Ensest ilişkinin yerel seçimlerle ilişkisi ve Sisyphos etkisi

Fotoğraf: Ali Leylak/DHA

Ensest ilişkinin yerel seçimlerle ilişkisi ve Sisyphos etkisi

Siz bu yazının başlığını görünce neler düşündünüz bilemem. Ne teoriler, ne hipotezler, ne hinlikler aklınıza geldi, tahmin edemem...

Adnan GERGER

Kaç gündür, Rieke van der Stoep’in bronz heykellerini düşünüyorum. Stoep, erkeğin iktidarına karşın dünyanın var oluşunu gerçekleştiren kadının dünyayı güzelleştireceğine hatta dünyayı güzelleştirdiğine dair en kadına olan inancını anlatır. Sonra bu coğrafyada yaşayan kadınlarla erkekler aklıma geliyor. Sosyal hayatta varoluş mücadelesinin yanı sıra erkek egemenliğinin en vahşi en gerici en yobaz yüzüyle karşı karşıya kalan kadınlar... Ömrü boyunca aldatmadığı kimse kalmayan Sisyphos’a öykünen ve bu aklı en ilkel biçimde siyasi iktidar olarak kullanan erkekler...

Niye mi? Biliyorsunuz Türkiye’de gündem her daim neredeyse seçimlere endeksli... Tek partinin iktidar olmasına karşın her daim gündemin seçim olması paradoks oluşturmasına karşın halkın gerçek sorunlarının konuşulmaması aslında çok da iyi bahane oluyor. Seçim diye meydanı boş bularak sallama söylemlerin uçukluğu halkın üzerindeki hipnoz etkisinin gelecek seçimlere kadar sürdüğü de ortada... Şimdi de yerel seçimlerle yatıp kalkıyoruz. İnanın yerel seçimler bitse de bizim gündemimiz gelecek seçimlere kadar yine seçim olacak. Şimdi diyeceksiniz ki ensest ilişkinin yerel seçimlerle ne ilgisi var. Anlatayım.

Medyada duymamışsınızdır. Ancak gazeteciliği ilkesel olarak ve tüm olanaksızlıklara ve baskılara karşı sürdüren medyada ve sosyal medyada dile geldi. Bahsettiğim haber, bu ülkede devamlı kanayan ancak görmezden gelinen ensest sorunuyla ilgili haberdi. İki çocuğun daha babasının tacizine uğradığı ortaya çıkmasıyla gelişen adli süreçle ilgiliydi. Haber, diğer ensest ilişkiler gibi bir sır olarak saklanan ilişkiyi üç kızı ve kocasıyla Şanlıurfa’da beraber yaşayan A.N’nin 25 Temmuz günü polise giderek, sağır ve dilsiz olan eşi H.N’nin kızlarına cinsel istismarda bulunduğunu ihbar ederek ortaya çıkarmasıydı. İhbar üzerine harekete geçen polis baba H.N’yi gözaltına almış,  mahkeme de ‘çocuğa cinsel istismar’ suçuyla tutuklamıştı. Geçenlerde avukatlardan babalarının cezaevinden çıkma ihtimali olduğunu öğrenmesi üzerine Z.N. bu durumu, yine bedeni üzerinde protesto etmişti. Kendilerine cinsel istismarda bulunan babalarının cezaevinden çıkacağını öğrenen kız kardeşlerden 17 yaşındaki Z.N. bıçakla bileklerini kesmiş, 23 yaşındaki ablası R.N. 5 katlı evin terasına çıkarak atlamak istemişti. Polislere “İlla hamile kalmamız mı lazım? Hastanede raporumuz değiştirildi, savcı buraya gelsin. Babamız cezaevinden çıkmasın” diyerek intihar girişiminde bulunan kız kardeşler sorunun çözüleceğine dair vaatlerde bulunulduktan sonra ikna edilmişti.

Hatırlanması güç biliyorum ama geçen yıllarda Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, Türkiye’de hep halı altına süpürülen ve en az cinsel şiddet ve aile içi şiddet kadar önemli olan bir tabuyu gündeme getirmeye çalışmıştı. 56 ilde araştırma yapılmış, Türkiye Ensest Atlası’nı hazırlamıştı. Ancak yayımlayamamıştı. Raporda sızan bir rakam bile durumun ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştu. Türkiye’de ensest oranının yüzde 40 olduğu, yani her 10 kişiden 4’ünde ensest ilişkinin yaşandığı belirlenmişti.

Gazeteci Melis Alphan da bir yazısında buna değinmişti. Gazeteci Alphan böyle bir araştırma yaptığı için Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Canan Güllü’nün tehditler aldığını yazmıştı. Dönemin Diyanet İşleri Başkanının dahi kendisini uyardığını yazan Alphan, Sunucu, Manken, Oyuncu ve İş Adamı Murat Başoğlu’nun yeğeniyle yaşadığı ilişkinin gündeme gelmesiyle ensest ilişkiyle ilgili o zaman şöyle yazmıştı:

“Haftalardır kendimi hangi ilde, hangi ortamda, kimlerle bulursam bulayım, Murat Başoğlu’nun yeğeniyle ilişkisi konuşuluyor. İlginçtir, ensesti konuşmaya asla yanaşmayan biz, mesele magazinsel bir boyut alınca, ensesti ağzımızdan düşüremedik. Bu konuda ikiyüzlüyüz, kabul edelim. Düşünün, hazırlarken sitesi hack’lendi, tehditler aldı, dönemin Diyanet İşleri Başkanı bile TKDF Başkanı Canan Güllü’ye ‘Çok alenen konuşuyorsunuz Sayın Başkan, biraz halının altına süpürün’ dedi.”

İşte Şanlıurfa’da yaşanan ensest ilişkinin yeterince duyurulmaması ve adli süreçle ilgili gelişmelerin yeterince gündeme gelmemesi üzerine Manken Didem Soydan da tepkisini çok ilginç bir şekilde dile getirmişti. Soydan, Şanlıurfa’da iki kız kardeşin, kendilerine cinsel istismarda bulunan babalarının cezaevinden çıkabileceğini öğrenince intihar girişiminde bulunmasının medyada yeterince yer bulması için ilginç bir önerisini sosyal medyada paylaşmıştı. Soydan konuya ilişkin “Abuk sabuk ama takipçisi bol haber siteleri bir kere olsun işe yarayın. Şu haberi duyurun. Şu haberin yanına illa bikinili fotoğraf mı iliştireyim? Bir kere olsun haber yapın duyurun n’olur!” ifadelerini kullanmıştı.

Şimdi ben çok merak ediyorum. Bu ülkede neden ensest ilişki sorunu gündeme gelmiyor, neden hep üstü kapatılıyor? TKDF Başkanı Canan Güllü’nün bir gazeteciyle yaptığı röportajda “Türkiye’de ensest ne kadar yaygın? Oran verebilir misiniz?” sorusuna “Çok yaygın. Rakamları açıklayamıyorum ama çok yüksek oranda... O şehirde öyle şey olmaz dediğiniz çok beklenmedik yerlerde de var.” dediği bir sorun neden görmezden geliniyor?

Bu suçun hukuktaki yeri daha doğrusu ceza yasalarındaki yeri ve tanımı var mıdır,  mağdurların başvuracağı ve korunacakları bir merci var mıdır, ensest ilişkiye maruz kalan çocuğu hangi kurumsal yapı koruyacaktır, bu sorun devlet nezdinde ciddiye alınıyor mu, örneğin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu konuda çalışmaları nelerdir? Bu soruların yanıtını bilen var mıdır?

Şimdi de gelelim işin siyasi kısmına… Yerel seçimlerle ensest ilişkinin ilişkisine. Siz bu yazının başlığını görünce neler düşündünüz bilemem. Ne teoriler, ne hipotezler, ne hinlikler aklınıza geldi, tahmin edemem. Ben bu başlığı bu yazım salt dikkat çeksin, ensest ilişki sorununun bu ülkede en az yerel seçimler kadar önemli olduğunu vurgulamak için yazdım. Ne de olsa hayatımız rengarenk, sorunlarımız magazinsel. Belki de siz bu yazıyı okuduğunuzda kimbilir kaç kız çocuğu ensest ilişkinin pençesinde kıvranı-yordur. Lütfen çürümüş toplumun en büyük göstergelerinden biri olan bu sorunun varlığını bilelim ve susmayalım.

www.evrensel.net