20 Kasım 2018 03:00

ABD yaptırımları, kanser hastalarının hayatını riske atıyor

ABD'nin 'İran Nükleer Anlaşması'ndan geri çekilmesinden sonra açıkladığı ekonomik yaptırımlar kanser hastalarının hayatını tehlikeye atıyor.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Fulya ALİKOÇ
İstanbul

Donald Trump yönetimindeki ABD’nin “İran Nükleer Anlaşması” olarak da bilinen Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan (JCPOA) tek taraflı geri çekilmesinden sonra art arda açıkladığı ekonomik yaptırımların İran’daki kanser hastaları üzerinde hayati sonuçlar doğuracağı uyarısı yapıldı.

KANSER İLAÇLARININ FİYATLARI İKİYE KATLANDI

Uluslararası haber ajansı Ruptly’nin Tahran’da görüştüğü doktorlar, kanser hastaları ve yakınları, ilaç maliyetlerinin bir anda ikiye katlandığını ve ilaç bulmanın her zamankinden zor hale geldiğini söyledi. İmam Humeyni Tıp Merkezi Kanser Enstitüsünden Dr. Ali Kazemian, İran bankalarına uygulanan yaptırımların yurt dışına para transferlerini zorlaştırdığını, bu yüzden de hayati önem taşıyan ilaçların ve medikal malzemelerin ülkeye getirtilemediğine dikkat çekti.

İkinci kemoterapisi yaptırımlar devreye girdikten sonra uygulanan Ali Şokri, seansın maliyetinin ikiye katlanarak 10 milyon riyalden (240 ABD doları) 20 milyon riyale (475 ABD doları) fırladığını belirtti. Kocası kanserle mücadele eden Marjan Şirazi ise yaptırımlardan önce bulunabilen ilaçların artık “daha pahalı ve nadir” bulunduğunu ifade ederek ABD’nin yaptırımların halkı değil, sadece İran hükümetini hedef aldığına yönelik teminatının yalandan ibaret olduğunu vurguladı.

Kanser hastası çocukların tedavi edildiği Mofid Çocuk Hastanesinde çocuğu 5 aydır lenfoma tedavisi gören Meryem Hagverdilo “Bay Trump ilaçlar üzerinde bir yaptırım uygulamadığını söylüyor, yaptırımı bankalara uyguluyormuş. Ama bu yaptırımlar bizim ilaç alamamamız anlamına geliyor. Avrupa ülkelerine para gönderip ilaç ithal edemememiz anlamına geliyor. Bir sonraki kemoterapi için ilaç bulup bulamayacağımızı bilmiyoruz. Çocuklar masum. Bu ilaçlara gerçekten ihtiyacı olan çok çocuk var,” diyerek tepki gösterdi.

THE LANCET: ‘ÖNCEKİ YAPTIRIMLARIN YIKICI SONUÇLARINI GİDERMEK YILLAR ALDI’

Tüm dünyadan kanser uzmanlarının yazdığı The Lancet (Neşter) adlı aylık onkoloji dergisinde Dr. Mehdi Aloosh, “Ekonomik Yaptırımlar İran’da Kanser Tedavisini Nasıl Riske Atıyor” başlığıyla kaleme aldığı makalede konuya dikkat çekmişti. Makalede, uluslararası yaptırım uygulamaları süresince hastaya uzaktan radyasyon demetlerinin gönderilerek uygulanan aktif Kobalt-60 teleterapi birimlerinin sayısının 25’ten 8’e düştüğü ve tedavide “linacs” denilen lineer hızlandırıcılara dönüldüğü belirtiliyor. Geçmiş yaptırımların sonuçlarından hareketle, sadece tedavinin değil, kanser araştırmaları ve önleme programlarının da tehlikede olduğunu vurgulayan Dr. Aloosh, “Sonuç olarak, doğrudan sağlığı hedefe koymasalar bile, bu ekonomik yaptırımların Iran’da yaşayan 80 milyon insanın sağlığı üzerinde yıkıcı sonuçları oldu ve etkilerini ortadan kaldırmak yıllar aldı. Başkan Trump ve yönetiminin diğer insan haklarıyla birlikte sağlık hakkını korumak için bu sefer net bir stratejisi var mı acaba?” diyerek Trump’a tepki gösteriyor.

‘KANSER HASTASI ÇOCUKLARIN HAYATI TEHLİKEDE’

Aynı dergide bu ay yayımlanan “ABD’nin Iran Ambargosunun Sessiz Mağdurları” başlıklı bir başka yazıda Mithra Galibafyan, Şebnem Hemmati ve Eric Bouffet, yaptırımların kanserli çocuklar üzerindeki olası ölümcül etkilerine dikkat çekiyor. Kanserli çocukların tedavisini destekleme amacıyla 27 yıl önce kurulan ve geçtiğimiz yıl 7 bin çocuğun tedavisini üstlenen MAHAK Pediyatrik Kanser Tedavi ve Araştırma Merkezine bağlı hastanede mevcut ilaç stoklarının azlığına dikkat çeken doktorlar, gelecek ay lösemi hastalarına verecek asparajinaz ve merkaptopürin olmadığı uyarısında bulundu. İlgili ilaçların eksikliği yüzünden önümüzdeki 3 ay içerisinde CNS ve Wilms tümörlerinin, lemfoma, sarcoma ve retinoblastoma gibi hastalıkların tedavisinin mümkün olmayacağının vurgulandığı yazıda, İran’a ilaç satan yabancı firmaların yaptırımlar yüzünden geri çekilmelerinin yarattığı yüzde 50-70 oranındaki fahiş fiyat artışı nedeniyle kansere bağlı çocuk ölümlerinde artış yaşanmasından duyulan endişe ifade ediliyor.

İRAN TIBBİ BİLİMLER AKADEMİSİNDEN BM’YE AÇIK MEKTUP

İran Tıbbi Bilimler Akademisi Başkanı Seyyed Alireza Marandi, BM Genel Sekreteri António Guterres’e açık bir mektup kaleme aldı. Yaptırımların hastalar üzerindeki etkileri bakımından The Lancet dergisindeki makaleyi referans gösteren Marandi, amacının merhamet dilenmek olmadığını, ülkenin bilim insanları olarak halk sağlığını gözetmek gibi bir görev ve sorumlulukları olduğunu belirttiği mektubunda BM’yi ABD’nin ardı arkası kesilmeyen insan hakları ihlallerine karşı şu sözlerle tutum almaya çağırıyor: “Tüm dünyada çocukların, kadınların ve erkeklerin hayatları ne zaman ABD’nin suçlarından korunur olacak? Kanser hastaları, organ nakli bekleyen hastalar ve diğer tüm hastalar ilaç ve tıbbi malzeme bulamadıkları için ne zamana kadar ölümden korkmaya devam edecek? Defaatle söylüyoruz ki tarihin, uluslararası insan hakları örgütlerinin, özellikle de Birleşmiş Milletlerin kulakları sağır eden sessizliği, İran halkına uygulanan hukuk dışı zulme kayıtsızlığı hakkındaki hükmü olumlu olmayacaktır. Bu kayıtsızlık ileride tüm dünya halklarının gözünde BM’nin itibarını zedeleyecektir. ABD’nin tüm uluslararası sözleşme ve normları hiçe sayan suçları karşısında BM’nin derhal ciddi önlemler almasını bekliyoruz.”

ABD REJİMİ DEĞİŞTİRMEK İÇİN SİVİLLERİ Mİ HEDEF ALIYOR?

Ortak Eylem Planı imzalanmadan önce İran’ın nükleer programlarına karşı uygulamada olan yaptırımların kanser hastaları üzerindeki etkileri henüz hafızalardan silinmiş değil. Geçmişte kemoterapi tedavisinde radyoaktif izotopları üretmede kullanılan yakıt çubuklarının nükleer bomba üretmeye yönelik “gizli” planların bir parçası olduğu gerekçe gösterilerek uygulanan yaptırımlar yüzünden İran bu izotopları Türkiye gibi başka ülkelerden ithal etmek zorunda kalıyordu. Clinical Oncology’de yayınlanan “İran’da Radyasyon Onkolojisinin Bugün ve Gelecekteki Sorunları” (Current and Future Challenges of Radiation Oncology in Iran) başlıklı raporda, yaptırımların uygulandığı dönem boyunca İran’ın radyoterapi tesislerindeki altyapının uluslararası standartların çok altına düştüğü ve Kobalt-60 izotopu üzerindeki yaptırımların İran’daki birçok kanser hastasının hayatını tehlikeye attığı belgenmiş durumda. İran’ın nükleer silah programlarını 2003 yılında son erdirmiş olduğu birçok kaynak tarafından doğrulanmış olmasına rağmen yaptırımların devam etmesi sivillerin hedef alınarak İran hükümetinin Batı ile müzakere masasına oturmaya zorlanması şeklinde yorumlanmıştı. Bugünkü yaptırımlarınsa yine siviller yolluyla rejimi hedef aldığı yorumları yapılıyor.

Geçtiğimiz hafta BBC Persia’ya, “[İran yönetiminin] halkının karnının doymasını isteyip istemediğine karar vermesi gerek” şeklinde konuşan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, geçtiğimiz yıl CIA direktörüyken ABD yönetimine İran’ın tutumunu ve nihayetinde İran rejimini değiştirmek için harekete geçmesi çağrısında bulunmuştu. Trump’ın has danışmanlarından John Bolton, daha önce, “ABD’nin açık politikası Tahran’daki molla rejimini yıkmak olmalı. Rejimin tutumu ve hedefleri değişmeyeceğine göre rejimin kendisini değiştirmek tek çözüm. Bu yüzden 2019’dan önce Tahran’da kutlama yapıyor olacağız” şeklinde konuşmuştu. Eski New York Güney Bölge Savcısı ve Trump’ın “kayıt dışı” danışmanı olduğu bilinen, Reza Zarrab’ın avukatlığını yapmış Rudy Giuliani, on yıldır rejim değişikliği beklediğini söylediği bir konuşmasında bunun “İsrail-Filistin anlaşmasından daha önemli” olduğunu vurgulamıştı.

VENEZUELA DEVLET BAŞKANI MADURO DA BM’YE ÇAĞRI YAPTI

Geçtiğimiz hafta İnsana Yakışır Doğum Programı kapsamında sağlık hizmeti alanında çalışanlar ve aktivistler ile Karakas’ta bir araya gelen Venezuela Devlet Başkanı Nicolar Maduro, Birleşmiş Milletlere ve BM Kalkınma Programı UNDP’ye ABD yaptırımlarını delme çağrısında bulundu. Özel kliniklerin daha çok kâr elde etmek için sezaryen doğumu yaptırmalarının önüne geçmek amacıyla, doğal gebelik ve doğum eğitimlerinin verilip teşvik edilmesi hedefiyle Temmuz 2017’de başlatılan programın “toplumsal misyon” statüsü verilerek anayasal teminat altına alındığı toplantıda Maduro şunları söyledi: “UNDP’den, BM’den destek talep ediyorum. Bildiğiniz gibi emperyalist ABD hükümeti bize ambargo uygulayarak zulmediyor. Gebe kadınlarımızı korumak için hayati önemdeki malzemeleri satın almak istediğimizde ya engel oluyor ya da geciktiriyor.” Sıtma ve HIV tedavisinde kullanılan ilaçların ithalatının dondurulduğu belirtilen Venezuela’ya geçtiğimiz günlerde Küba’dan doktor gönderildi. 

 

ÖNCEKİ HABER

Kulis: HDP’de Diyarbakır için Demirtaş öneriliyor

SONRAKİ HABER

Bir günde 8 kentte 9 ayrı noktada orman ve makilikler yandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa