIN’

İşsizlik Fonu’ndan patronlara verilen teşviki de onaylamadıklarını söyleyen işçi, işsizlik ödeneği kapsamının genişletilmesi ve oranının yükseltilmesi gerektiğini söyledi. Temizlik işçisi “İşsiz kaldığımda bana verilen ücret aldığımın yüzde 40’ı. biz bu oranın artırılmasını istiyoruz. Günümüz koşullarında öyle sudan sebeplerle işçi çıkarılıp kılıfına uyduruluyor ki üç tutanakla, mobbing uygulayarak ya işçinin istifa etmesini sağlıyorlar ya da işçiyi hataya zorluyorlar. Taşeronda özellikle ihale süreçlerinde çok sayıda işçi işsiz kalabiliyor. Hemen iş bulamayabiliyor. Bunlar da düşünülerek işsizlik maaşı ödemesinin koşulları esnetilmeli” dedi.

 
Asgari ücreti konuşuyoruz
Herkese Açık Grup ·
Gruba Katıl
Bu grupta, asgari ücretin ne kadar olması, daha da önemlisi, nasıl belirlenmesi gerektiğini tartışıyoruz. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2019’daki asg...
 

DEÜ HASTANESİ İŞÇİLERİ: GEÇİNEBİLECEK ASGARİ ÜCRET İÇİN MÜCADELE ETMELİYİZ

Metehan UD
İzmir

Dokuz Eylül Hastanesinde çalışan ve yakın zamanda KHK ile kadroya geçen işçilerle gündemdeki asgari ücret tartışmalarını konuştuk. Kesintilerin artmasından dolayı ücretlerinin düştüğünü belirten işçiler, Hükümetin enflasyon oranı ile emekçilerin enflasyon oranının aynı olmadığını, asgari ücretin geçinebilecek seviyeye çekilmesinin de ancak mücadele ile olabileceğini vurguladılar.

İşçilerden Selman Sakar, patron örgütlerinin bir araya geldiği gibi sendikaların ve işçilerin de bir araya gelmesi gerektiğini belirterek, “Biz de taleplerimizi ortaklaştırmalıyız ancak bu şekilde kazanabiliriz. Kriz, dolardaki artış, enflasyonun yükselmesi, gıda fiyatlarındaki artış zaten bizim için hayatı daha da yaşanmaz hale getirdi. Aldığımız maaş para etmemeye başladı. Her şey artarken bizim de aldığımız maaşın da artması lazım. Benim paramın değersiz olduğu yerde kendimi değerli hissetmiyorum. Yaptığımız emeğe bir değer verilmiyor” dedi.

‘ÖNCE İŞÇİLER BİRLİK OLACAK’

Nakit alışveriş yapamadıklarını, kredi kartları döndürerek yaşamayı sürdürdüklerini dile getiren Nurettin Hortum isimli işçi de, “Nakit bitti bizim için, kredi kartları da dolmuş durumda. Birçok şeyden kıstık, meyve, süt, peynir gibi. Aldığımız maaş yetmiyor. Asgari Ücret Komisyonu aldığımız maaşla geçinebilmeyi düşünsün sonra karar versin miktarına. Önce işçiler birlik olacak ardından da sendikaları harekete geçireceğiz. İşçiler ayakta olacak ki patronlardan haklarını alabilecek” diye konuştu.

‘EMEKÇİLERİN ENFLASYONU DİKKATE ALINMALI’

Mevcut komisyondan işçilerin lehine bir sonuç çıkmayacağını söyleyen Savaş Çağlayan da “Herkesin derdi ortak. Geçinememekten, pazardaki fiyatlardan şikayetçiyiz. Hükümetin değil de emekçilerin enflasyonu dikkate alınmalı, bizim günlük yaşamda tükettiklerimizdeki artış kıstas olmalı. Asgari ücret görüşmeleri başlamadan, enflasyon indirildi. Bu gerçekçi değil. Bizim pazarımızda bir düşme yok. Zaten kadroya geçtikten sonra maaşlarımızda daha çok kesinti oldu, daha düşük maaş almaya başladık. Hak kaybımız çok büyük” dedi.

İşçilerin daha fazla sesini çıkarabileceği kriz ve asgari ücret görüşmeleri sırasında sendikaların da daha fazla mücadele vermesi gerektiğini ifade eden Çağlayan, “Alanlarda olmalıyız. İstediğimiz bir asgari ücret için mücadele etmekten geri durmamalı, işyerlerinde bu mücadeleyi örgütlemeliyiz. Sendikaları birleştirmekte görev işçilere düşüyor” diye konuştu.

‘KRİZİN FATURASINI ÖDEMEYECEĞİZ DEMELİYİZ’

Yakın zamanda genel kurulu yapacak olan Türk-İş’e bağlı Sağlık-İş Sendikası İzmir Şubesi, Dokuz Eylül Hastanesinde delege toplantısı yaptı. Toplantının ana gündemi ekonomik kriz, enflasyon oranı tartışmaları ve başlayan asgari ücret görüşmeleriydi. Toplantıda “krizin faturasını çıkaranların ödemesi ve asgari ücretin yaşanabilir bir seviyeye çekilmesi için birlik” çağrısı yapıldı.

Hazırlanan metni okuyan Şube Yöneticisi ve DEÜ Hastanesi çalışanı Özgür Arslan, kadroya geçerken pek çok hak gasbıyla karşı karşıya kaldıklarını belirtti ve “İşçiler olarak enflasyondan, işsizliğe, yoksullaşmadan, ekonomik durgunluğa kadar hayatımızı kabusa çeviren kapsamlı bir krizle karşı karşıyayız” dedi. Başlayan asgari ücret görüşmelerine de değinen Arslan bu dönemki asgari ücret görüşmelerinde de hükümetin sermaye temsilcileri ile birlikte hareket etmekten geri durmadığını dile getirdi.

Asgari ücretin Türk-İş’in açıkladığı açlık sınırının da altında olduğunu hatırlatan Arslan, “Bu tablonun bize gösterdiği taleplerimiz ışığında sendikalı, sendikasız tüm işçilerin haklı talepleri etrafında birlik olmaları ve mücadeleyi birleştirmektir. Krizi yaratanlara karşı ‘Krizin faturasını ödemeyeceğiz’ demeliyiz” dedi.

‘VERGİ ALINMASIN, REFAH PAYI EKLENSİN’

İşçilerin talepleri, asgari ücretten vergi alınmaması, temel tüketim maddelerine yapılan zamların geri alınması, asgari ücretin 2 bin liraya çekilerek, enflasyon farkı ile refah payının eklenmesi, krizi gerekçe göstererek işten atmaların yasaklanması, işsizlik fonunun yağmalanmasının durdurulması, zorunlu BES uygulamasının iptal edilmesi, kıdem tazminatına dokunulmaması, iş cinayetlerine karşı işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin acil bir şekilde alınması.

ÖNCEKİ HABER

Köylüler başka ilçeye bağlanmak isteyince referandum kararı alındı

SONRAKİ HABER

AKP Sözcüsü Çelik: Hükümetin vazifelerinin çok ötesinde bir durum

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa