19 Kasım 2018 03:26

Kapitalizmde kriz olur, sosyalizmde kriz olmaz

Kayseri'den bir metal işçisi fabrika içerisinden izlenimlerini yazdı

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Metal işçisi 
Kayseri

Merhabalar işçi kardeşler. Bir metal işkolunda aynı bölümden bir grup işçi arkadaşım ile sabah çay içerken ettiğimiz sohbetten bahsetmeye çalışacağım. Çay içmek, poğaça yemek için bir araya geldik. Herkes çayını içiyor ama birbirine bakıyor. Biri bir şey dese de konuşmaya başlasak hissi oluşuyor. İşçi arkadaşların yüz ifadelerinden hayattan memnun olmadıklarını anlayabiliyorum.

İşçilerden 40’lı yaşlarda Ali Usta söze şöyle giriyor, suskunluk dağılıyor. “Dün eşimle mutfak alışverişi yapalım diye pazara çıkalım dedik. Pazara çıktığımız da cebimde 70 TL vardı. Eşim, bir sürü şey sıraladı. Cepte 70 TL para olduğunu eksik olan her şeyi alamayız deyince hanımın morali bozuldu. Çıktık eve gitti” dedi.

Ali Usta kimsenin söze girmesini beklemeden devam etti: “Aylardır dış güçlerin oyunu, dolar düşecek diyerek bizleri kandırıyorlar! Ben şimdi bu hükümete nasıl güveniyim.”

Bu sözlerin arkasından biraz sessizlik olduğunu ve herkesin biraz öfkelendiğini söyleyebilirim. Bunun üzerine 18 yıldır çalışan Mehmet Usta, “Usta sen de neden eşinle alışverişe gidiyorsun, cebinde ne kadar paran varsa ne almak istiyorsan alıp evine gidebilirsin” dedi.

Tekrar sözü Ali Usta aldı ve gülümseyerek “Evin mutfağını kadınlardan başka kimse bilmez, kadının el atmadığı bir alışverişi biz erkekler beceremeyiz” dedi.

Bu arada diğer işçi abiler de kendi aralarında sohbet edip çay içmeye devam ediyordu. Ahmet Usta söze girdi: “Bu memlekette gerçekten hayat çok pahalı hale geldi. Biz işçileri düşünen yok, önümüzdeki ay asgari ücret için toplanacaklar göreceksiniz ne kadar zam yapacaklarını. Kendilerine kepçeyle zam yapıyorlar, asgari ücretliye kaşıkla zam yapıyorlar. Zaten kaşıkla yaptıkları zammı 1 ay geçmeden tekrar bizden fazlasıyla alıyorlar. Bunun için bu memlekette biz işçilerin zerre değeri yok, biz işçilerde akıllanmayız. Seçimlerde de yine gider bunlara oy verirsiniz.”

Hemen sözü Kemal Usta aldı: “Siz de sabah sabah insanın bütün enerjisini bitiriyorsunuz. İnsanı karamsarlaştırıyorsunuz. Sabah sabah bu solculuk nerden geliyor. Hiçbir şeyi beğenmiyorsunuz, her şeye muhalefet oluyorsunuz. Bütün bunları bir kenara bırakalım da ağzımızın tadıyla kahvaltı yapalım.”

Bu sözlerin üstüne en yaşlımız ve birikimiyle tanına Tahir Usta söze girdi: “Sen solculuğun, sosyalistliğin ne olduğunu biliyor musun? Bizim bu yaşadığımız sistemi değiştirmek için mücadele veren kişilere sosyalist denir. Ayrıca sosyalizmde bu sistemde olduğu gibi bizler yönetilmeyiz, biz yönetiriz her şey bizim kontrolümüz altında olur, en azından söz sahibi oluruz. Barınmadan tutun da sağlık, eğitim, sosyal kültürel etkinlikler, insanın neye ihtiyacı varsa hepsi ücretsiz oluyor. Böylesi bir sistemde yaşamak istemez misiniz hepinize soruyorum? Ben yaşamak isterim böyle bir sistemde. Çünkü görüyorsunuz ülkemizde bir kriz var. Beğenmediğimiz sosyalizmde kriz diye bir şey yok. Bakın kriz kimleri etkiliyor, biz işçilerden başka kim etkileniyor? Patronlar bir yolunu bulup yaşıyorlar. Bir de biz işçilere bakın yaşamak için nasıl mücadele ediyoruz. Nerden nasıl kısabiliriz, ya da ek iş yapıp biraz daha fazla para elimize geçerse de ailemize daha iyi baksak diye çaba sarf ediyoruz. Bu kapitalizm de işçiler hep böyle ezilir.”

Tepki gösteren işçi arkadaşlar oldu Tahir Ustanın söylediklerine ama Tahir Ustaya saygılarından mı bilinmez, kimse bir şey diyemedi. Velhasıl çalışmaya başladık…

ÖNCEKİ HABER

Süleyman Soylu: Otoyollarda hız sınırını artıracağız

SONRAKİ HABER

Detained Peace Academic Tuna Altınel talked to Evrensel: Bully for me if I was able to cover a tiny bit of ground

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa