22 Kasım 2018 12:00

Avrupa Birliği'nden 'Demirtaş serbest bırakılmalı' mesajı

AB ile Diyalog Toplantısında konuşan AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Mogherini, AİHM kararına değinerek 'Demirtaş'ın bırakılmasını umuyoruz' dedi.

Fotoğraf: Cem Özdel/AA

Paylaş

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog Toplantısı kapsamında düzenlenen basın toplantısında, AB sürecine ilişkin, "Türkiye'yi dışlayan, aday ülke olduğunu inkar eden açıklamaların faydası yoktur." dedi. Çavuşoğlu, "Avrupa Birliği üyesi ülkelerden terörle mücadelemize daha fazla destek bekliyoruz." diye konuştu. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ise "Türkiye'nin refah içinde demokratik bir ülke olmasını istiyoruz" ifadesini kullandı. AİHM kararına değinen Mogherini, “Demirtaş’ın serbest bırakılmasını umuyoruz” dedi.

Çavuşoğlu, "Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog Toplantısı" vesilesiyle Ankara'da bulunan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn ile ortak basın toplantısı düzenledi.

AA'nın haberine göre toplantının birinci oturumunun tamamlandığını, çalışma yemeğinde de bölgesel konuları değerlendireceklerini belirten Çavuşoğlu, "Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog Toplantılarının iki amacı var. Birincisi AB ile ilişkilerimizin her boyutunu birlikte değerlendirmek, ikincisi ise bölgesel konularda, güvenlik ve dış politikalarımızda görüş alışverişinde bulunmaktır." diye konuştu.

Türkiye'nin AB'ye aday ülke olarak tam üyeliği hedeflediğini söyleyen Çavuşoğlu, "Karşımıza siyasi engeller çıkarılmamalı. Türkiye'yi dışlayan, aday ülke olduğunu inkar eden açıklamaların faydası yoktur." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, "ortaya çıkarılan siyasi engellerin AB'nin büyümesine, refahına ve siyasi istikrarına engel getirdiğini" belirtti.

"Hem Türkiye'nin, hem de AB ülkelerinin geçen yıllarda terör saldırılarına maruz kaldığını" belirten Çavuşoğlu, "Yabancı terörist savaşçılar konusunda ve bölgedeki terörü besleyen unsurlar dahil her alanda AB ile yakın iş birliği içinde olunmasının her iki tarafın da yararına olduğunu" söyledi.

Çavuşoğlu, "Avrupa Birliği üyesi ülkelerden terörle mücadelemize daha somut destek bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

FEDERİCA MOGHERİNİ'NIN KONUŞMASI

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, toplantının olumlu, yapıcı, verimli ve dürüst geçtiğini söyledi.

Türkiye'nin AB'ye aday ülke ve önemli bir stratejik ortağı olduğunu belirten Mogherini, iki tarafın ilişkilerinin AB, Türkiye, bölge ve küresel dış politika için son derece önemli olduğunu anlattı.

Yoğun gündemi bulunan toplantıda yapıcı ve açık şekilde ortak bakış açısının bulunduğu konular ve farklı fikirlere sahip oldukları meseleleri görüştüklerini aktaran Mogherini, şöyle konuştu:

"Türkiye ve kişisel olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib konusundaki mutabakatın müzakeresi ve uygulanması konusunda kritik rol oynadı. Suriye'deki ortak çalışmalarımız konusunda diyaloğun gelecek oturumunda konuşacağız. Ama şimdiden söylemek isterim ki mutabakat ve bunun uygulanması, büyük bir insani bir krizin önlenmesine yardım edilmesi ve krizin çözülmesi noktasında siyasi perspektifin önünün açılması hususunda kritik rol oynadı. Dolayısıyla Türkiye'nin bu bağlamdaki rolünün kamusal olarak tanınması noktasıyla başlamak istiyoruz."

"AB'nin Türkiye'nin 4 milyondan fazla göçmene ev sahipliği yapması ve ihtiyaçlarının karşılanması noktasında eşi benzeri görülmemiş çabalarına son derece saygı duyduğunu" ve Türkiye'yi bu konuda desteklemeye devam edeceğini belirten Mogherini, "Ortak bölgedeki insan hayatı söz konusu olduğunda Türkiye ve AB ortaklığıyla iş birliğinin kritik önem taşıdığını" söyledi.

Taraflar arasındaki düzenli diyalog ve iş birliğinin Suriye, Irak, İran'la nükleer anlaşmanın korunması, Ortadoğu Barış Süreci, Kudüs'ün statüsü, Balkanlar, Libya ve Körfez gibi konularda vazgeçilmez olduğunu belirten Mogherini, bu meselelerde yakın çalışmanın hem iki tarafın vatandaşları hem de bölge ve dünyanın çıkarına olacağını bildirdi.

'AB, MÜREFFEH, DEMOKRATİK TÜRKİYE İSTİYOR'

Türkiye'nin AB'yle ilişkileriyle ilgili olarak Mogherini, şunları söyledi:

"Türk hükümetinin AB'yle ilişkileri güçlendirmeye ilişkin aldığı kararı memnuniyetle karşılıyoruz. Ayrıca Reform Eylem Grubu'yla ilgili son açıklamaları da gördük, Aralık ayında tekrar toplanacak. Bu konuda çok net olmak istiyorum ki AB, güçlü bir Türkiye ve Türkiye'yle güçlü bir iş birliği istiyor. Bu bizim hedefimiz ve birlikte üzerinde çalıştığımız bir şey. Türkiye'nin her ikimiz için de stratejik önem taşıyan ve jeopolitik olarak son derece karmaşık bir bölgede el ele birlikte çalışabileceğimiz istikrarlı, müreffeh, demokratik bir komşu olmasını istiyoruz."

Türkiye ile AB'nin güvenlik, terörle mücadele, bölgedeki barış ve istikrar konusunda ortak olduklarını aktaran Mogherini, daha güçlü bir Türkiye'nin de hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı temelinde ve temel özgürlüklere tam saygı duyulan demokratik bir Türkiye demek olduğunu vurguladı.

"Türkiye'nin sağlıklı ve birleşik bir Türk toplumu, özgür basın ve sivil toplumla karar alıcılar arasında sistematik açık diyalogla daha güçlü olacağını" dile getiren Mogherini, "bazı akademisyen ve sivil toplum temsilcilerinin gözaltına alınmasından endişe duyduklarını" hatırlattı.

Mogherini, Türkiye'yle enerji, ulaşım ve ekonomi gibi hem taraflar hem de bölge için son derece önemli meselelerde iş birliğini sürdürmek istediklerini anlattı.

'KAŞIKÇI CİNAYETİNİN GERÇEK SORUMLULARI HESAP VERMELİ'

Suudi Arabistan'ın İstanbul'daki Başkonsolosluğu'nda öldürülen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin uluslararası soruşturma başlatılması ve sanıkların Türkiye'de yargılanması yönündeki çağrılarla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine Mogherini, bu konuda AB'nin pozisyonunun başından çok net olduğunu söyledi.

Her zaman tamamen şeffaf ve güvenilir bir soruşturma çağrısı yaptıklarını vurgulayan Mogherini, şu ifadeleri kullandı:

"Bu korkunç cinayetin sorumlularının, gerçekten sorumlu olanların hesap vermesi gerekiyor. Bizim için, AB'nin hesap verme zorunluluğu intikam anlamına gelmiyor. Şunun altını çizmek istiyorum ki başından beri her türlü ölüm cezası uygulamasına karşıyız ve karşı olmaya da devam edeceğiz. Ama yargı sistemimizin prensip, değer ve uygulamalarıyla uyumlu olarak tam, şeffaf ve adil bir soruşturmanın yürütülmesini bekliyoruz."

DEMİRTAŞ YORUMU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AİHM'in (eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin) Demirtaş kararına ilişkin bunların bir bağlayıcılığı olmadığı şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Mogherini, Türkiye'den mahkeme kararlarını takip etmesini beklediklerini kaydetti.

AB ve üye ülkelerin hukukun üstünlüğü, temel özgürlükler ve insan hakları gibi konularda Avrupa Konseyi standartları doğrultusunda somut adımlar görmek istediğini anlatan Mogherini, bugünkü dünyada AB'den daha güvenilir ve öngörülebilir bir ortak bulmanın zor olduğunu sözlerine ekledi.

JOHANNES HAHN'IN KONUŞMASI

Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden sorumlu Avrupa Birliği (AB) Komiseri Johannes Hahn, "AB'nin Suriyeliler için Türkiye'ye sağladığı maddi desteğin etkin şekilde kullanıldığından eminiz." dedi.

"Türkiye ile AB'nin çok yakın komşu olduğunun" altını çizen Hahn, taraflar arasındaki istikrarlı ve yapıcı görüşmelerin önemine işaret etti.

Hahn, "Son iki yılda ilişkilerimiz her zaman kolay olmadı ancak siyasi ve teknik düzeyde ilişkilerimizi yönettik." ifadesini kullanarak, taraflar arasındaki ortak menfaat alanlarına vurgu yaptı.

Güvenlik, ekonomi, enerji ve turizm gibi geniş bir yelpazede kurulan bağları hatırlatan Hahn, Avrupa iş dünyasının Türkiye'deki iş ilişkilerinde oynadığı kilit rolü vurguladı.

Hahn, bölgede istikrara katkı sağlayacak her türlü faaliyeti desteklediklerini belirterek, Türkiye'de geçen hafta bazı sivil toplum temsilcileri ve akademisyenlerin gözaltına alınmasına ilişkin "kaygılarını" dile getirdi.

İlişkilerdeki gelişmeyi en üst düzeye çıkarmak için yakın diyaloğu sürdürmeleri gerektiğini aktaran Hahn, Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi konusunda da "Bu, her iki tarafın menfaatine olacak." değerlendirmesini yaptı.

Hahn, göçe ilişkin Türkiye'nin çalışmalarının her iki taraf için de başarılı olduğu değerlendirmesini yaparak, "AB'nin Suriyeliler için Türkiye'ye sağladığı maddi desteğin etkin şekilde kullanıldığından eminiz." dedi.

Türkiye'nin AB'nin en büyük ilk altı ticaret ortağından biri olduğunun altın çizen Hahn, Avrupa'nın da Türkiye'deki en büyük yabancı yatırımcı konumunda yer aldığını dile getirdi.

'YENİ BİR FASILIN AÇILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL'

Hahn, bir gazetecinin, "Türkiye'de AB'ye üyelik konusunda oluşan hayal kırıklığı noktasında Türkiye'yi eleştirmek dışında öz eleştiri yapıp yapmadıklarına" ilişkin sorusuna, şu an için yeni bir fasılın açılmasının söz konusu olmadığı cevabını verdi.

Türkiye-AB ilişkilerinin güçlendirilmesi konusunda çaba sarf ettiklerini savunan Hahn, "Değer temelli bir yaklaşımımız var. Gerçekçi hedeflerimiz var. Vizyonumuzu gözden kaçırmamak lazım. Somut sonuçlar alınması gerekiyor." diye konuştu.

Hahn, ekonomik iş birliği, göç, güvenlik, enerji ve çevre konularına işaret ederek, tüm bu başlıklar altında daha yakın bir iş birliği geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı.

Hahn, "AB Sayıştayı, bizi parayı çok çabuk harcadığımız noktasında eleştiriyor. Türkiye tarafından ise uygulamaların geciktiği noktasında eleştiri alıyoruz ancak Türkiye'ye yönelik 6 milyar avroluk taahhüdün ikinci kısmının uygulanmasında herhangi bir gecikme olmayacaktır." yorumunu yaptı.

Vize serbestisi konusunda görüşmelerin ivme kazandığını da belirten Hahn, Türkiye'nin AB hedefleri noktasında yapıcı tutumunun gelecek için önlerini açacağını ifade etti. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

CHP Lideri Kılıçdaroğlu Türk-İş'i ziyaret etti

SONRAKİ HABER

Emek ve Demokrasi Güçlerinden iki çocuğun öldüğü patlama ile ilgili açıklama

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa