Biz bir ağaca kıyamıyoruz onlar dağı yok ediyor

Biz bir ağaca kıyamıyoruz onlar dağı yok ediyor

Kocaeli ile Sapanca arasındaki Yanıkköy, Sapanca Gölü, meşe, ceviz ve kestane ağaçları arasında yer alan küçük bir köy. Halkının büyük çoğunluğu tarımcılık ile geçinen Yanıkköy’ün özellikle hafta sonları İstanbul ve Kocaeli gibi şehirlerin gürültüsünden ve yoğunluğunda

Asena Akarsu / Didem Çelik

Fakat Sakarya ilinin Sapanca ilçesine bağlı olan bu küçük köyün sakinleri uzun zamandır dertli. Bunun nedeni ise köylerinin hemen yukarısına, yerleşim alanlarının 100 metre yakınına kurulmak istenen taşocağı. Hızlı tren projesi kapsamında TCDD’nin 1000 dönümlük arazide kurmak istediği 3 farklı taş ocağı ile hem doğa harikası yeşil alanlar hem de köy halkının yaşam alanı tehdit ediliyor.

ESKİ OCAĞIN RUHSATI İPTAL EDİLMİŞTİ

Bundan 40 yıl önce kurulan ve yeni kurulacak taş ocağı alanlarının içinde kalan eski taş ocağının ruhsatı, çevreye verdiği zarardan dolayı iptal edilmiş. Daha sonraları kurulan başka bir taş ocağı da su havzasına zarar verdiği gerekçesi ile açılan davalar sonucu kapatılmış. Yanıkköy halkı, yeni açılmak istenen ocağı da engellemeye kararlı. Taş ocağına karşı tepkilerini köyün girişinden itibaren astıkları pankartlar ile gösteren Yanıkköy halkı, bir de köy derneği kurmuş durumda ve taş ocağına karşı her gün gruplar halinde yürütmeyi durdurma davası açıyorlar.

OCAK YÜZÜNDEN SU YATAĞI KAYBOLDU

Köy Derneği’nin de başkanı olan Necla Asalkan, 40 yıldır Yanıkköy’de yaşıyor.  “Bizler çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği için bu taş ocağını istemiyoruz” diyen Asalkan, mücadele etmek için dernek kurduklarını ve bütün köy halkının birlikte çalışarak taş ocağını kurdurtmayacağını belirtiyor. Bir başka köy sakini Ferruh Yanık, köyün geçim kaynağının tarım olduğunu ve yeni yeni turizme açıldığını aktarırken, taş ocağı ile birlikte geçim kaynaklarını kaybedeceklerini söylüyor.

Daha önce kurulan taş ocaklarındaki patlamalar yüzünden köyün su kaynaklarının yok olduğunu belirten Yanık, o günden beri sularını Sapanca Gölü’nden almak zorunda kaldıklarını anlatıyor.  Taş Ocağı, evinin 60 metre yukarısında kurulacak olan Yanık, yemyeşil bir tepenin yok olacağına dikkat çekerek, “Bu doğa harikasını katletmeye vicdanları el veriyorsa buyursunlar kendileri burada otursunlar” diyor.

KOCAMAN BİR DAĞI YOK EDECEK

Köy halkının 1964 yılında göç ile birlikte Yanıkköy’e geldiğini ve o dönemden beri yeşil alanı koruduğunu vurgulayan Soner Koç, taş ocağı kurulacak olan alanda bolca kestane, ıhlamur ve gürgen ağaçlarının yer aldığını belirtiyor.  “Bizler bir tane ağacı kesmeye kıyamaz, korurken bu kadar ağacı, kocaman bir dağı yok edecek olan taş ocağına karşıyız” diyerek kurulacak olan taş ocağının yok edeceği yeşil alanlara bir kez daha vurgu yapıyor.

Köy sakinlerinden olan İrem Ebram ise eski taşocağına dair anılarını anlatarak başlıyor söze. Daha küçük bir çocukken ve okula giderken taşocağında patlayan dinamit seslerini ve okullarının sallanan pencerelerini hatırlayan Ebram “Neden çocuklarımıza böyle bir gelecek ve böyle kötü anılar bırakalım?” diye soruyor.  

Sözü bir kez daha Soner Koç alıyor ve eskiyi hatırlatarak, “Eskiden ocakta dinamit patlatılacağı zaman anons yapılırdı. Bütün köy halkı kapıları, pencereleri açar meydanda toplanırdı. Olur da o zaman bir evde kimse yoksa ve kapısını, penceresini açmamışsa o evin bütün camları kırılırdı” diyor. (Kocaeli/EVRENSEL)


ÇED TOPLANTISINI BEKLiYORLAR

Yanıkköy Muhtarı Sibel Baykal, taş ocağı yapılmak istenen yerlerin hepsinin içinde su havzası ve yeşil alan bulunduğunu belirtirken, taş ocağı alanından Sapanca Gölünü besleyen en önemli derelerden biri olan Yanık Deresinin geçtiğini aktarıyor ve Sapanca Gölü’nün hiçbir işleme tabi tutulmadan içilebilir su sağlayan 4. büyük göl olduğunu hatırlatıyor. Baykal, taşocakları yüzünden köyde nefes alamadıklarını ve köy halkının gelecek endişesi yaşadığını belirtiyor. “Bizim tek derdimiz suyumuz, havamız ve toprağımız” diyen Baykal 2 Ekimde yapılacak olan ÇED toplantısında da Yanıkköy halkı olarak Taşocağını istemeyeceklerini dile getireceklerinin altını çiziyor.

‘AKLI BAŞINDA OLAN KAZMA VURMAZ’

Köy sakinlerinden Gürbüz Demirsoy yapılacak olan taşocağı ile birlikte hem su kaynaklarının hem ekmek kapılarının hem de doğalarının yok olacağını belirtiyor ve “Aklı başında olanın buraya kazma vurmaması lazım. Eskisi zararlı ise bu da zararlı suyu yok ettiğin zaman yaşamı da yok edersin” diyor. Yapılacak taş ocağı yüzünden sağlıkları ile oynandığını belirten Demirsoy, ekliyor: “Ben 63 yaşındayım. Burada neden yaşıyorum temiz hava için, sağlığım için yoksa gider şehirde de yaşarım.”

www.evrensel.net