20 Kasım 2018 13:56
Son Güncellenme Tarihi: 20 Kasım 2018 15:06

'Çocuklar evinde bile güvende değiller'

Diyarbakır Barosu ve İHD Diyarbakır Şubesi Çocuk Hakları Günü'nde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti.

Fotoğraf: Burcu Yıldırım/EVRENSEL

Paylaş

Diyarbakır Barosu ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi Çocuk Hakları Günü'nde çocukların yaşadığı hak ihlallerine dikkat çekti.

Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Mehmet Emin Çoban tarafından okunan açıklamada Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yer alan çocukların eğitim, ifade özgürlüğü, kendi kültürünü yaşatma ve kendi dilini özgürce kullanma haklarını içeren 17., 29. Ve 30.maddelerine koyduğu çekincenin çocuğun ruhsal gelişimi için doğru olmadığı ve bu çekincelerin derhal kaldırması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada “Çocukların uğradığı hak ihlalleri giderek atmakta, yaşam hakları ihlal edilen, her yönü ile sömürülen çocuk işçilerin, çocuk gelinlerin, cinsel istismara maruz kalan ve fuhuşa itilen çocuk sayısının hızla artması bizleri endişelendirmektedir” denildi.

Mülteci çocukların yaşama ve korunma haklarının ağır bir şekilde ihlal edildiği vurgulanan açıklamada “Göç yönetimindeki idari yetersizlikler ve altyapı sorunları nedeniyle sığınmacı ve mülteci çocuklar yasaların sağladığı bu haklara erişememekte, iyi beslenememekte, sosyal izolasyon ortamında büyümekte, hastalandıklarında uygun tedaviler görememekte,  nitelikli eğitim haklarından mahrum kalmakta, cinsel istismara ve her türlü riske açık hale gelmektedirler. Mülteci yoksulluğu, beraberinde çocuk ölümleri, çocuk işçiliği, dilencilik, çocuk fuhuşu ve ticareti de mücadele edilmesi gereken  komplike sorunlar olarak artış göstermektedir. BM Çocuk Haklarına Dair  Sözleşme’nin 22. Maddesi’ne göre, Türkiye kendi topraklarında mülteci olan tüm çocukların Sözleşme’de yer alan haklardan faydalanması için gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.” denildi.

Kamu görevlilerinin faili olduğu bir çok çocuk ölümünün cezasız kaldığı yargılamalara dikkat çeken Çoban “Bölgemiz genelinde devam etmekte olan silahlı çatışmalarda, çocukların yaşama ve korunma haklarına ilişkin olarak, devletin BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nin 38. maddesinde yer alan, çocukların yaşama hakkını teminat altına alma, silahlı çatışmalardan etkilenen çocuklara koruma ve bakım sağlamak üzere mümkün olan her türlü önlemi de almak zorunda olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz” denildi.

İHD: ÇOCUK HAKLARI İHLAL EDİLİYOR

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu da, gün vesilesiyle dernek binasında basın toplantısı düzenledi. İHD yöneticisi Av. Ercan Yılmaz, Türkiye’de yaşayan çocukların büyük bir kısmının sözleşmeyle güvence altına alınan haklarının, hemen her gün onlarca kez ihlal edildiğine dikkat çekti. 

ÇOCUK İSTİSMARI

Adalet Bakanlığının verilerini paylaşan Yılmaz, “Adalet Bakanlığının 2018 yılı Haziran verilerine göre, Türkiye’de yılda ortalama 8 bin çocuk cinsel istismara uğruyor. ECPAT’in 2015 yılı Türkiye Raporu’na göre; çocuklar, Türkiye’de cinsel şiddete en fazla maruz kalan grubu oluşturmakta, Türkiye’deki cinsel suçların yüzde 46’sı çocuklara karşı işlenmektedir. Çocuğun cinsel istismarında Türkiye dünya listesinde 3’üncü sırada olup TÜİK verilerine göre, son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğu devletin izniyle evlendirilmiş, son 6 yılda 142 bin 298 çocuk anne olmuş, 2002’den bu yana ise 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yapmış, bu çocukların 15 bin 937’sinin 15 yaşın altında olduğu kayıtlara geçmiştir. Çocukların adalete erişim konusunda yaşadıkları engeller düşünüldüğünde gerçek sayıların resmi kayıtlar ile tespit edilen vakaların çok üstünde olduğu bir gerçektir” diye konuştu. 

‘743 ÇOCUK CEZAEVİNDE’

Cezaevinde anneleriyle kalan çocuklara değinen Yılmaz, “Türkiye’de 743 çocuk anneleriyle birlikte halen cezaevinde bulunmaktadır. Ebeveynleriyle ceza evinde kalmak zorunda olan çocukların üstün yararları gereği, ebeveynler tutuklama dışındaki tedbirlere tabi tutulmalıdır. (elektronik kelepçe, yurtdışına çıkış yasağı, haftanın belirli günleri imza atma gibi) Yine Pozantı ve Şakran cezaevinde yaşanan işkence, istismar ve kötü muamele uygulamaları devlet koruması altında dahi çocukların güvende olmadığını göstermektedir” ifadelerini kullandı. 

ANADİLDE EĞİTİM  

Yılmaz, anadillerinde eğitim görmeyen binlerce çocuğun “öğrenim zorluğu” ile karşı karşıya kaldığını belirterek, anadilde eğitimin konusu yapay ve geçici çözümlerle değil somut ve uluslararası standartlara uygun bir biçimde çözülmesi gerektiğini söyledi. 

‘ÇOCUKLAR EVİNDE BİLE GÜVENDE DEĞİL’

Aladağ ve Kulp’ta bulunan yurttalar da çıkan yangından ölen çocukları hatırlatan Yılmaz, “Devletin aşırı güvenlikçi politikalarının yarattığı ihlallere en somut örnek, Silopi’de Muhammed ve Furkan kardeşlerin kendi evlerinde uyurken polis panzerinin evlerinin duvarını yıkması sonucunda hayatlarını kaybettikleri olaydır. Bu olay bölgede yaşayan çocukların kendi evlerinin içinde dahi güvenli bir alana sahip olmadıkları göstermektedir” dedi. 

Yılmaz, Türkiye’de çocuk haklarının her alanda güvence altına alınması ve ihlallerin son bulması için yetkilileri sorumluluk almaya davet etti. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Konya’da çocuklara istismarda bulunan şeyh hakim karşısında

SONRAKİ HABER

Almanya'daki WMF işçilerinin direniş fotoğrafları

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa