17 Kasım 2018 18:45

Petrol-İş, kıdem tazminatı için genel grev kararını hatırlattı

Petrol-İş Sendikası ekonomik kriz, asgari ücret ve kıdem tazminatı gündemiyle Antalya'da toplandı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Mahir DOĞAN
Hasan ALKAN

Antalya

Türk-İş’e bağlı Petrol-İş Sendikası ekonomik krize karşı mücadele biçimleri, örgütlenmenin hız kazandırılması, asgari ücret ve kıdem tazminatı konularının tartışılarak bir yol haritası belirlemek için Antalya’da iki günlük bir toplantı düzenledi.

Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Ufuk Yaşar hükümet tarafından yeniden hedefe konan kıdem tazminatına ilişkin “Kriz koşullarında ‘fedakârlık’ söylemleriyle elimizden alınmasına asla izin vermeyiz. Türk-İş’in bu konuda genel grev kararı var. Bu konu meclise getirildiği gün tüm sendikaların profesyonel kadroları Ankara’da olacağız” dedi.

Toplantıya 186 gündür sendika hakları için mücadele eden Flormar işçileri de katıldı. İşçilerin salona girerken “Flormara sendika girecek, başka yolu yok” sloganı içerde bulunan temsilciler tarafından uzun süre alkışlandı.

HÜKÜMETE ELEŞTİRİ

Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Ufuk Yaşar yaptığı konuşmada, “Biz bu krizin sebebi değiliz. Bu yüzden bedelini de ödemeyeceğiz. Emekten yana politikalarla bir çözüm üretilmeli. Krizi fırsata çeviren işverenler var, hükümet onlara olanak tanıyor” diyerek hükümeti eleştirdi. Yaşar’ın kıdem tazminatına ilişkin “Kriz koşullarında ‘fedakârlık’ söylemleriyle elimizden alınmasına asla izin vermeyiz. Türk-İş’in bu konuda genel grev kararı var” sözleri de temsilciler tarafından büyük alkış aldı.

Yaşar konuşmasının devamında, “Biz Petrol-İş sendikası olarak Türk-İş tarafından açıklanan asgari ücretin hemen 2.000 TL olması ve sonrada oturup yeni zam oranlarının belirlenmesi önerisini destekliyor ve benimsiyoruz. Vergi sisteminde değişiklikler yapılarak asgari ücretin vergi dışı bırakılması, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınsın istiyoruz” dedi.

'KIDEM TAZMİNATI İŞÇİ SINIFININ KIRMIZI ÇİZGİSİDİR'

İşyerlerinde zaman zaman işverenlerin başvurduğu kriz fırsatçılığının, hükümetin bazı politikalarına da sirayet ettiğini ifade eden Yaşar, “Kriz döneminde gündeme getirilen ekonomik programda, bireysel hesaba dayalı bir kıdem tazminatı reformu yapılacağı belirtilmektedir. Kıdem tazminatı düzenlemesi yeniden raftan indirilmiştir. Konuya ilişkin yine yanlış bir yol izlenmekte, kıdem tazminatına ilişkin düzenleme bazı basın yayın organlarında makyajlanarak algı yaratılmaya çalışılmaktadır. ‘Bir gün çalışılsa dahi kıdem tazminatına hak kazanılacak’, ‘30 gün esasından vazgeçilmeyecek’ gibi söylemlerle kamuoyu, düzenlemeye ısındırılmaktadır” dedi.

"Kıdem tazminatı hakkı, işçi sınıfının kırmızı çizgisidir diyen Yaşar "Bu hakkımızın, kriz koşullarında ‘fedakârlık’ söylemleriyle elimizden alınmasına asla izin vermeyiz. Kıdem tazminatına hak kazanma koşullarını zorlaştıracak ve gün sayısını düşürecek herhangi bir düzenlemeye karşıyız. Fon oluşturulmasına ve bu fonu oluşturan bireysel hesapların piyasa şartlarında nemalandırılmasına dayanan bir sistemi istemiyoruz. Çünkü bu şekilde, kıdem tazminatı hakkımız piyasanın insafına bırakılmış olacaktır. Kıdem tazminatının iş güvencesi sağlayan işlevi ortadan kaldırılacaktır. Kıdem tazminatı işçilerin elinde kalan son ve en önemli kazanımdır. Bu hakkın geriye götürülmesine asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.

‘ANKARA’YA YÜRÜYECEĞİZ’

Kıdem tazminatının kaldırılması halinde Türk-İş’in aldığı genel grev kararını hatırlatan Yaşar, “Türk-İş de aldığımız karar gereği bu konu meclise getirildiği gün tüm sendikaların profesyonel kadroları Ankara’da olacağız. Buradan basın aracılığı ile deklere ediyorum ve bu kararımızın sonuç bildirgesine geçirilmesini istiyorum. Tüm kadromuzla TBMM’ye yürüyeceğiz, yürünür mü, yürünmez mi orada göreceğiz’’ dedi.

‘BU POLİTİKALARIN SONUCU TOPLUMSAL YIKIM

Yaşar konuşmasında, “Ülkemizde bugün kriz koşullarını yaşar ve konuşurken, dünyada da emekçiler üzerinde benzer tehditlerin olduğunu ve sermaye tarafından işçi sınıfının kazanımlarına göz dikildiğini görüyoruz. Dünya kapitalizminde 2008 krizinin etkileri henüz sarılmamışken bugün yeni bir durgunluk dalgası adım adım tüm ülkelere yayılıyor. ABD ve Çin’in başını çektiği ticaret savaşları, dünya ekonomisi üzerindeki riskleri arttırıyor. Biz emekçiler, bu filmi yıllardır izliyoruz. Krizi bertaraf etmek isteyen emperyalist ülkelerin ekonomik ön alma ve paylaşım kavgası, yeni insanlık trajedilerine zemin hazırlıyor. Görüldüğü üzere, eşitsizlik ve yoksulluk hızla artıyor. Sadece kârlılığı düşünen ekonomi politikalarının tek sonucu toplumsal yıkımdır. Sermaye yanlısı politikaların yarattığı bu yıkım, işsizlik ve yoksullukla sınırlı değildir. Sermaye, çıkarlarını koruyabilmek için emperyalist politikalar aracılığıyla savaş ve istikrarsızlık yaymaktadır. Bunu da hem ülkemizde hem de ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyada yaşayarak görüyoruz” dedi.

Yaşar Petrol-İş Temsilciler kurulunda, kıdem tazminatına ilişkin sözleri salondan büyük bir alkış aldı. Genel Başkanın konuşması sonrası toplantı basına kapalı olarak devam etti. 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Ankara'da Yenimahalle halkı 'ekonomik kriz'i tartıştı

SONRAKİ HABER

TÜSAD: KOAH ülkemizde ciddi bir tehditken termik santrallare ek süre verilmemeli

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa