28 Kasım 2018 11:10
Son Düzenlenme Tarihi: 28 Kasım 2018 20:45

Tahir Elçi öldürülüşünün 3. yılında anıldı: Takipçisiyiz

Diyarbakır Barosu başkanıyken öldürülen Tahir Elçi, ölümünün üçüncü yılında vurulduğu yerde anıldı, Ankara'da ise avukatlara polis saldırdı.

Tahir Elçi öldürülüşünün 3. yılında anıldı: Takipçisiyiz

Fotoğraf: Fırat Topal/EVRENSEL

Paylaş

Sur’da Dört Ayaklı Minare önünde vurularak öldürülen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, ölüm yıl dönümünde vurulduğu yerde anıldı. Ankara'da ise avukatlara polis saldırdı.

Diyarbakır'daki anma etkinliğine eşi Türkan Elçi, Bölge Baroları, İzmir Barosu Başkanı, Ankara Barosu yöneticileri, CHP ve HDP milletvekilleri, TBB yönetim kurulu üyeleri yanı sıra avukatlar cübbeleri ile katıldı. Anma etkinliği kapsamında Diyarbakır Adliyesi önünde toplanarak Dört Ayaklı Minare’ye yürüyen avukatlar, Dört Ayaklı Minare’nin önünde Tahir Elçi’nin vurulmadan önce yaptığı açıklamasını dinledikten sonra basın açıklaması gerçekleştirdi. 

‘TEK BİR ADIM GERİ ATMADI’

Fotoğraf: Fırat Topal/EVRENSEL

Açıklamayı yapan Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın, her şeyin Tahir Elçi vurulmadan önce çıktığı bir TV programında lince uğramasıyla başladığını ifade ederek, “Üç yıl önce bir tv programında başladı her şey. Söylediği bir cümle, şer odaklarını rahatsız etti. Önce ifadeye çağırdılar Tahir başkanı. Tahir Elçi hakkında yakalama kararı çıkardılar.  O, Botan halkına mahsus mağrurluk ile karşıladı yakalama kararını. Buyurun gelin dedi ve yüzlerce yoldaşının yanından alıp götürdüler Tahir’i.  “Ben görüşlerimi ifade ettim” dedi ama tek bir adım geri atmadı. Hemen arkasından sekiz sütuna manşet ettiler onu, linç kültüründen beslenenler birbiriyle yarıştılar” dedi.

‘AYDINLATACAĞIZ DEDİLER BİR ARPA BOYU YOL GİDEMEDİLER’

Aydın, Elçi’nin soruşturma dosyasında 3 yıl geçmesine rağmen tek bir gelişmenin olmadığını, belirterek, “Dönemin iktidar sahipleri, bu cinayeti aydınlatacağız dediler. Dediler ama üç yıl oldu bir arpa boyu yol gidemediler.  3-5 kovanı bile toplayamadılar. Bazı kamera görüntüleri ortadan kayboldu, bazı kameralar bozuldu, bazı görüntüler de her nedense silindi. Teftiş kurulu tarafından hazırlanan rapor, bugüne kadar bizlerden ısrarla gizlendi ve gizlenmeye de devam ediliyor. Sözler bir kez daha tutulmadı ve failler hala aramızda dolaşmaya devam ediyor. Ama buna izin vermeyeceğiz. Tahir Elçi’nin inadı ile takip edeceğiz, soruşturacağız ve failleri yargı önüne çıkaracağız” dedi. 

‘ELÇİ ÇATIŞMALARI DURDURMAK İÇİN ÇALIŞMIŞTI’

Elçi’nin öldürülmesinden sonra Bölge illerinde şiddet sarmalının arttığına dikkat çeken Aydın, “Aylarca sokağa çıkma yasakları uygulanmış, sivil yaşamların da büyük çatışmalar yaşanmış ve ne yazık ki pek çok sivil insanın yaşamını yitirmesi ve büyük yıkımlarla sonuçlanmıştır. Sayın Elçi, bu kaotik ve karanlık dönemin daha da ağır sonuçlar yaratmaması için büyük sorumluluğumuz olduğunun altını çizmiştir. Nitekim insan hakları örgütlerine göre Silvan, Cizre, Nusaybin, Yüksekova, İdil, Şırnak, Sur’da uygulanan yasaklarda 79 çocuk, 71 kadın en az 321 sivil yaşamını yitirmiştir.  Yasaklardan bir milyon altı yüz bin kişi doğrudan etkilenmiştir. Tahir Elçi, çatışmaların başladığı zamanlarda hak ihlallerinin yaşandığı Silvan’a, Cizre’ye, Nusaybin’e çatışmaların en yoğun olduğu zamanlarda giderek hem çatışmaları durdurmak, hem de yaşananları raporlaştırmak için çalışmıştır” dedi. 

Fotoğraf: Fırat Topal/EVRENSEL

BARIŞA VE İNSAN HAKLARINA ADANAN HAYAT

Tahir Elçi’nin, toplumun her alanında yaşanan hiçbir haksızlığa karşı sessiz kalmayarak mücadele ettiğini belirten aydın, “Başkanımız; kadın cinayetlerinden, tutuklu gazetecilere, sömürülen işçi sınıfından, cezaevinde yaşanan hak ihlallerine, çocuk haklarından, mülteci sorununa kadar, her alanda temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, insanların daha demokratik daha adil ve daha özgür şartlarda yaşaması için çalışmalar yürütmüştür.

Hayatını barışa ve insan hakları mücadelesine adadı. Devlet; Tahir Elçi gibi binlerce faili meçhul cinayet ve zorla kaybetme olayının faillerini bulmak ve yargı önüne çıkarmak yerine, yıllardır yakınlarının akıbetini öğrenmek isteyen Cumartesi Annelerinin haklı, meşru ve yasal eylemlerini engelleyerek bu konudaki niyetini ve tarafını belli etmiştir. Aradan kaç yıl geçerse geçsin faillerini bulma mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz ve seni asla unutmayacağız” dedi. 

Açıklamanın ardından Tahir Elçi’nin vurulduğu yere avukatlar karanfil bıraktı. (Diyarbakır/EVRENSEL)


‘BARIŞ VE ADALET ELÇİSİ TAHİR ELÇİ'Yİ UNUTMAYACAĞIZ’

Fotoğraf: Evrensel

Tahir Elçi İstanbul Bakırköy Adliyesi önünde de anıldı. Açıklamayı ÖHP yöneticisi Av. Pınar Konak okudu.

Elçi'ye sıkılan kurşunların adım adım ilerleyen planın sadece son aşaması olduğunu ifade eden Konak; “Katıldığı bir televizyon programında başlatılan linç kampanyasıyla hedef gösterilen Elçi hakkında önce soruşturma, sonrasında da ceza davası açılmıştı. Yıllardır hak, özgürlük ve adalet mücadelesi veren Tahir Elçi'ye yargı aracılığıyla diz çöktürmek istediler. Yaşamı boyunca hiçbir baskıya ve zulme boyun eğmeyen Tahir Elçi, bu hukuk dışı yargısal linç pratiğine de boyun eğmedi, düşüncelerinden taviz vermedi” dedi.

Tahir Elçi’nin, Diyarbakır Baro başkanı sıfatıyla açıklama yaptığı sırada, devlet gözetiminde katledildiğini söyleyen Konak “Cinayetin delilleri devlet gözetiminde karartıldı. İnsanların ölmemesi, kardeşçe yaşanacak bir ülke hayaliyle toplumsal barışı savunan bir insan hakları savunucusu, savunma kurumu Diyarbakır Barosu Başkanı olan Tahir Elçi'nin sesi; savaş çığırtkanları tarafından susturuldu. Tahir Elçi cinayetinin faili bellidir. Medya ve yargı eliyle başlatılan linç pratiği tıpkı Hrant Dink cinayeti ve benzerlerinde olduğu gibi fiziki yok etme ile tamamlanmıştır” diye konuştu.

Tahir Elçi'nın düşünceleri sebebiyle derhal iddianame hazırlayanlar, Elçi'yi katledenler hakkında 3 yıldır hiçbir şey yapmadığını belirten Konak şunları söyledi:

“Soruşturma dosyası hakkında gizlilik kararı alanlar, cinayeti faili meçhul bırakma çabasındalar. Siyasi cinayetlerde failin meçhul bırakılması da yine bir devlet dersidir. Ancak bu dersi kabul etmeyeceğiz. Meslektaşımız, dostumuz Tahir Elçi sen rahat uyu, mücadelen mücadelemizdir. Mücadele bayrağını senden devraldık ve daha da yükseğe taşıyacağız. Katillerini yargı önüne çıkartıp, gerektiği gibi cezalandırılana kadar hiç rahat uyumayacağız.”

Açıklamaya Adalet için Hukukçular, Birleşik Haziran Hareketi Hukukçuları, Çağdaş Avukatlar Grubu, Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi, Demokrasi İçin Hukukçular, Halkevleri Hukuk Dairesi, Hukukta Sol Tavır Derneği, Kartal Hukukçular Derneği, Katılımcı Avukatlar, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar, Özgürlükçü Hukukçular Platformu, Sosyal Hukuk grupları katıldı. (İstanbul/EVRENSEL)


ANKARA’DA TAHİR ELÇİ'Yİ ANMAK İSTEYEN AVUKATLARA POLİS SALDIRDI

Fotoğraf: Evrensel

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledilişinin 3. yıldönümü nedeniyle Ankara Adliyesi önünde basın açıklama yapmak isteyen Özgürlükçü Çağdaş Avukatlara polis saldırdı. 

Polis, Valilik kararını gerekçe göstererek avukatların Ankara Adliyesi önünde açıklama yapmalarına izin vermeyeceğini söyledi. Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan’ın görüşmesi de olumsuz sonuçlandı. Avukatları çembere alan güvenlik güçleri avukatlara saldırarak ite kaka Ankara Adliyesi’nin içerisine sürükledi. ‘Açıklamayı kapalı alanda yapın’ demesine rağmen polis, Adliye içerisinde de saldırısını sürdürdü. Avukatlar açıklamayı adliye içerisinde bulunan Ankara Barosu’nun bürosu önünde yaptı. Avukatlar “Tahir Elçi Onurumuzdur” sloganlarıyla ve alkışlarla Elçi’nin adalet mücadelesini sürdüreceklerini vurguladı.

'ELÇİ’NİN MÜCADELESİNİ SÜRDÜRECEĞİZ'

Açıklamayı yapan Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Murat Yılmaz, kendilerine yönelik polis müdahalesine tepki gösterdi. Yılmaz şunları söyledi: “Koridora çevik çekerek, bizleri almaya çalışarak, bizi tekmelediler. Baromuzun önüne geldiğimizde de saldırılarını sürdürdüler. Mesele biz muhalif avukatların ve baronun tavrı. Tahir Elçi’nin anılması ve biz avukatların bir şeylere ses çıkarmamız istenmiyor” dedi. Yılmaz, avukatların gözaltılarla, tutuklamalarla, sürgünlerle, dosya yasaklamalarıyla baskı altına alınmaya devam ettiğini belirterek, “Ama biz biliyoruz ki hepimizi öldürmedikçe bu mücadele devam edecek. Elçi’nin mücadelesi mücadelemizdir” dedi.

Burada konuşan Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan da, meslektaşları Tahir Elçi’yi anmak için toplanan avukatlara polis şiddetine tepki gösterdi. 
(Ankara/EVRENSEL)


BURSA BAROSU: HALA CEVABI VERİLMEMİŞ SORULAR VAR

Bursa Barosu, Diyarbakır Barosu Başkanıyken öldürülen Tahir Elçi’yi ölümünün üçüncü yılında yazılı bir açıklama yaparak andı. Cinayetin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen etkili ve hızlı bir soruşturma yürütülemediğini ifade eden Bursa Barosu, soruşturmada bugüne kadar hiçbir ilerleme sağlanamadığını da söyledi.

‘Cinayet hangi sebeplerle aydınlatılmıyor?’ sorusunu yönelten Bursa Barosu açıklaması şöyle:
“Cinayetin ardından tam 3 yıl geçti.Tahir Elçi’nin öldürülmesiyle birlikte savunma mesleğimiz ve Diyarbakır Barosu, çok değerli bir parçasını kaybetmiş oldu. Soruşturmanın devam ettiği bu süreçte 4 savcı ve 2 başsavcı değişmiş, vurulma anını gösteren herhangi bir görüntü kaydına ulaşılamamış, olay yerinde bulunan 30’u aşkın polisin silahlarında balistik inceleme yapılmamış, sokakta bulunan ve ateş ettiği görülen 4 polisin tanık sıfatı ile ifadesi alınmış ve fakat hiçbir şüpheli tespit edilememiştir. Karanlık odaklara hizmet eden bazı basın yayın organları da yaptıkları yayınlarla Tahir Elçi’nin sanki çatışma ortamında kalarak bir kaza kurşunu ile ölmüşçesine bir algı yaratarak soruşturmayı etkisizleştirmeye çalışmışlardır. Biz Bursa Barosu olarak, aradan geçen üç yıla rağmen Tahir Elçi cinayetinin hangi sebeplerle aydınlatılamadığını sorguluyor ve tarihsel sorumluluğumuz gereği de yetkili makamlara soruyoruz; Tahir Elçi’nin bedenini parçalayarak çıkan merminin kovanı neden bulunamadı? Olay yerinde keşif hangi nedenle ve olayın üstünden 6 aya yakın bir zaman geçtikten sonra yapıldı? Cinayetin potansiyel şüphelisi olabileceği düşünülen ve ellerinde silahla yaklaşık 50 metre ateş ederek koşan şahıslar, güvenlik güçleri tarafından nasıl etkisiz hale getirilemedi? Tahir Elçi’nin ölümüne sebebiyet veren merminin taksir ile dahi olsa, güvenlik güçlerinin silahından çıkmış olabileceği şüphesi neden değerlendirilmedi? Dosyada neden tek bir şüpheli dahi bulunmuyor? Dosyada dinlenenler hakkında, neden iletişim tespiti yapılmadı? Çevreyi gösteren güvenlik kamera kayıtlarının tümü neden toplanmadı, toplandı ise kayıtlarda tahrifat yapılıp yapılmadığı neden incelenmedi? Dosyanın potansiyel şüphelisi konumunda olduğu iddiasında bulunulan 2 kişi şu an nerede? Neden yakalanamadılar ve ifadeleri alınamadı? Soruşturma dosyası yoksa Daimi Arama ve Zamanaşımı Bürosu’na mı gönderilecek? Bu duruma göz mü yumulacak? Diyarbakır Barosu Başkanlığı’nın soruşturmanın genişletilmesi yönündeki talepleri neden karşılanmıyor?

Bu kadar uzun bir sürede, kamuoyunu tatmin edici hiçbir işlem yapılamamış olması kabul edilemez. Temel hak ve hürriyetler arasında, diğer tüm hakların kullanılabilmesinin tek koşulu olan, yaşama hakkı Anayasa’nın 17. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Tahir Elçi cinayeti adalete ve fikir özgürlüğüne yönelik bir saldırıdır. Tahir Elçi ile birlikte eşzamanlı olarak Anayasamızın 17. maddesi ve 26. maddesi de katledilmiştir. Bilinmelidir ki bu dava, kalbinde sevgiyi yaşatan herkesin davasıdır. Tahir Elçi, “silahlar sussun” dedi, susmadı. “Şiddet son bulsun” dedi bulmadı. “Ölümler olmasın” dedi, Tahir Elçi’yi vurdular. Adaletin er geç yerini bulacağına, katillerin hakettikleri cezayı alacaklarına, yine barışın, kardeşliğin ve hukukun üstünlüğü ilkesinin kazanacağına inancımız sonsuz. Bursa Barosu olarak Tahir Elçi’nin acılı eşine, 2 çocuğuna ve tüm sevenlerine bir kez daha başsağlığı diliyoruz.” (Bursa/EVRENSEL)​​​​​​


HDP: CİNAYETİN AYDINLATILMAMASI YARGININ AYIBIDIR

Halkların Demokratik Partisi (HDP öldürülmesi üzerinden 3 yıl geçen Tahir Elçi’ye dair yazılı açıklama yaptı.  Elçi’nin cinayetine ilişkin soruşturmada, yetkililerin kayıtsızlığı ciddiyetsizliğinin ilk günden bu yana devam ettiği belirtilen açıklamada, “Türkiye halklarının ve tüm demokrasi güçlerinin vicdanını yaralayan bu cinayet açığa kavuşturulmadığı sürece, toplumsal barış ve adaletin sağlanması için adım atılmıyor demektir. Tahir Elçi için adalet sağlanıncaya değin, bu davanın takipçisi olacak ve görevini yerine getirmekten imtina eden tüm iktidar odaklarını ve yargıyı ifşa etmeye, sorumlu tutmaya devam edeceğiz” dedi.

İHD: TAHİR ELÇİ’Yİ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi öldürülmesi üzerinden 3 yıl geçen Tahir Elçi’ye dair yazılı açıklama yaptı.  Elçi’nin katillerinin halen bulunmadığı hatırlatılan açıklamada, “Faili meçhul siyasi cinayetlere, gözaltında kayıplara, cezasızlığa ve savaşın yarattığı yıkıma karşı mücadele eden Tahir Elçi’nin katli de faili meçhul bırakılmak isteniyor” denildi. İHD yaptığı açıklamada, “İnsan hakları savunucuları olarak; buna izin vermeyeceğiz. Tahir Elçi’nin katilleri bulunup cezalandırılıncaya kadar olayın takipçisi olacağız” dedi. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Asgari Ücret Tespit Komisyonu 6 Aralık'ta toplanıyor

SONRAKİ HABER

DİSK: Asgari ücret tespitinde TÜİK raporu baz alınsın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa