‘Cinsel şiddetin artmasında eşitsiz politikalar ve kutuplaşma etkili'

Fotoğraf: Evrensel

‘Cinsel şiddetin artmasında eşitsiz politikalar ve kutuplaşma etkili'

Avrupa Konseyinin hazırladığı rapor, Türkiye’deki cinsel saldırı hükümlülerinin 2 yılda 23 kat arttığını ortaya koydu.

Buse VURDU
Ankara

Avrupa Konseyinin kıtadaki cezaevlerinin 2005-2015 yılları arasında değişiminin incelediği raporda, en dikkat çekici verilerden biri Türkiye’ye ilişkin oldu. Türkiye’de cinsel saldırı hükümlülerinin 2013-2015 yılları arasında 23 katlık artışla, 523’ten 12 bin 253’e çıktığı rapora yansıdı. Bu yılın mart ayında dönemin Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de yaptığı açıklamada, cinsel suçlar ve ırza geçmeden 18 bin 492 kişi tutuklu ve hükümlü olduğunu açıklamıştı.

Türkiye’de cinsel şiddet olaylarında yaşanan bu artışın nedenlerine ilişkin Evrensel'e konuşan Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği Eğitmeni Şehlem Kaçar, cinsel şiddeti artıran etkenlerden birisinin toplumsal cinsiyet eşitsizliği politikalarının desteklenmesi olduğunu söyledi. Kaçar, “Bir tarafı güç ile ilgili bütün özellikleri, diğer tarafa da güçsüzlükle ilgili özellikleri verirseniz, arada böyle bir güç ilişkilerinden kaynaklı hiyerarşik ilişki oluyor. Bu ilişki de aslında gücü elinde bulunduran kişinin iktidarı olmayan kişilere doğru gücünü yöneltmesine neden oluyor” dedi.

EŞİTSİZLİK AÇIKLAMALARI GÜÇ DENGESİZLİĞİNİ ARTIRIYOR

Ülkedeki savaş ortamı ve kutuplaşmanın da bu güç dengesizliklerini artırdığına dikkat çeken Kaçar, “2013-2015 yıllarına baktığımızda kutuplaşmanın en fazla arttığı, rejim değişikliklerinin kendini gösterdiği yıllar olduğunu söyleyebiliriz” dedi. Bu değişikliklerin yaşandığı dönemde siyasilerin açıklamalarının da vahim olduğunu söyleyen Kaçar, “Eşitsizlik üzerine yapılan açıklamaların bu güç dengesizliğini artırdığını görüyoruz” dedi.

Yasa değişikliklerinin ya da siyaseten yapılan eşitsizlik üzerinden söylem ve politikaların toplumda nasıl karşılık bulduğuna ilişkin de Kaçar şöyle konuştu: “Örneğin, futbol taraftarlarının yaptıkları suç teşkil eden davranışları da bunların içerisine sayabiliriz. Mesela TCK 103-104. maddelere ilişkin değişikliğinin hemen akabinde türübünlerde ‘17 yıldır illegal bundan sonra legal +18’ pankart açılmıştı. Tam da burada kitlelerin de tecavüzü sahiplendiğini söyleyebiliriz.”

'HER YETKİLİ AÇIKLAMALARINA DİKKAT ETMELİ'

Cinsel şiddetin bir güç gösterme ve cezalandırma eylemi olduğuna dikkat çeken Kaçar,  devletin yapması gerekenin ise koruyucu önleyici yaklaşımı geliştirmek, şiddet kültürünü önlemeye çalışmak, toplumsal cinsiyet eşitliği üzerinden politikalar geliştirmek olduğunu vurguladı.

Cinsel şiddetin bütün toplumun ruh sağlığını etkilediğine dikkat çeken Kaçar, bu durumun sağlık açısından da bakılması gereken bir durum olduğunu belirtti.

‘GÖRÜNÜRLÜĞÜN ARTIĞINA İLİŞKİN ELİMİZDE VERİ YOK’

Son yıllarda cinsel saldırı olaylarında görünürlüğün artmasıyla bu vakaların arttığına ilişkin tespit yapmanın da mümkün olmadığını belirten Kaçar, “Elimizde net bir veri yok. Evet, infial yaratan olaylar var, meselea Özgecan Arslan’ın yaşadıkları gibi. Bu olaylardan sonra duyarlılığın arttığını söyleyebiliriz. Ama Hande Kader cinayeti, Özgecan oranında ilgi görmedi, aynı oranda kişiler tepki göstermedi. Burada cinsel şiddet üzerine toplumda doğru bilinen yanlışların da etkili olduğunu söyleyebiliriz. Bazen de cinsel şiddete maruz bırakılmış bazı kişiler diğerlerinden daha meşru gibi bir algı da yaratılıyor ne yazık ki”.

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Aralık 2018 18:57
www.evrensel.net