Kuzey Kafkas sahillerinin kavşak noktası: Tuapse

Fotoğraf: Okay Deprem/Evrensel

Kuzey Kafkas sahillerinin kavşak noktası: Tuapse

Okay Deprem ormanın ortasında, bozulmamış dokusuyla dikkat çeken Tuapse'yi yazdı.

Okay DEPREM

Novorossisyk’ten Gelencik’e, Gelencik’ten de Tuapse’ye kadar; Rusya Kafkasyası’nın sahil yolları inanılmayacak kadar keskin, virajlı ve de kısa mesafelerde yükseklik farkları çok değişken. Bundan dolayı kuş uçuşu mütevazı uzaklıkları araç ile katetmek bazen saatleri bulabiliyor. Buna bir de yaz aylarında (Rusların tabiriyle ‘sezonda’) adeta tüm Rusya’nın buralara aktığı düşünülürse; ortaya, yol boyunca vasıta ve insan trafiğinin sabahtan gece geç saatlere kadar bitmek bilmediği bir manzara çıkmış oluyor. 

Söz konusu şehirler arası kara yolu, sahile paralel ve yakın, nispeten seyrek geçiyor. Bunun temel nedeni de, arter vaktiyle inşa edilirken buraların olağanüstü tabiatını azami derecede koruma iradesinin gösterilmesi. Ta o zamanlardan yani 19’uncu yüzyıl sonları ile 20’nci asır başlarından günümüze kadar kimsenin de aklına denize sıfır bir yol, hatta otoban inşa etmek gelmemiş!.. Bunun arka planındaki sebeplerden birisi de; yol ile deniz arasında kalan onlarca hatta yüzlerce hektarlık arazilerde dev Sovyet sanatoryumlarının, sağlık ve dinlenme tesislerinin yer alıyor oluşu.

ADIGE HALKININ ŞAPSIĞ KOLUNUN ANA YURDU

Tuapse de, Gelencik gibi Kuzey Batı Kafkas Dağlarının denize doğru süzülen eteklerinde kurulmuş ufak bir kent. Kuzey yönünden Gagarin Caddesi üstünden deniz boyunca gelindiğinde karşınıza ilk olarak büyük liman kompleksi çıkıyor. Altmış binden biraz fazla bir nüfusa sahip Tuapse’nin ismi de Çerkesceden geliyor, daha somut ifadeyle Adıge halkının bir kolu olan Şapsığlardan (Şapsığ Lehçesi). 

Eski ticaret limanının varlığından dolayı çok güzel sayılamayacak plaj şeridi bir yana, transit devam eden kara yolunun hemen iç tarafında Tuapse şehrinin çeperi başlıyor. Burada bizleri öncelikle büyük bir meydan karşılıyor. Ortasında “Sovyet İktidarı İçin Çarpışanlara”, yani İç Savaş kahramanlarına adanan yüksekçe bir dikilitaşın yer aldığı dev meydanın diğer köşesinde ise, istisnasız her kentte olduğu üzere Anayurt Savaşı anıt parkı bulunuyor. Alanın bir diğer tarafında ise oldukça albenili bir yapı dikkati çekiyor. Yakından dikkatlice bakıldığında, ilk kez gördüğüm kategoride bir eseri fark etmiş oluyorum: “Denizciler Kültür Sarayı”. Yapıldığı yılın dönemi tahmin edileceği gibi; 1937. Hemen yanında ise nüfusu topu topu birkaç on bini ancak bulan bir yerleşim yerinin çocuk-kukla tiyatrosu boy gösteriyor. Uygarlık ve kültür işte böyle bir şey...

Fotoğraf: Okay Deprem/Evrensel

ORMANIN ORTASINDA, BOZULMAMIŞ DOKUSUYLA YAŞANILASI BİR YER

Tuapse’nin merkezi hayli ufak ancak bir o kadar da göze hitap eden yemyeşil bir görünüm arz ediyor. Şehrin kalbi Tuapse Nehri, kanalları ve demir yolunca bölünürken, kent çekirdeği birkaç ana bulvar, cadde ve de onları kesen dar sokak ve trafiğe kapalı yollardan meydana geliyor. Karl Marx Caddesi bunların en gözdelerinden. Ortasında iki sıra halinde çınar ağaçlarının ve aralarında geniş bir yaya yolunun aktığı bulvar, gündelik sokak hayatının nabzının attığı yerlerden. Karl Marx Caddesi, Lenin’in yüksek bir kaide üzerinde yükselen beyaz renkli heykeline ev sahipliği yapan meydanımsı bir kavşağa açılırken, burdan sonra ise; bir-iki katlı rengarenk tarihi evlerin süslediği ensiz sokaklar farklı kollar halinde yukarıya doğru seyrediyor. 

İkinci Dünya Savaşı’nda Almanların Kuzey Batı Kafkas Cephesinde ulaşabildiği son bölge olan Tuapse de çarpışmalardan ciddi oranda etkilenirken, yıkılan konutların yerine yapılan Stalinkalar kent harmonisinin önemli ölçüde muhafaza edilebilmesini sağlamış. Batareyka Dağı’nda Kızıl Ordu neferleri için dikilmiş ve halkın ziyaretine açık bir de abide bulunuyor. Şehrin merkezi ve çevresinde yüksek binaya rastlanmazken, Tuapse üç tarafı da ormanlarla kaplı. Gür orman örtüsü şehrin doğal yeşilliği ile birleşiyor. 

BİR PETROL VE DOĞAL GAZ LİMANI 

Tuapse şehri, dağlara doğru yani doğu yönünde, adını aldığı akarsuyun oluşturduğu kocaman bir vadinin başladığı yerde sona eriyor. Soçi’nin Lazarev Bölgesi istikametinde yol almak üzere kentten ayrılırken, petrol ve gaz zengini Rusya Federasyonunun bu enerji kaynaklarının Karadeniz üzerinden Batı’ya nerelerden nakledildiğini, bu maksatla ne ölçekte devasa tesislerin bina edildiği ve halen de geliştiriliyor olduğunun bir örneğine tanık oluyoruz. Rus devlet tekeli RosNeft’in petrol arıtma ve işleme rafinerileri uzanıyor vadi boyunca. İşte kuzeydeki Novorossiysk ile birlikte, Rusya’nın doğudan batıya taşınan petrol ve gazının ihraç edildiği iki stratejik liman ve bununla bağlantılı hinterlandın birisi bu topraklarda uzanıyor. Bu arada anımsatmakta fayda var ki Birinci Cihan Harbi’nde meşhur Yavuz Zırhlısı’nın bombaladığı limanlardan birisi de Tuapse’dir. Zamanın efsanevi Lenin Kolhozu başta olmak üzere sayısız fabrika doksanlar ve sonrasında kapanırken, günümüzde kentin temel gelir kaynakları petrol-kömür ihracı, liman, nakliyat ve de deniz-dağ/doğa turizmi. 2008’de ülkenin pek çok yerleşim noktası gibi Tuapse de “Askeri Zafer Şehri” payesine layık görülecektir.  

Fotoğraf: Okay Deprem/Evrensel

Fotoğraf: Okay Deprem/Evrensel

www.evrensel.net