30 Kasım 2018 12:54
Son Düzenlenme Tarihi: 30 Kasım 2018 20:13

Selahattin Demirtaş'ın tahliyesi için yapılan başvuru reddedildi

AİHM kararı sonrası Selahattin Demirtaş'ın tahliyesi için yapılan başvuru reddedildi.

Selahattin Demirtaş'ın tahliyesi için yapılan başvuru reddedildi

Fotoğraf: MA

Paylaş

HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın avukatları tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararına istinaden yapılan tahliye başvurusu, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesince reddedildi.

AİHM'in, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 5/3 ve 18. maddesine atıf yaparak Demirtaş'ın tahliye edilmesi gerektiği yönündeki kararı doğrultusunda avukatlarının tahliye başvurusu hakkında hüküm verildi. 

Buna göre, Demirtaş'ın tahliye talebi, "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin olması", "sanığın savunmasını tamamlamamış olması", "adli kontrol hükümlerinin yetersiz olacağı" ve "ihlal kararını veren AİHM 2. Dairenin hükmünün nihai nitelikte olmadığı" gerekçesiyle yerinde görülmedi. 

Hakkında 31 fezleke ile birleşen bir dosya bulunan Demirtaş'ın bunlardan sadece 9'u hakkında savunma yaptığına dikkat çekilen kararda, Demirtaş’ın iddianamedeki suçlamaların tamamına ilişkin sorgusunun tamamlanmadığı belirtildi. “Sorgu aşaması bitmeden delillerin değerlendirilmesine geçilemeyeceği" hükmünün hatırlatıldığı kararda, Demirtaş'a yeterli imkan ve zaman tanınmasına rağmen savunmasını bitirmediği vurgulandı.

‘KARAR, BAĞLAYICI DEĞİLDİR’

 Ayrıca sanığın duruşmalarda adli kontrol hükümlerine uyacağına dair beyanda bulunmadığı, bu nedenle adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı değerlendirilen kararda, Demirtaş lehine ihlal kararı veren 2. Dairenin hükmünün, AİHM'in kararları gibi nihai nitelikte olmadığı, bu nedenle gelinen aşamada Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi için bağlayıcı özellik taşımadığının altı çizildi.

Twitter hesabından açıklama yapan Demirtaş’ın avukatlarından Ramazan Demir, tahliye talebinin “AİHM kararı kesinleşmedi” gerekçesiyle kabul edilmediğini belirtti.

DEMİRTAŞ: DURUŞMAYA GELİYORUM, SÖYLEYECEKLERİM VAR

Demirtaş tahliyesinin reddedilmesi kararına Twitter hesabından tepki gösterdi: "Beni yargıladığını zanneden mahkeme zaten ilk günden beri açıkça, kanun falan tanımam diyordu. Kanunu tanımayana biz mahkeme mi diyeceğiz peki? 12 Aralık’ta, Ankara'daki duruşmada yüzüme nasıl bakacaklar bilmiyorum. Fakat beklesinler, duruşmaya geliyorum. Söyleyeceklerim var..." ifadelerini kullandı. 

AVUKAT RAMAZAN DEMİR: MAHKEME GEREKÇESİ 'AİHM KARARI KESİNLEŞMEDİ' OLDU

Demir, “Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi AİHM kararına rağmen Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğunun devamına karar verdi. Mahkeme gerekçe olarak da AİHM kararı henüz kesinleşmedi demiş, sonra da Adalet Bakanlığı’na yazı yazmışlar öyle değil mi diye. Bu rezaletin tarifi yok” ifadelerini kullandı.

Avukat Benan Molu da Demirtaş’ın tahliye edilmemesinin suç olduğunu belirtti. Molu, “Şahin Alpay’da AYM kararına uymaya direnen yerel mahkemeler, bu kez de İHAM kararına uymaya direndi. AİHM’nin ‘derhal tahliye edin’ kararının yerine getirilmesi için kararın kesinleşmiş olmasına gerek yok. AİHM kararına rağmen cezaevinde tutulduğu her saniye, suç işleniyor” dedi.

HDP: MAHKEME KARARI TAMAMEN POLİTİKTİR

HDP, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin AİHM kararını tanımamasına tepki gösterdi. Konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Toplanan heyet AİHM kararını uygulamamış, tutukluluğun devamına karar vermiştir. Bu açıkça Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlalidir.

Bir kez daha belirtelim ki, AİHM’in Demirtaş kararındaki ‘derhal serbest bırakılsın’ ifadesi bir bireysel önlem önerisidir ve yerel mahkeme Anayasa’nın 90. Maddesi’ne ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. Maddesi’ne bağlı olarak bu kararı uygulamak durumundadır.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi tamamen politik nedenlerle, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yürütmenin baskısı ile bugünkü kararı almıştır. Mahkeme heyeti, aynen Demirtaş’ın ve diğer milletvekillerimizin tutuklanmalarında olduğu gibi hukuki değil siyasi nedenlerle bir karar vermiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararının kesinleşmediğini iddia etmek, ayrıca bunu Adalet Bakanlığı’na yazı yazarak sormak zaman kazanmak için atılmış akıl dışı ve hukuk dışı adımlardır. Kazanılan zamanda, Demirtaş hakkında İstinaf Mahkemesi’nde bekleyen kararın onanmasını sağlamak için yapılmış bir manevradır.

Yargı bir kez daha siyaset yapmıştır, yürütme baskısı ile hareket etmiştir ve bu heyet büyük bir vebal altındadır.” (HABER MERKEZİ) 


AVUKATLAR TAHLİYE BAŞVURUSUNUN ARDINDAN AÇIKLAMA YAPMIŞTI 

HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 20 Kasım’da müvekkillerine dair verdiği “tutukluluğuna son verilmesi” kararının ardından yargılandığı Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yaptıkları tahliye başvurusuna dair açıklama yapmıştı. Avukatlar açıklamalarında, AHİM kararı sonrası tahliye başvurusunda bulundukları mahkemeden kararın tercümesinin Adalet Bakanlığı tarafından kendilerine ulaştırılması ile birlikte karar verileceğinin belirtildiğini paylaştı. Bu doğrultuda, söz konusu kararın Bakanlıkça dün itibariyle mahkemeye ulaştırıldığı duyuruldu.

‘TAHLİYE DIŞINDA HER TÜRLÜ KARAR HUKUK DIŞIDIR’

Türkiye’nin Avrupa Konseyi (AK) üyesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) tarafı ve AİHM’in yargı yetkisini kabul eden bir ülke olduğunu hatırlatan avukatlar açıklamalarında şunları belirtti: “Yargı makamlarının Sayın Demirtaş ile ilgili AİHM’ce verilen kararı tartışma ya da bu kararın aksine bir karar verme yetkisinin ‘Sözleşmenin 46’ıncı Maddesi ve Anayasa’nın 90/5 maddesi’ uyarınca bulunmadığının, derhal tahliye kararı dışındaki her türlü karar hukuk dışı ve görevi kötüye kullanma olacağının altını çizerek, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nden bir an evvel Sayın Demirtaş’ın tahliyesine karar vermesini beklediğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.”

Demirtaş'ın avukatlarından Reyhan Yalçındağ, kararın uygulanıp uygulanmaması tartışmalarını, kararın uygulanması için atacakları adımları Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi.

'MAHKEMENİN TARAFISINIZ'

Erdoğan'ın sözlerini “yargıya doğrudan müdahale” olarak tanımlayan Yalçındağ, muhalif ve Kürt siyasetçilerin yargılanmasında yargılamalara sık sık müdahale edilmesinin sık sık karşılaşılan bir durum olduğunu belirtti. İktidar kanadından gelen açıklamaları, “Türkiye'nin AİHM'e taraf olduğunun unutularak yapılmış açıklamalar” şeklinde değerlendiren Yalçındağ, bu durumu “vahim” olarak niteleyerek, “Çünkü mahkemenin tarafısınız, 1990 yılından beri zorunlu yargı yetkisi tanımış, 1987 yılından beri bireysel başvuru yöntemini kabul etmiş. 1954 yılından beri Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) seni bağlıyor” dedi.

Müvekkillerinin tahliye edilmesine yönelik verdiği dilekçelere mahkeme tarafından yanıt verilmediğini aktaran Yalçındağ, “Eş zamanlı bir biçimde bu açıklamaları da yan yana koyduğunuz zaman, bir hamle hazırlığı var. Bir hamle için butona basılmış durumda” ifadesini kullandı.

'YENİ BİR BAŞVURU AYM'DE'

AİHM kararında, Demirtaş'ın tutuklanmasının siyasi saiklerle yapıldığına dair AİHS'nin 18'inci maddesi kapsamında Türkiye'nin ilk defa mahkum edildiğini hatırlatan Yalçındağ, “Elinizde bütün bu ihlallerin siyasi saiklerle gerçekleştiğini ortaya koyan bir mahkeme kararı var. Ama hükümet tarafından yapılan, Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaları yan yana koyduğumuzda bunun devam ettiğini görüyorsunuz. İşte bu sebepledir ki hem haksız ve hukuka aykırı tutuklama gayet keyfi bir biçimde devam ediyor. Ama aynı zamanda hukuki değil, siyaseten yapıldığı için de yeni bir başvuru Anayasa Mahkemesi önüne götürülmüş durumda, bu hafta itibariyle” şeklinde konuştu. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

30 Kasım 2018 haftasında vizyona giren filmler

SONRAKİ HABER

Sezai Temelli: Kentlerimize ve sandıklarımıza sahip çıkacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa