28 Kasım 2018 15:39

‘Devlet destekli cinayetle ilgili hakikat ortaya çıkarılmalı’

ABD basını ABD’nin Suudi Arabistan’la müttefik ilişkilerini hatırlatarak, cinayetin üstünün örtülmeden aydınlatılması çağrısında bulundu.

‘Devlet destekli cinayetle ilgili hakikat ortaya çıkarılmalı’

Fotoğraf: Umar Farooq/AA

Paylaş

ABD basını Cemal Kaşıkçı cinayeti için ABD kongresine çağrı yaptı. Amerikan Washington Post (WP) gazetesinin yayın kurulu, Cemal Kaşıkçı cinayeti konusunda Amerikan kamuoyuna ve Kongreye çağrıda bulunarak, “Devlet destekli bu cinayetle ilgili hakikatin ortaya çıkması konusunda ve CIA’nın Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın da aralarında olduğuna inandığı faillerinin sorumlu tutulmasında ısrarcı olmalılar” açıklaması yaptı. AA’nın geçtiği habere göre, WP yayın kurulu tarafından, “Trump’ın, Kaşıkçı’nın ölümüne verdiği korkak tepki, diğer Amerikalıların adım atması gerektiği anlamına geliyor” başlıklı bir makale yayımlandı.

Yazıya, “Başkan Trump’ın Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde korkakça geri çekilmesi, Kongre ve iş dünyası da dahil diğer Amerikalıların, ülkenin temel değerlerini savunmasını zorunlu kılıyor” ifadeleriyle başlayan yayın kurulu, Kongre ve kamuoyuna çağrıda bulundu.

Makalede şu yoruma yer verildi: “(Onlar) Devlet destekli bu cinayetle ilgili hakikatin ortaya çıkması konusunda ve CIA’nın Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın da aralarında olduğuna inandığı faillerinin sorumlu tutulmasında ısrarcı olmalılar. Bu konuda başarısız olunması, ABD ile Suudi Arabistan arasındaki uzun vadeli ilişki de dahil hayati önemdeki Amerikan çıkarlarının ciddi şekilde zarar görmesine neden olacaktır.”

Makalede, Yemen’de devam eden insani kriz bağlamında ABD’nin Suudi Arabistan’a yaptığı yardımların Senato tarafından engellenebileceği belirtilirken, geçen yıl bahar aylarında bu tür bir fırsatın küçük bir oy farkıyla kaybedildiği kaydedildi.

ABD YEMEN’DEKİ SAVAŞA DESTEĞİNİ KESMELİ

Yemen’de halen yıkımın devam ettiğine işaret edilen makalede, “ABD’nin Yemen’deki savaşa hava desteğini kesmesi, Muhammed bin Selman’ın pervasız ve yıkıcı rejimiyle ilişkilerine reset atması için iyi bir ilk adım olurdu” değerlendirmesine yer verildi.

Senato Dış İlişkiler Komitesinin Cumhuriyetçi ve Demokrat liderlerinin Trump’a gönderdikleri ve bin Selman’a Global Magnitsky Yasası kapsamında yaptırım uygulanması çağrısında bulunan mektuplarına atıf yapılan makalede, Trump’ın bu çağrılara muallak yanıtlarla karşılık vereceği iddia edildi.

Makalede, Trump’ı Yemen konusunda adım atmaya zorlamanın en iyi yolunun, mutlaka geçmesi gereken bir bütçe yasasına “Yemen’deki savaş sona erene ve Kaşıkçı cinayetinin tüm failleri ortaya çıkarılıp cezalandırılana kadar Suudi Arabistan’a askeri yardımların kesilmesi” şeklinde bir madde eklemek olduğu da belirtildi.

Bazı önemli cumhuriyetçi senatörlerin bu tür bir adıma yeşil ışık yaktığına vurgu yapılan makalede, bu tür bir yasal çalışmanın yapılabileceğine işaret edildi.

‘BAĞLARINIZI YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİN’ ÇAĞRISI

Makalede şu görüşlere yer verildi: “Öte yandan Suudi Arabistan ile iş yapan Amerikan işletmeleri, üniversiteleri, düşünce kuruluşları ve lobi firmaları bu bağları yeniden gözden geçirmeli. Eğer Bay Trump ABD çıkarlarına uygun şekilde bin Selman ve onun rejimine yönelik anlamlı yaptırımlar getirebilseydi, normal ilişkilerin yeniden inşa edilmesinin yolunu da açabilirdi. Onun bu konuda başarısız olması, işlerin olduğu gibi devam edemeyeceği anlamına geliyor.”

Veliaht Prensin Arjantin’de yapılacak G20 Zirvesine katılacağına işaret edilen makalede liderlere onunla görüşmeme çağrısı da yapıldı. Önceki günkü brifingde Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, ABD Başkanı Donald Trump’ın Arjantin’de bin Selman ile görüşme planının olmadığını açıklamıştı.


Fotoğraf: AA

‘SUUDİ YÖNETİMİNİN KAŞIKÇI CİNAYETİYLE İLİŞKİSİNİ CIA ONAYLADI’

ABD’de Cumhuriyetçi Parti Senato Çoğunluk Lideri McConnell, Suudi yönetiminin Kaşıkçı cinayetine dahil olmasının CIA tarafından onaylandığını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kongredeki en büyük destekçilerinden olan McConnell, Suudi Arabistan’ın İstanbul Konsolosluğunda öldürülen Kaşıkçı ve Suudi yetkililerin cinayetle olan ilişkisine yönelik açıklama yaptı.

Açıklamalarıyla, Trump’ın konuya ilişkin sözlerine katılmadığı görülen McConnell, Suudi yönetiminin Kaşıkçı cinayetine dahil olmasının Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından onaylandığını belirtti. McConnell, Suudiler tarafından işlenen cinayetin ABD’nin dünyada savunduğu her şeye karşı olduğunu ifade ederek, “Dolayısıyla, buna bir çeşit cevap kesinlikle verilmelidir ve şu an bu uygun cevabın ne olması gerektiğini tartışıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Suudi Arabistan’ın ABD’nin stratejik ortağı olduğunu ve iki ülke arasındaki ilişkinin Ortadoğu için önemli olduğunu kabul ettiğini anlatan McConnell, şöyle konuştu:

“Beyaz Saray’da kim olursa olsun Suudi Arabistan ile olan ilişkilerimiz hep pragmatik olmuştur. Suudi yönetiminin İran’a olan karşıtlığına değer veriyoruz ve kimse Suudi Arabistan ile ilişkilerimizi tamamen kopartmak istemiyor ama buna bir çeşit cevap uygun olacak ve bunun hakkında konuşmaya devam edeceğiz.”

Öte yandan, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Bob Corker da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın cinayete karıştığını bildiklerini söyledi. Corker, “Oldukça eminiz ki Veliaht Prens, gazeteci cinayetine karıştı. En azından kendi yönettiği kurum bu cinayeti işlediği için sorumlu tutulmalıdır. Pire için yorgan yakmak istemiyoruz ama bir bedel ödenmelidir” dedi.

CIA’in Kaşıkçı cinayetine dair elde ettiği rapora da atıfta bulunan Corker, Beyaz Saray’ın gerekli adımları atmadığı taktirde Kongrenin atacağını ama Beyaz Saray’ın Senatonun bu konuda yasa geçirmesini beklemek yerine hemen harekete geçmesinin daha iyi olacağını kaydetti.


Fotoğraf: AA

SELMAN YOĞUN PROTESTOLARA RAĞMEN TUNUS’TA

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Tunus Cumhurbaşkanı El-Baci Kaid es-Sibsi ile başkent Tunus’taki Kartaca Sarayı’nda bir araya geldi. Bin Selman, Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından ilk yurt dışı turu kapsamında Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’ın ardından, kitle örgütleri ve halkın yoğun protestolarının gölgesinde Tunus’a gitti.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın haberine göre, Veliaht Prens bin Selman’ı havalimanında Tunus Cumhurbaşkanı El-Baci Kaid es-Sibsi karşıladı. Sibsi ve bin Selman daha sonra Kartaca Sarayı’nda bir araya geldi. Başkent Tunus’un merkezindeki Habib Burgiba Caddesi’nde toplanan yüzlerce gösterici, ziyaretine saatler kala bin Selman’ı protesto etti. Tunus Ulusal Gazeteciler Sendikası Başkanı Naci Bağuri, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Kaşıkçı’nın kanı henüz kurumadı. Katil (Muhammed) bin Selman, demokratik “Geçiş ülkesi Tunus’ta istenmiyor” ifadelerini kullanmıştı.


KAŞIKÇI DERNEĞİNDEN G20 ÜYELERİNE SELMAN UYARISI

Dünya Çapında Cemal Kaşıkçı Dostları Derneği, Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Arjantin’deki G20 zirvesine katılacak olmasını eleştirerek, G20’nin diğer üyelerine bin Selman’ın katılımını reddetme çağrısı yaptı.

Suudi Arabistan’ın İstanbul Konsolosluğunda öldürülen Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın onuruna kurulan dernek, Suudi Veliaht Prensin G20 zirvesine katılımına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bin Selman’ın zirveye katılımını, “Diğer G20 üyelerinin yanı sıra G20’nin özgürlük ve insan haklarını destekleyen ilkelerine ve yaşam hakkına saplanan bir hançer” olarak nitelendiren dernek, Suudi Arabistan’ın zirveye katılmasını değil, Gazeteci Kaşıkçı cinayetinin emrini vermekle suçlanan Veliaht Prens bin Selman tarafından temsil edilmesine karşı çıktıklarını vurguladı.


Fotoğraf: AA

KAŞIKÇI CİNAYETİ SUUDİ HANEDANINDAKİ İKTİDAR SAVAŞININ SONUCU

ABD Washington Post gazetesinden David Ignatius, Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin arka planında Suudi kraliyet ailesi içinde yaşanan çatışma ve düşmanlıkların olduğunu savundu:

“Krallığın ana müttefiki olarak ABD, bu aile çatışmasını Suudi Arabistan’a ve dünyaya daha fazla zarar vermeden yatıştırmak zorundadır.”

ABD Washington Post gazetesinde, Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin arka planında Suudi Kraliyet ailesi içinde yaşanan çatışma ve düşmanlıkların olduğu iddia edildi.

Gazetenin kıdemli yazarlarından David Ignatius, “Kaşıkçı cinayetinde Suudi ailesi içindeki kıyasıya düşmanlığın kökleri var” başlıklı makalesinde, “Cemal Kaşıkçı’nın acımasız cinayetinin arkasında, Suudi kraliyet ailesi içinde Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın paranoya ve pervasızlığını besleyen bir güç mücadelesi yatıyor” ifadelerini kullandı.

Suudi Kral Abdullah’ın Ocak 2015’teki ölümünden sonra hanedan içinde iktidarı ele geçirme savaşının başladığını belirten Ignatius, Kral Abdullah’ın oğlu Turki bin Abdullah yanlıları ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman yanlıları arasında yaşananların ‘casusluk romanlarını’ aratmayacak düzeyde olduğunu vurguladı.

HANEDAN İÇİNDEKİ ÖFKE GİRDABI KAŞIKÇI’YI İÇİNE ÇEKTİ

Ignatius, ülkede önde gelen Suudiler ile Suudi Arabistan konusunda uzman Amerikalı ve Avrupalı kaynaklara dayandırdığını belirttiği makalesinde, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın iktidarı ele geçirdikten sonra düşman olarak gördüklerine karşı gittikçe gergin ve saldırgan tutum takındığını, yurt içi ve yurt dışındaki muhaliflerin kaçırılarak gizli bölgelerde işkence ile sorgulandığını savundu.

Hanedan içindeki bu kanunsuzluk ve öfke girdabının Kaşıkçı’yı da içine çektiğini belirten Ignatius, şöyle devam etti:

“İstihbarat bulgularını gözden geçiren ABD ve Suudi uzmanlarının temel noktası şu: Kaşıkçı, Riyad’daki kraliyet tarafından gönderilen, 18 ay önce oluşturulmuş hızlı aksiyon yeteneği bulunan bir ekip tarafından öldürüldü. Kasıkçı’nın kışkırtıcı gazeteciliği, Katar’a ve Türkiye’ye olan bağları, gittikçe otokratikleşen Veliaht Prensi kızdırıyordu ve Temmuz 2018’de (Kaşıkçı’nın) ‘geri getirilmesi’ emrini verdi. ABD istihbaratı, üç ay sonra Kaşıkçı’nın İstanbul’da kaybolmasına kadar bunu tam anlamadı.”

KUSHNER’İN ZİYARETİNDEN SONRA MUHALİFLERE BASKILAR ARTTI

ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı ve Başdanışmanı Jared Kushner’in Ekim 2017’de bin Selman’a yaptığı içeriği gizli özel bir ziyaretin ardından Veliaht Prensin muhaliflere karşı baskıları artırdığı, 200’den fazla Suudi prens ile iş adamının Riyad’daki Ritz Carlton Oteline hapsedildiği hatırlatılan makalede, bin Selman’ın düşman listesinin en başında ise Turki bin Abdullah’ın yer aldığı, bin Abdullah’a en yakın isimlerden Askeri Danışmanı General Ali el Kahtani’nin de gözaltında tutulduğu sırada öldüğüne işaret edildi.

Makalede, bin Selman’ın ABD’yi ilk defa Obama yönetimi sırasında ziyaret ettiği, enerjisi ve reformcu fikirleri nedeniyle Washington’da kendisine yönelim olduğu kaydedildi.

Ignatius, diğer yandan bin Selman’ın muhalifi Turki bin Abdullah yanlılarının da Asya ülkelerinde önemli bağlantılar sağladığı ve bunların bin Selman’ın reform gündemini rahatsız ettiğini belirtti.

Makalede, Kral Abdullah’ın oğlu Turki bin Abdullah’ın yakın çevresinden Ubeyd adlı iş adamının Çin’de Veliaht Prensin ekonomik söylemlerine aykırı temaslarda bulunmasından dolayı Suudi istihbaratı yetkililerince Çin makamlarına hakkında ‘Pakistanlı teröristleri finanse eden iş adamı’ ihbarı yapılarak ülkeye geri getirilmeye çalışıldığı ancak bu operasyonun Çin devletine karşı ‘Utanç verici bir başarısızlıkla’ sonuçlandığı kaydedildi.

Aile içindeki bu çekişmelerin Kaşıkçı’nın ölümüne götüren bir paranoyak zihniyeti beslediğini ifade eden Ignatius, Ubeyd’in Çin’den kaçırılma girişiminin Kaşıkçı’nın İstanbul’daki durumuna benzediğini savundu.

‘BİN SELMAN, SADDAM HÜSEYİN’İN GÜNLERİNİ HATIRLATIYOR’

Bin Selman’ın bu operasyonlarda direkt müdahalesine yönelik şu ana kadar ‘kesin bir delil’ bulunamadığını savunan yazar, Ubeyd ve Kaşıkçı operasyonlarının kraliyet içinde özel bir hücre yapı tarafından organize edilmiş olabileceğini iddia etti. (DIŞ HABERLER)

ÖNCEKİ HABER

HDP'li Çepni Enerji bakanına Greenpeace'in Kisir raporunu sordu

SONRAKİ HABER

Sezai Temelli: Kentlerimize ve sandıklarımıza sahip çıkacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa