21 Kasım 2018 21:57

Midyat'taki kamptan sürülen Ezidi aileler: Nereye gideriz bilmiyoruz

Midyat’ta kaldıkları kampın kapatılması üzerine can güvenliği endişesiyle Midyat'ta kalmaya devam eden Ezidi aileler zor koşullarda yaşıyor.

Fotoğraf: MA

Paylaş

IŞİD saldırısı sonrası yerleştirildikleri Midyat’taki kampın kapatılması üzerine kimi Êzidî aileler, ilçede kalmaya devam etti. Bunlardan iki kardeş zor bela buldukları 2 gözlü evde 12 kişi yaşamaya çalışıyorlar. Düşük ücretle bir iş bulan Smail Milko, “Ne zamana kadar burada kalacağız, buradan sonra nereye gideceğiz bilmiyoruz” dedi. Nura Hêsen ise, “Kampta en azından diğer Êzidî aileler ile birbirimize yardım edebiliyorduk. Ama şimdi hepimiz bir yere savrulduk” dedi.

Şengal’e 2014 yılında IŞİD’in saldırması üzerine Türkiye’ye gelen 4 bini aşkın Êzidî, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine bağlı bağlı Fidanlık Kampı’na yerleştirilmişti. Ancak belediyeye kayyım atanması sonrası kamp boşaltılarak buradaki aileler Mardin’in Midyat ilçesinde bulunan AFAD kampına yerleştirilmişti. Ancak kamp, geçtiğimiz ağustos ayı içinde İçişleri Bakanlığına bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından kapatıldı.

Mezopotamya Ajansında Ahmet Kanbal’ın haberine göre, kampta bulunan birçok aile ise can güvenlikleri olmadığı gerekçesiyle sınır hattındaki kamplar yerine Midyat’ta kalmayı tercih etti. Kiraladıkları evlerde yaşamaya başlayan aileler, zor koşullarda yaşamlarını sürdürme çabasında.

12 KİŞİ 2 GÖZLÜ EVDE KALIYOR

Bunlardan ikisi aileleri ile birlikte Yeni Mahalle’de yaşamlarını sürdüren Smail ve Hêsen Milko kardeşler. Kendi imkanlarıyla kiraladıkları iki odalı harabe durumdaki bir evde, en büyüğü 61 yaşında olan Hêsen Milko ile en küçüğü henüz 4 yaşındaki Amed Smail’den oluşan 12 kişi yaşıyor. Yıllardır oradan oraya sürüklenen aileler, bir sonraki duraklarının neresi olacağının kaygısı içerisinde.

ANNE KARNINDA GÖÇLE TANIŞTI

Smail ve Hêsen kardeşler, IŞİD’in Şengal’e dönük saldırılarının ardından binlerce Êzidî’yle birlikte Xanesor Bölgesi’ne doğru göç etmeye başladı. Göç yolunda birçok aile fertlerini geride bırakan Smail ve Hêsen kardeşler, daha sonra 11 kişi olarak Türkiye tarafına geçmek zorunda kaldı. Aileler ilk olarak Şırnak’a, ardından ise Diyarbakır’da kurulan kampa yerleşti. Dört çocuğu bulunan ve Şengal’e dönük saldırılar sırasında hamile olan Smail Milko’nun eşi Zehra Milko burada beşinci çocuğunu dünyaya getirdi. Zehra ve Smail çifti, beşinci çocuklarını ismini ise çok sevdikleri Diyarbakır kentinin Kürtçe ismi olan Amed koydu. Amed’in doğumundan 2 yıl sonra tekrardan göç etmek zorunda bırakılan Smail ve Hêsen kardeşler, bu kez de Midyat’taki mülteci kampına yerleştirildi.

‘KALDIĞIMIZ EVİ ZOR BELA BULDUK’

Yıllardır göç etmek zorunda kalan kardeşlerden Smail Milko, zor günlerin bir türlü sona ermediğini söyledi.

“Göç ettirilmek biz Êzidîlerin kaderi olmuş” diyen Milko, evdeki büyüklerin Şengal’e, küçüklerin ise Avrupa’ya gitmek istediklerini aktararak, “Bu yüzden ne Şengal’e dönebildik, ne de kimsenin Avrupa’ya gitmesine izin verdim. Şimdi buradayız. Bekliyoruz, ne zamana kadar burada kalacağız, buradan sonra nereye gideceğiz henüz bilmiyoruz” sözleriyle yaşadıkları çaresizliği dile getirdi.

Kaldıkları evi zor bela bulduklarını belirten Milko, ailesinden herhangi birisinin sürekli bir işe giremediğini kaydetti. “İş olursa gidiyoruz. Onun dışında yapılan yardımlarla geçinmeye çalışıyoruz” diyen Milko, çalıştıkları işlerden emeklerinin karşılığını almadığını ifade etti. Günlük 25-30 TL ücretle çalıştıklarını söyleyen Milko, bu kadar düşük ücretle çalışmayı, “mecburuz” şeklinde açıkladı.

Göç etmek zorunda kaldıktan sonra yerleştikleri Diyarbakır’daki yerin diğer yerlere oranla daha rahat olduğunu dile getiren Milko, “Ama orada kalmamıza da izin verilmedi. Geri de dönemedik” dedi. Milko, son olarak yarısı toprağın altında olan evi işaret ederek, şunları söyledi: “Nasıl mı yaşıyoruz? Yerin altında yaşıyoruz. Halimiz ortada.”

TEDAVİSİ İÇİN DESTEK BEKLİYOR

Beyninde ur ile yaşamak zorunda kalan Hêsen Milko (61) ise, Türkiye’ye geldikten sonra da benzer durumlarla karşı karşıya kaldıklarına dikkat çekti. İlaçlarını yeteri kadar alamadığını söyleyen Milko, tedavi olmak için destek bekliyor.

(HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

DBP’li Belediye Eş Başkanı Zeynel Taş’a 11 yıl hapis cezası

SONRAKİ HABER

EMO Bilim - Akademi - Mühendislik buluşması gerçekleşiyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa