08 Aralık 2018 04:11

İşçi sendikasının kampanyasına neden patronlar destek veriyor!

Metal işçileri, Türk Metal'in 'Yerli tüket' kampanyasına tepki gösteriyor.

İşçi sendikasının kampanyasına neden patronlar destek veriyor!

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Metal işçisi
İzmir

Türk Metal Sendikasının başlatmış olduğu  “Emeğine sahip çık, kendi ürettiğini tüket” kampanyasına büyük ilgi, işçilerden de büyük destek geldiğini söylüyorlar. Fabrikalara gönderilen sendika bülteni “Bizden Haberler” bültenini okuduğumuzda ülkede herkesin yerli mallara hücum ettiğini, yerli üreticilerin de yerli ürün yetiştiremez hale geldiğini anlıyoruz. Yine Bülten’de “ekonomik sorunların yükünü emekçilerin sırtına yüklenmeden çözülmesi” gerektiğini söylüyor. O da yetmezmiş gibi “çözüm bizim ellerimizdedir”, “sorunları işçi sınıfının uluslararası birliği çözer“ diyor.

Türk Metal’in kampanyasına büyük ilgi gösterenler kimler? Sendika bültenine göre ulusal büyük medya kanalları ve gazeteler ile işveren ve sanayi odaları. İşçi sendikası olduğunu iddia eden bir sendikanın yapmış olduğu kampanyaya neden patronlar destek veriyor? Kendi üyesi işçiler emekçiler kampanyaya büyük destek veriyormuş. İşçilerin büyük çoğunluğu bu kampanyadan kendilerine fayda gelmeyeceğini tamamen patronları kurtarmaya yönelik ve çarkın durmadan çalışmasını sağlayacak patronları nasıl krizden az etkilenmesini sağlarız kampanyasıdır diyor. Yıl sonu vergi kesintilerin artması, alım gücünün düşmesi, zamlar, maaşların erimesi vs. tüm ekonomik geçim sıkıntısı çeken işçilerin hangi sorununu çözecek diyen işçi gün gittikçe artıyor. Geçim sıkıntısı nedeni ile esnek çalışmayı ve mesaileri kabul eder hale gelmişken, kampanyaya büyük ilgi büyük destek gibi açıklamalar aslında tabanda hiç tutulmadığı ve sendika yönetimlerinin eleştirildiği için böyle bir bülten yalanlar üzerinden basılıp dağıtılıyor.

Ekonomik sıkıntıların yükünü bütün kesimler paylaşmalı, bedel ödemeyeceğiz emekçilere ödetilmek istenmesine asla izin vermeyiz gibi açıklamalar göz boyamadır. Krizi ekonomik sıkıntı olarak tarif etmek , sıkıntıların yükünü herkes paylaşmalı demek ve sonrasında işçilere emekçilere bedel ödetilmesini kabul etmemek tam bir çelişki. Krizin yükünü ben niye ödeyeyim? Krizi yaratanlar servetlerine servet katanlar ödemelidir. Patronlarla dayanışma, işbirliği, kol kola birlikte daha güçlü gibi mesajlar veren bir sendika işçilere ödetilmek istenen bedel karşısında hiçbir şey yapamaz. Patronlarla aynı yerde aynı safta değiliz. İşçileri ölüme götüren, esnek çalışma ve zorunlu mesaiyi dayatan, maaşların erimesine göz yuman ve fedakarlık çağrısı yapan, işçilerin emekçilerin sırtından zengin olanlar ile yan yana gelmemiz söz konusu olamaz. Tam karşısındayız. Siz ise krizin yükünü işçilere emekçilere yıkmaya çalışan patronlarla aynı saftasınız kardeşim. Vergi kesintileri, temel tüketim mallarına yapılan zamlar, elektrik doğalgaz zamları, eriyen maaşlar, esnek çalışma, zorunlu mesai, güvencesiz çalışma, ücretsiz izin dayatması vs bugün işçilerin en acil sorunları. Maaşlar daha bankamatikten çekmeden bitiyor. Borçlu işçi oranı epey fazla. Bu sorunları sendikalarda kariyer sahibi makam sahibi insanlar dert edinemez. Şube başkanlarının 40-50 bin maaş aldığı yüksek makam araçları kullandığı bir sendika ancak işveren sendikası olur. Ve saat ücreti 9 lira 10 lira olan işçinin hangi hakkını savunacak? Krizin yükünü biz işçilere yüklemeye çalışanlara Türk metal sendikası bırakın engellemeyi aksine destek olmaya çalışıyor. Üretenleriz, üretim gücü elimizde bizim. Kendi sorunlarımızı birleşerek ve kararlılıkla bir araya gelerek tartışarak çözüm bulup mücadeleyi ilerletmekten başka çare yok. Genel Başkan Pevrul Kavrak’ın dediği gibi “çözüm bizim ellerimizde!”

ÖNCEKİ HABER

'Öldürülen Özbek kadının 1 Lari değeri yok mu?'

SONRAKİ HABER

İsveç'te 101 gündür hükümet kurulamıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa