Kılıçdaroğlu: Yuları yabancıya kaptırmış, 'para getir' diye yalvarıyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.

04 Aralık 2018 13:25
Son Düzenlenme Tarihi: 04 Aralık 2018 14:32
Paylaş

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarında öne çıkan bölümler şunlar:

"Ezilenlerin haklarını savunan herkese CHP grubundan sevgilerimizi gönderiyorum. Bütün engelli kardeşlerime soruyorum 16 yılda sizin hangi sorununuzu çözdüler? Ankara, İstanbul, İzmir, Adana neden engelliler için yaşamanaz hale geldi? Haklarını kaybeden vatandaşlarımızın haklarına sahip çıkacağız, başta engelliler olmak üzere. 11.313 engelli kadrosu devlette boş duruyor. Yasaya göre en az yüzde 4 engelli çalıştırmak zorunda. Engellilere kapalı olan kapıları yerel seçimlerdeki oyun ile açacaksın kardeşim.

İŞ CİNAYETLERİ

4 Aralık Madencilik Günü. Maden kazalarında Türkiye Avrupa birincisi. Neden? Elin oğlu her türlü önlemi alır öyle yollar işçisini. Daha geçen gün Kuzey Marmara Otoyolu'nda 30 metre yüksekliğinden bir blok işçilerimizin üzerine düştü. Hayatlarını kaybeden 3 kardeşimize Allah'tan rahmet diliyorum. Emekçilerimizin her zaman yanında olduk. Siz hak istediniz diye polis geldi, TOMA'lar geldi, biber gazları geldi. Niye hak arıyorsunuz diye geldiler. Yarın onların davaları görülecek, CHP'li vekiller de hazır bulunacak. 52 işçi hayatını kaybetti, 52 kişinin ölümünü gizlediler. Sayın Ali Şeker'in verdiği soru önergesine gelen yanıtta söylediler. Onların hakkını CHP dışında kimse savunmadı. Hak aramak diktatöre boyun eğmemektir.

ERGENEKON DAVALARI

Hatırlarsınız bir Ergenekon furyası vardı. Herkes Ergenekoncu, herkes darbeciydi. 2007 yılında başladı 11 yılda fırtına estirdiler. Kim konuştuysa Ergenekoncu ilan ettiler. 60 bin kişinin telefonu dinlendi, 1260 kişi ifade verdi. 7 sanık ifade vermeden hayatını kaybetti. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ terörist diye tutuklanıp hapse atıldı. Savcı kalkıp Ergenekon diye bir örgütün varlığı ispat edilememiştir dedi. Uzun yıllar kamuoyunu meşgul edilen bu davada sahte deliller kullanılmış ve insanlara iftara edilmiştir. Şimdi biz yanlış yaptık diyorlar. Ölenlerin hesabını kim soracak, mağdur edilennlerin hesabını kim soracak.

Ne dedi beyefendi bizi kandırdılar dedi, oysa bir dönem önce 'ne istediyseniz vereceğiz' dediler. Ne istedilerse verdiler. Tutuklayın dediler tutukladılar. Savcıya tuttu kendi makam arabasını verdi. Çıktı sıkılmadan ben bu davaların savcısıyım dedi. Şimdi o savcı, sahte deliller üreten o savcı Saray'da oturuyor. Bizim o dönemki genel başkanımız Deniz Baykal "Sen savcısıysan ben de avukatıyım" dedi. Şimdi yargı aşamasını bekleyeceğiz. Savcının mütaalasını gördük, yargı aşamasını göreceğiz.

EKONOMİK KRİZ

Ekonomiden hepimiz şikayetçiyiz. Saray hariç. Onların bir eli yağda bir eli balda. Milleti eti gramla alan bir noktaya getirdiler. Enflasyon düştü diye bugün havuz medyası manşet atmış. Bakın toplumu nasıl kandırmak istiyorlar. Düşen ne? Yüzde 39'u dizel otomobil fiyatları düştü. Yüzde 21'i benzinli otomobil fiyatlarındaki düşüş nedeniyle enflasyon da düşüyor. Millet her sabah kahvaltıda otomobil mi yiyor? Bizim derdimiz otomobil alanlar değil. Onların durumu iyi. Bizim derdimiz emeklilikte yaşa takılanlar. 1 milyon 800 bin kişi asgari ücretle aylık alıyor. Bir de kayıt dışı çalışanlar var."

MİLLİYETÇİLİK POLEMİĞİ

Muhalefet partileri birbirlerini eleştirirse iktidarın ekmeğine yağ sürer. Bakalım Sayın Bahçeli daha önce ne demiş: 'Türklüğü reddeden milliyetçiliği ayaklar altına alan bir inkarcıdan Türkiye Cumhurbaşkanı olamaz.' Sayın Bahçeli şu anda kimin gölgesindesin. Ben ona bir şey söymeliyorum. Kendi sözlerini hatırlatıyorum. Recep Tayyip Erdoğan'dan Cumhurbaşkanı olmaz, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Cumhurbaşkanı olabilir ancak Recep Tayyip Erdoğan'dan olamaz diyor. Ben sana daha ne söyleyeyim. Ancak sana kendi sözlerini hatırlatıyorum.

Birilerinin önünde diz çöküp yalvarmayız, o nedenle ülkücü kardeşlerime tek bir sözüm yok. Onların başımın üzerinde yeri var. Ama partisine sahip çıkmyanları kendi sözüyle vurmak zorundayım. Ülkücü kardeşlerimin vatan bayrak sevgisi bizde de aynen vardır. Biz vatan sevgisine sahibiz."

'VATANDAŞ BANKALARA ÇALIŞIYOR'

Vatandaş borç batağında borç. 520 Milyar Lira vatandaşın baklara borcu var. 55.5 milyar lira vatandaş bankalara faiz olarak ödüyor. Vatandaşım bankalara çalışıyor. Alın teri faize ve bankalara, içerdeki ve dışardaki tefecilere gidiyor. 

Çiftçi de borç batağında. Konya'dan küçük bir devlet var Hollanda. Hollanda'nın tarım ihracatı Türkiye'den 6 kat fazla. Değerli arkadaşlarım bakın Kayseri AKP'nin kalesi olan şehirlerden birisi. Hayvan ithal ediliyor, çiftçi ardından hayvan ithali başlayınca 'Ben battım' diyor. Niye Türkiye'de çiftçi üretmiyor. Niye küstürdüler. Şeker pancarı üreticileri CHP vekilleri özelleştirmelere karşı direnirken orada olmalıydı. Canı yandı, 'AKP'ye oy vermeyeceğim' diyor. İlla canınızın yanması mı gerekiyordu. Avrupa'da çiftçinin kişi başına geliri 25-30 bin dolar. Bunların yönetim anlayışı cebimi nasıl doldururum, köşeyi nasıl dönerim anlayışı.

Bir de bunların havuz medyası var. Geçen bir iş insanı ile görüşüyorum. Nasıl dedim durum, felaket dedi. E dedim biraraya geliyor musunuz, birşey yapıyor musunuz? Hayır diyor, "Moralim bozulunca A Haber'i açıp rahatlıyorum" diyor." Morali bozuk olan vatandaş A Haber'i izleyip ülkenin güllük gülistanlık olduğunu zannediyor. BBC'ye bir çiftçimiz konuşuyor. Diyor ki bir televizyon kanalı geldi, söyleşi yaptık. Bir de 'Kapatın depoyu öyle çekelim' dedi. İzin verdik. Bir de akşam baktık ki bizim depoyu gösterip, "Soğanları depolayıp kaçtılar" diye haber yapmışlar.

'YULARI YABANCIYA KAPTIRDI'

Et ithal ettiler, depolar doldu. Şimdi de çıktılar et ihraç edeceğiz diyor. Böyle plansızlık olur mu? Böyle devlet yönetilir mi? Birisi geliyor et yok diyor, ithal ediyorlar. Bu düzenden vatandaş memnun değil. Kimler memnun? Saray. Onların mutfağı dolu. Sarayın çevresi de çok memnun. Sana dolar üzerinden ihale vereceğim diyor. Bir de tefeciler var onlar da mutlu.

Bir de tefeciler var onlar da mutlu. Tefecilik soygun düzeni demek. Ekonomi neden kötüye gitti. Yuları yabancıya kaptırmışsın. Yalvarıyorsun 'para getir' diye. Bunlar ülkeyi perişan ettiler. Durumu iyi olmalan firmalar konkordato ilan ediyor. Bununla ilgili bir torba kanun teklifi getirdiler. Diyor ki "Devlete ait üniversitelerin işletmelerine devletin borcu var. Biz bu borcu ödeyemiyoruz. Cumhurbaşkanı bir oran belirleyecek kabul edene ödeyeceğiz. Yani devletin 100 bin lira borcu var, Cumhurbaşkanı 50 bin ödeyeceğim diyecek kabul eden alacak. Bu hükümetin konkordato ilan etmesidir.

'YANDAŞLAR HALA DOLAR ÜZERİNDEN PARA ALIYOR'

Ekonomik krizi hepimiz yaşıyoruz, daha yaşayacağız. Biz 13 madde halinde krizin nasıl çözüleceğini açıkladık. O maddelerden biri de devletin tasarruf etmesiydi. Vatandaştan aldığın vergiyi doğru dürüst harcayacaksın dedik. Hastanelerde stajyer öğrenciler vardır, öğrenciler yemeklerini hastaneden yer. 2011'de bir genelge çıkardılar yemek yesinler dediler. Geldik 2018'e dediler ki bir dakika memlekette kriz var tasarruf yapmamız lazım. Suriyelilere ilaç da bedava, hastane de bedava bizim çocuklarımız ikinci sınıf vatandaş mı? Tasarruf yapa yapa bu öğrencilerin yemek parasını mı buldunuz. Tam bir rezalet. Lüks araçlardan vazgeçin, yazlık saraydan, kışlık saraydan vazgeçin. Hala yandaş dolar üzerinden para alıyor."

Taşeron işçileri asla unutmadık. EYT'yi unutmadık. Asgari ücret altında maaş alanları unutmadık. Ben bunları söylediğimde konuşturmamak için dava açıyorlar. Benim parayla pulla işim yok. Haraç toplamam oğluma telefon açıp, 'Paraları sıfırladın mı' demem. Bu dünyada da ahirette de hesap vermesini bilirim. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Buldan: AB AİHM kararını tanımayan Türkiye'yle ilişkisini askıya alsın

SONRAKİ HABER

Mevlüt Çavuşoğlu-Nadia Murad görüşmesinden iki farklı tweet

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa