Lastik-İş Başkanı'ın öldürüldüğü ana ilişkin görüntüler ortaya çıktı

Lastik-İş Genel Başkanı Abdullah Karacan'ın öldürülmesine ilişkin görüntüler ortaya çıktı.

13 Kasım 2018 12:39
Son Güncellenme Tarihi: 15 Kasım 2018 20:15
Paylaş

DİSK'e bağlı Lastik-İş Sendikasının Genel Başkanı Abdullah Karacan ve yanındaki 2 kişi, Sakarya'nın Arifiye ilçesinde bulunan lastik fabrikasına ziyarete gittiği sırada silahla vuruldu. Başından vurulduğu belirtilen Karacan, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken ateş ettiği iddia edilen işçi Sedat Uzunlar tutuklandı. Uzunlar, ifadesinde sendika tarafından işçilere mobbing yapıldığını, olay sırasında darbedildiğini ve tehdit edildiğini söyledi. öte yandan yaşanan olaya ilişkin MOBESE kayıtları da ortaya çıktı. görüntüler Sedat Uzunlar'ın emniyette verdiği ifadeyi destekliyor.

ALAADDİN SARI'DAN 'GÖRÜNTÜLER MONTAJ' İDDİASI

Abdullah Karacan'ın hayatını kaybetmesinin ardından Lastik-İş Genel Başkanı olan Alaaddin Sarı, güvenlik kamerası görüntülerinin montaj olduğunu iddia etti.

Sarı, düzenlediği basın toplantısında "Kamuoyuna yansıyan yazılara baktığımız zaman, görüntülere baktığımız zaman sanki o katil çok mağdur edilmiş, darbedilmiş gibi ifadeler var. Bu cinayet planlı bir hareket olmamış olsaydı o, 'katil' dediğimiz insanın kıyafetine bakın; sivil kıyafet ile gelmiş ve bu şekilde temsilcilik odasına gelmiş. Dışarı çıkan, servis edilen görüntüler, tamamen montaja dayalı görüntülerdir. Hızlı çekim, farklı çekim görüntülerdir. Sanki katil darbediliyormuş gibi bir görüntü verilmeye çalışılmıştır. Buradan da suç duyurusunda bulunuyorum. Bu görüntüleri, bu katilin ifadesini, nasıl oluyor da Türkiye'de, bu hukuk sisteminde, basına kim servis ediyorsa da savcıları bununla alakalı göreve davet ediyorum. Böyle bir şey olmaz, bu kadar ucuz olmaması lazım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Hukukun üstünlüğüne dün inanıyoruz, bugün de inandık, yarın da inanacağız. Ama bu görüntüleri servis edenlerden de davacı olacağımızı bilmenizi isteriz. Bu görüntüleri karalama kampanyası şeklinde topluma yayanları da dava edeceğiz. Bu kadar ucuz olamaz. Biz genel başkanımızı kaybettik, bir değerimizi kaybettik" ifadelerini kullandı

Abdullah Karacan'ın cinayetinin planlanmış olduğunu savunan Alaaddin Sarı, "Katil oraya gelmeden önce genel başkanı ibadetini yaparken görüyor ve koşarak gidip yerden bir şey alıyor. Daha sonra bu aldığı şeyin bıçak olduğu ortaya çıkıyor. Arkadaşlarımızdan duyduğumuz ifade, bu olayın planlı olduğunu göstermektedir. Genel Başkan silahını çıkardı, masanın arasına koydu. Ama bu arkadaşı sakinleştirmek ve bu arkadaşı bir şekilde tutabilmekle alakalı orada büyük bir mücadele yaparken, o mücadele esnasında planlı ve programlı olduğu için o silahı alarak orada iki arkadaşımızın yaralanmasına neden oldu. Orada bir mücadele oldu. Silahı aldıktan sonra temsilci arkadaşlarımız müdahale ettiler" dedi.

MOBBİNG İDDİASINI REDDETTİ

Sendikada işçilere mobbing uygulandığı yönündeki iddialar sorulan Sarı, "Bu iddialar, tabi külliyen yalan olan iddialardır. 'Mobbing' diye bir şey yoktur. Lastik-İş Sendikası'nda böyle bir kavram yoktur; ama takdir edersiniz ki lastik fabrikalarında yaş ortalaması şu anda 28'e çıktı. Orada uzun süre çalışan arkadaşlarımızın, aynı departmanda uzun süre çalışmasından dolayı el melekelerinin yavaş yavaş düşmesiyle alakalı geri dönüşler olur. Bu geri bildirimler olduğu takdirde bu arkadaşların, işverenin, sendikanın ve hatta temsilci arkadaşlarımızın birlikte oturarak aldığı kararlar vardır. O kararlar, o arkadaşlarımızın sağlığıyla alakalı ve o arkadaşın o işi yapabilirliğiyle ilgili kararlardır. Aksi takdirde o işletmede o arkadaş sadece bir işte çalışıyor olsa orada verimlilik düşmeye başladığı takdirde o arkadaşın yarınlarda iş akdinin feshiyle sonlanmaması için bu kararlar alınır. Bu mobbing değildir. Özellikle bölüm değişikliği ile ilgili kararlar her iş yerinde olduğu gibi buralarda da olmak zorundadır ve öyle olur" diye konuştu. (DHA)

İZMİT'TE TÖREN DÜZENLENDİ

Sakarya'nın Arifiye ilçesindeki lastik fabrikasında uğradığı silahlı saldırı sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden DİSK'e bağlı Lastik-İş'in Genel Başkanı Abdullah Karacan için İzmit Lastik-İş Sosyal Tesisleri önünde tören düzenlendi.

Abdullah Karacan'ın eşi Tülay Karacan, çocukları ve arkadaşları, tabuta sarılarak gözyaşı döktü.

Burada konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Karacan'ın Lastik-İş Sendikasını zor günlerden bu günlere getirdiğini belirterek, Karacan'ın lastik işçilerinin şartlarının iyileştirilmesi için çaba gösterdiğini söyledi.

Çerkezoğlu, "Lastik fabrikalarında taşeron firmalarının ortadan kaldırılması onun eseriydi. Bugün buradan bir kez de Abdullah başkanımıza söz vermeliyiz. Çok açıktır ki Abdullah Karacan, verdiği bu mücadeleyle hep bizim yanımızda olacak ve biz onu yaşatacağız. Başta lastik işçileri, Lastik-İş Sendikamız, DİSK'in 22 sendikası ve DİSK, Abdullah Karacan'ı yaptıklarıyla, mücadelesiyle yaşatmaya devam edecek." diye konuştu.

IndustriALL Küresel Sendikası Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Özkan da Karacan'ın örnek bir insan olduğunu belirtti.

Karacan'ın Lastik-İş Sendikasını iyi bir noktaya getirdiğini aktaran Özkan, "İçimiz kan ağlıyor. Bunu hazmetmek kolay değil. Hakkımız ona helal olsun. Ancak onun bize hakkını helal edebilmesi için yapmamız gerekenler var. Katılımcılar olarak ona bir söz vermemiz gerekiyor. Onun dalgalandırdığı bayrağı indirmeyeceğimize söz vermemiz gerekiyor. Ancak böyle kendisi rahat ve huzur içinde uyuyabilir." ifadelerini kullandı.

Lastik-İş Genel Sekreteri Alaaddin Sarı ise acılarının büyük olduğunu dile getirerek, "Ağabeyim burada yatıyor. Ağabeyimi buraya gönderenlere lanet okuyoruz. Abdullah Karacan, dost, yiğit, yardımsever insandı. Burada bulunan arkadaşlarımızın derdine deva olan bir insandı. Lastik-İş Sendikasını onun koyduğu ilkelerle biz veya bizden sonrakiler aynı kararlılıkla devam ettireceğine inanıyoruz." diye konuştu. 

Karacan'ın naaşı, daha sonra cenaze töreni için Fevziye Camisi'ne götürüldü. Abdullah Karacan'ın cenazesi, İzmit Başçeşme Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenaze törenine, Karacan'ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, AKP Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zekeriya Özak, belediye başkanları, siyasi partilerin temsilcileri, sendikaların genel başkanları, il temsilcileri ve sendika üyesi çok sayıda işçi ile vatandaş katıldı.

KARACAN'I VURAN İŞÇİ TUTUKLANDI

Karacan'ı kendi silahıyla vuran ve yanındaki 2 kişiyi de yaralayan Sedat Uzunlar sevk edildiği adliyede tutuklandı. Uzunlar, emniyetteki ifadesinde, olayı baştan sona anlattı ve şunları söyledi: Bu fabrikaya bir önceki Lastik- İş Sendikası Başkanı döneminde girdim. Bu başkanla genel başkanın arasının bilmediğim bir nedenle bozuk olduğunu biliyorum. 1 sene kadar önce genel başkan şube başkanını istifaya yönlendirmişti. Bu dönemden sonra Genel Başkan, bizim sorunlarımızla kendisi ilgilenmeye başladı. Bu süreçte şube, önceki şube başkanının fabrikaya kabulleri yaptığını, önceki şube başkanının işe aldığı kişilerin artık çalışmayacağını söylediler, zorlanacakları birimlere yönlendirildiler. Bu şekilde mobbing uygulayarak bu işçilerin işten çıkarılmaları sağlandı. Biz de bu durumu anlamak için sendikayla görüştük. Sendika yaşananların kendileriyle ilgili olmadığını bizlere söyledi; kısım amirlerine dile getirdim. Yaşananların arkasında sendikanın olduğunu ve sendikanın talepleri fabrika müdürüne ileterek gerçekleştirdiğini anladım. Bu sürede benim de yerimin değiştirileceğini duydum.

‘BENİ GÖNDERDİKLERİ BÖLÜMDE İYİ BİR PERFORMANS GÖSTEREMEM’

Bağırsaklarıyla ilgili sağlık sorunu olduğunu kaydeden Uzunlar, "Bu yüzden beni gönderdikleri bölümde iyi bir performans göstermem mümkün değildi. Bu performans eksikliği de beni zorlayacak belki de işten ayrılmama neden olacaktı. Bu yüzden ben de geçen hafta sendika Genel Başkanını aradım görüşmek istediğimi söyledim. O da bana 'Yurt dışındayım, bakarız' dedi. Kısım amirim, bana, kendilerinin benden memnun olduklarını ve beni göndermek istediklerini gerekirse sendikayla yüzleşebileceğini söyledi. Olay günü sendikaya 11.20 sıralarında kapıdan uğradım. Sendika temsilcisine kısım amirimin kendileriyle görüşeceğini benim kendi bölümümde kalma fikrinde olduğumu söyledim. O arada sendika binasında tüm görevliler vardı; ancak ben Genel Başkanı görmemiştim. 'Biz toplantı yapıyoruz, geleceğiz' dediler, ben de işime döndüm. Bu görüşme gayet normal gerçekleşti. Ben çalışırken sendikanın temsilcisi bana 'Çabuk gel, Genel Başkan seni çağırıyor' dedi" ifadelerini kullandı.

‘KÜFÜRLER EDİLDİ, DARBEDİLDİM’

Sedat Uzunlar, yaptığı görüşme sırasında yaşananlara ilişkin şunları kaydetti: Temsilcilikte birçok isim ve Genel Başkan bulunuyordu. Henüz 1-2 adım atmıştım ki Genel Başkan, belinden silahı çıkararak silahın ağzına mermiyi verdi ve bana 'Gel lan' dedi. Kendisi oturur haldeydi, silahı bana doğrultmadı, elleri masanın üzerindeydi ve silah da elindeydi. Ben silahı görünce korktum, 'Benim dışarı çıkmam lazım' dedim ve dışarı çıktım. Koşar adım güvenlik bölümüne doğru ilerlemeye başladım. Bu sırada peşinden Osman Bayraktar geldi ve sakin bir tavırla 'Konuşacağız' dedi. Ben de beni eninde sonunda yakalarlar, diye düşündükten sonra tekrar geri döndüm. Genel Başkan yine bir önceki şekilde masada oturuyor ve elinde silahı tutuyordu. Sonra ayağa kalktı, elinde hala silah vardı, bana doğrultulmuş değildi, bana doğru yürümeye başladı. 'Tutun bu p…..... bu kayıt yapar telefonu elinden alın' dedi. Bunun üzerine elimde olan telefonu aldılar. Bu sırada yanındakiler bana yumruk attılar. Ayrıca kollarımdan tutuyorlardı. Ben de kendimi kurtarmaya çalışıyordum ve başımı sallıyordum. Genel Başkan iyice yanıma yaklaştı, bu sırada biz Genel Başkanın oturduğu tam iç kısmındaydık. 'Sen bu işi neden karıştırıyorsun p…….. i...' dedi. Ben de 'Bu iş ekmek meselesi' dedim. Bu defa bana 'Senin ekmeğini ben veriyorum p….…., bana mı dikiliyorsun, seni i... yaparım. Ben yaptım, hesap mı soruyorsun?' dedi ve bana doğru kafa attı. Ben başımı çevirdim, sağ gözümün altına kafası geldi. Hatta şu anda darp izi de gözükmektedir. Bunun üzerine ben de kendimi kurtarmak için manevra yapmaya çalışıyordum. Bu sırada hepsi birden bana doğru saldırdı. Ben de can havliyle kendimi dışarı atabildim. Kaçmaya çalışıyordum, bu sırada peşimden geldiler.

'DOĞRUDAN ATEŞ ETME EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRMEDİM'

Kıyafetlerimi üzerimden çıkardılar ve beni içeri soktular. Daha önce ismini verdiğim herkes bu eylemlere katıldı. Beni dövmeye devam ediyorlardı. Biri bana 'Başkanın elini öp, sen başkana nasıl diklenirsin, nasıl konuşursun' dedi. Genel Başkan bana yaklaştı 'Öp lan elimi' dedi. Silah hala elindeydi. Ben de 'Kimseye biat etmem' dedim. Bunun üzerine silahı bana doğru kaldırmaya başladı ve 'Seni öldürürüm' dedi. Karşılıklı bir haldeydik. Ben can havliyle silahın namlusunu tuttum. Benim her iki elimden tuttular, diğerleri de beni çekiştiriyorlardı. Bu şekilde masanın arka tarafına doğru hep birlikte birbirimizi sürükleyerek gittik. Benim elim hala silahın namlusundaydı silahın kabzasını hala Genel Başkan tutuyordu. Ben silahı çekiştirmeye çalışıyordum. Hatta namluyu ters tarafa çevirebilmiştim. Namlu sürekli dönüyordu ama bana dönük değildi. Ben spor yaptığım için güçlü bir bünyeye sahiptim. Bu yüzden silahın namlusunu kendimden uzaklaştırabilmiştim. Bu sırada silah patladı. 3- 4 kez 'Pat pat' diye ses geldi, silah benim elimde kaldı başkan yere düştü. Ben de silahla birlikte temsilcilikten dışarı doğru kaçtım. Peşimden 'Yakalayın' diye ses duyunca ateş ede ede fabrika çıkışına doğru kaçmaya başladım. Güvenlik noktasında taksi vardı, bindim kaçtım. Emniyete gitmek üzere yola çıktım, arkamdan polis geldi; beni aldı, silahımı teslim ettim. Doğrudan ateş etme eylemi gerçekleştirmedim. Kimseyi hedef almadım. Ayrılırken Genel Başkanın yere düştüğünü gördüm. Vücudumdaki tüm yaralanmalar bu olay sırasında meydana gelmiştir.

İşçi Sedat Uzunlar, “Bundan 1 yıl önce kadar sendika üyeleri, bana, bende şube başkanı potansiyeli olduğunu ima edip söylüyorlardı. İzmit'teki tesis bürosuna gittim, Genel Başkanla baş başa görüştük. Bürosuna gittiğimde daha önceki sendika başkanının işe soktuğu kişilerin duvarda listesi vardı. Bu listede benim de adım vardı. Görüşme sırasında 'Ben mafyayım, bu işler bildiğiniz gibi değil; ben MİT'im, benim kardeşim adam öldürdü. Adapazarı'na gelir kaldırırım, benim böyle bir potansiyelim var' dedi" diye konuştu.

YAYIN YASAĞI GETİRİLDİ

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı, 1. Sulh Ceza Hakimliği'nden, olaya ilişkin tüm basın yayın organları vasıtasıyla olayla ilgili olarak yayın yasağı getirilmesi talebinde bulundu.

1. Sulh Ceza Hakimliği talebi kabul etti ve “İddianamenin kabulü kararına kadar kamuoyunun bilgilendirilmesine ilişkin ve yalnızca haber özelliği taşıyan haberler dışında şüphelinin ve müştekilerin ismi belirtilerek veya fotoğrafları kullanılarak soruşturma evrakının içeriği ile ilgili olmak üzere her türlü sesli ve görüntülü, yazılı ve görsel medya ile internet ortamında yapılan yayınların yasaklanmasına karar verilmiştir” dedi.

EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ: İŞÇİNİN GÖREV YERİ DEĞİŞTİRİLDİĞİ İÇİN YAŞANDI

Sakarya Emniyet Müdürlüğü Karacan'ın öldürülmesine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, Karacan'ın saat 12.00 civarında, ilçedeki fabrikanın bahçesinde bulunan sendika temsilciliği binasında başından vurulduğu, kaldırıldığı Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaşamını yitirdiği anımsatıldı.

Olayda, sendikanın mali sekreteri Mustafa Sipahi ile sendika temsilcisi Osman Bayraktar'ın hayati tehlike arz etmeyecek şekilde yaralandığı ve aynı hastanede tedavi altına alındığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Yapılan olay yeri incelemesi ve tahkikatlar neticesinde, şahsın (şüpheli) fabrikada işçi olarak çalışan S.U olduğu, iş yerindeki görev yeri değişikliği nedeniyle sendika yetkilileri ile tartışma yaşadığı, çıkan kargaşa sırasında Genel Başkan Abdullah Karacan'a ait taşıma ruhsatlı silahı alarak olayı gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Şüpheli S.U olayda kullandığı silahla bindiği ticari taksiyle kaçmaya çalışırken polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalanmıştır. Olayla ilgili çok yönlü tahkikat devam etmektedir.”

BAŞSAVCI: GEREKLİ ARAŞTIRMA HASSASİYETLE YAPILIYOR

Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Lütfi Dursun, saldırının gerçekleştirildiği lastik fabrikasındaki sendika temsilciliğinde inceleme yaptı. Sendika temsilciliğinin içindeki ve çevresindeki kamera kayıtlarına el koyulduğu öğrenildi. Başsavcı Dursun, fabrikadan ayrılırken, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Sakarya ilimizde, saat 12.00 sularında böyle bir olayın meydana gelmesi, bizi son derece derinden üzmüştür. Olayla ilgili olarak 2 cumhuriyet savcısı tarafımdan görevlendirildi. Ben de refakat ediyorum. Olay bütün yönleriyle araştırılıyor, inceleniyor, soruşturuluyor. Vuran şahıs, silahıyla beraber kaçarken, şu an elimizde. Onun sorgusu devam ediyor. Vurulan şahıs Abdullah Karacan Bey, Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına sabır diliyorum, başsağlığı diliyorum. Olay bütün yönleriyle araştırılıyor. Olaya Cumhuriyet Başsavcılığı'mıza intikal ettiği andan itibaren biz olayın üzerindeyiz. Gerekli araştırmalar titizlikle hassasiyetle yapılıyor" dedi.

Gözaltındaki saldırgan Sedat U.'nun (33) emniyetteki sorgusunun sürdürüldüğü öğrenildi.

DİSK: ACIMIZ BÜYÜK

Lastik-İş Genel Başkanı Abdullah Karacan'ın ölümüyle ilgili DİSK Genel Merkezinden yazılı bir açıklama yayımlandı.

Yapılan yazılı açıklamada "Lastik-İş Sendikamızın Genel Başkanı Abdullah Karacan, Sakarya’da işyeri ziyareti sırasında silahlı saldırıya uğradı. Saldırının ardından Lastik İş Sendikamızın Genel Başkanı Abdullah Karacan, Lastik-İş Sakarya Şube Başkan Yardımcısı Mustafa Sipahi ve Şube Yönetim Kurulu üyesi Osman Bayraktar Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Genel Başkan Abdullah Karacan ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
Acımız büyük.
Ailesinin, Lastik-İş sendikamızın ve tüm DİSK’lilerin başı sağ olsun" ifadeleri yer aldı.

ÖZGEÇMİŞİ

İzmit'te 1961'te doğan Abdullah Karacan, İzmit Endüstri Meslek Lisesi'nden mezun oldu. İzmit'teki lastik fabrikasında çalışma hayatına giren Karacan, iş yeri temsilciliği ve iş yeri baş temsilciliklerinden sonra İzmit Şube Sekreterliği yaptı.

Daha sonra Lastik-İş Sendikası Genel Sekreterliğine getirilen Karacan, 2002'de Lastik-İş Genel Başkanlığına seçildi. Karacan, 2002'den bu yana Lastik-İş Genel Başkanlığı görevini sürdürüyordu.

ÖNCEKİ HABER

Kılıçdaroğlu'ya 'Man Adası' cezası: Erdoğan'a 130 bin lira ödeyecek

SONRAKİ HABER

Bolivya'da darbe: Devlet Başkanı Evo Morales istifa etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa