17 Kasım 2018 04:34

'Kriz evde kavga çıkartıyor'

İşsizliğin giderek arttığını ifade eden vatandaşlar insanların evine ekmek götüremediğini söylüyor.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Kübra LAZ
Mert SAMYELİ
Kocaeli

Gıda enflasyonu almış başını gidiyor, ceplerdeki para kar gibi eriyor. Bütün ücretlerin belirleyicisi asgari ücret tespit komisyonunun toplanmasına az bir zaman kalmış.

“Vatandaşın durumu ne, beklentisi ne?” sorularına cevap alabilmek için Derince’de pazara çıktık. Öğretmenler Mahallesinde pazarda alışveriş yapan vatandaşa sorduk. Aynı zamanda da, "Ekonomi uçacak, ülke kalkınacak" iddiasıyla duyurulan ve zamanı dolan "100 Günlük Eylem Planı"nın etkilerini pazarda aramaya çalıştık.

AKP’de 4 yıl görev aldığını söyleyen Meryem durumdan şikayetçi: “Kriz evde kavga çıkartıyor, herkes işsiz, insanlar evine ekmek götüremiyor. Markete gidiyorum dün aldığım ürün bugün fahiş fiyatlarla satılıyor. Kendi maaşı olmuş 76 bin lira, kaç kişi geçinir o paraya günah, gerçekten günah.”

Pazarda ilerlerken görüşüne başvurduklarımdan biri de Ahmet. Tasarrufun saraydan başlaması gerektiğini belirterek söze giren Ahmet, “Krizi çok fazla hissediyoruz, eskiden 8-10 liralık peynir şimdi 25-30 lira olmuş. Asgari ücretten ziyade fiyat artışının durdurulması, zamların geri çekilmesi gerek” dedi. Bunlar yapılmadan asgari ücretin bir esprisi kalmayacağını belirten Ahmet, asgari ücret zammı için “Kaç yaparlar bilemem ancak en az Cumhurbaşkanı'na yapılan yüzde 26 kadar zam yapılması lazım” dedi.

'EŞİM İŞSİZ KALDI, KİRACI OLSAK YANMIŞTIK'

Turane ve Saniye’ye ise pazarın pahalılığından şikayetçi. Turane “Asgari ücretin biraz üstünde maaş alsam da yetmiyor. Asgari ücret yeterli değil en az 2.500 TL olmalı” derken Saniye eşinin 3-4 aydır çalışamadığını, kiracı olmadığı için şanslı olduğunu dile getirdi ve “Asgari ücret 2.000-2.500 olmalı, bu da yetmez ama... Baştakiler bir şeyler yapıyor, biz de ceremesini çekiyoruz, oy veren de vermeyen de çekiyor” diye ekledi.

‘SURİYELİLER DEĞİL BU KRİZİN SORUMLUSU’

Fiyatlara bakarken rastladığımız Yiğitiş Atmaca ile asgari ücreti ve ekonomik krizi konuştuk. “Asgari ücret şu an çok düşük en az 2.500 olması lazım” diyerek söze başlayan Yiğitiş Atmaca, “Ben de asgari ücret alıyorum, mesailerle yükseltmeye çalışıyorum ancak bin lira kira ödüyorum. Daha üç gün doğalgaz yaktım 95 lira fatura geldi” dedi. Suriyelilerin bahane edildiğini, hedefe konulduğunu belirten Atmaca, “Asıl mesele hükümette bitiyor, Suriyeliler değil bu krizin sorumlusu” diye konuştu. Yalnız Atmaca umutsuz. “Bir şeylerin değişebilmesi için halkın uykudan uyanması gerek. Yine de bir sonraki seçimde de bir şeylerin değişmeyeceğini düşünüyorum” diyerek tezgâhlara bakmaya devam etti.

'76 BİN LİRA MAAŞ GÜNAH!'

Pazarın sonuna yaklaştığımızda Meryem’e rastladık. 4 sene boyunca AKP’de görev yapmış. Sonradan pişman olduğunu söylüyor. Yeni ekonomi programının patronu düşünen ve kollayan bir program olduğunu düşünen Meryem “Ne olacaksa yine bize olacak, bizi düşünen yok” dedi. Asgari ücretle ilgili ise, “Bu zamanda asgari ücretle kim geçinebilir ki? Ben gayrimenkulcüyüm ben bile bir senedir iş yapamıyorum. Kriz evde kavga çıkartıyor, herkes işsiz, insanlar evine ekmek götüremiyor. Asgari ücretin en az 3.000 TL olması gerekir ama yapmazlar, mümkün değil” diye konuştu.

AKP’de görev aldığı süreç için, “İlk zamanlar iyiydi ancak sonraları kötü oldu” diyen Meryem, “Markete gidiyorum dün aldığım ürün bugün fahiş fiyatlarla satılıyor. Bir de ‘Biz araştırıyoruz, ceza yazıyoruz’ diyor yok öyle bir şey. Kendi maaşı olmuş 76 bin lira (cumhurbaşkanını kastediyor) kaç kişi geçinir o paraya günah, gerçekten günah” ifadelerini kullandı. AKP’nin yerel yönetimlerinden de şikâyetçi olan Meryem, “Ben bir binayı 15 cm yüksek yaptım diye belediye ceza yazdı, 20 bin TL fatura çıkarttı ve bağış için denildi. Makbuz bile vermediler. Başka bir arkadaş da 3 tane bina yapmış ve o da ceza ödemiş ancak 3 bin TL. Halkın artık bir şeylerin farkında olması gerek, sus sus nereye kadar” dedi.

TEZGÂHIN ARKASI DA DERTLİ

Pazarda elbise satan bir tezgâhtarla görüştük. “Asgari ücretle geçinemiyor ki alışveriş yapsın. Zaten 700-800 lira kira ödüyor, faturaları da çıkarırsak geriye bir şey kalmıyor. 2.000 TL’den yüksek olması lazım, altında olamaz” diyen tezgâhtar, zor günler geçirdiklerini vurguladı.

Sebze tezgâhının başında duran Enes Kaya ile da ülkenin ekonomik bir kaosa sürüklendiğini düşündüğünü belirtti ve “Pazarda işler bizim için de tüketici için de kötü. Fiyatlar düşse de çok bir fark olmuyor, asgari ücretle geçinen ailelerin pazara ayırabileceği para belli zaten” dedi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Gebze İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi çalışmaları sürüyor

SONRAKİ HABER

Erdoğan: S-400'den vazgeçmeyeceğimizi Trump'a ilettik

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa