‘Aziz’ değil ‘Yüce bir yalancı’

‘Aziz’ değil ‘Yüce bir yalancı’

Ünü, dönemlere yayılmış kişileri anlatmak, yazmak zor bir iş. Bilinen özellikleriyle bilinmeyen yönleri birleştiğinde ortaya büyük bir hayal kırıklığı çıkabileceği gibi, hayranlığın artması da söz konusu olabilir. Sizdeki yansımaları tarihin bu gözde çocuklarını bir anda silmenizi ya da ayrı bir köşeye koyma

Suzan Demir

Ünü, dönemlere yayılmış kişileri anlatmak, yazmak zor bir iş. Bilinen özellikleriyle bilinmeyen yönleri birleştiğinde ortaya büyük bir hayal kırıklığı çıkabileceği gibi, hayranlığın artması da söz konusu olabilir. Sizdeki yansımaları tarihin bu gözde çocuklarını bir anda silmenizi ya da ayrı bir köşeye koymanızı sağlayabilir. Fakat artık büyük dehalar, yazarlar, sanatçılar, devlet adamları, buz dağının öte tarafından bakıldığında, hiç de eskisi gibi durmazlar.

İFLAH OLMAZ BİR HIRSIZ

“Jean Genet bu kategoriye giriyor mu” sorusu biraz muallakta. Çünkü Jean Genet’nin resmi kayıtlara geçmiş tarihine baktığınızda, onun için anlatılacakların, gerçek Jean Genet’nin yanında solda sıfır kaldığını, tahminlere bırakmadan söyleyelim. Yetiştirme yurdunda büyümüş bir çocuk, on beşinde hırsızlık yaparak ıslahevine girmiş ancak asla ıslah olmamış, aksine hırsızlığa devam etmiş iflah olmaz bir serseri, bir piç. Kendi deyişiyle ibne, hırsız ve serserinin tekidir Genet. Bu sıfatlar ona elbette ki toplum tarafından yapıştırılmıştır. Lakin Genet bu sıfatları gururla taşır. Kendisini bu sıfatlarla tanımlayarak bir nevi itirafını yapar dünyaya. Hırsızlık eylemini yinelediği için ömür boyu hapse mahkum olan Genet, yazdıkları sayesinde dönemin entelektüellerinin ilgisini çeker. Aralarında Jean-Paul Sartre’ın da olduğu aydınlar tarafından hapishaneden çıkarılması için girişimlerde bulunulur ve afla serbest bırakılır. Ölene kadar da o dönem sadece, hapisten çıkmak için yazdığını yineleyecektir.

BİR AKTİVİST...

Faslı yazar Tahar Ben Jelloun, Genet’yi 70’lerin ortalarında tanımış genç bir yazardır o dönem. O yıllarda Genet ise artık yazmayı bırakmış bir aktivisttir. Genet kendini ABD’deki Kara Panterler’in, Japonya’daki Zengakurenler’in ve Filistinlilerin mücadelesine adamıştır.
Sel Yayınları tarafından ağustos ayında yayınlanan, Tahar Ben Jelloun’un kaleme aldığı Jean Genet: Yüce Yalancı, Genet’nin Filistin için mücadele ettiği yıllara tekabül eder. Jelloun, bu kitapta, 12 yıllık yakın dostlukları boyunca, Genet’nin beğendiği yönlerini, müşkülpesentliğini, titizliğini, beğenmediği yönlerini, ihaneti kutsallaştırmasını, ama en çok da mücadelesini anlatıyor.
Kitap, o dönem RAF’ı desteklediği için Genet’nin linç edilişini, Filistinlileri savunduğu için birçok çevre tarafından antiseminizm ile suçlanışını ve bunun etrafında dönen tartışmaları da aktarıyor. Biyografik bir eser olamayan Jean Genet: Yüce Yalancı, kesik kesik hikayeler ve izlenimlerle dolu. Aynı, Genet’nin, Jelloun’un hayatındaki yer alışları gibi... Genet’nin sürekli ortadan kayboluşu ve birden ortaya çıkıp görüşmek için sadece tek taraflı iletişime geçmesi gibi...
“Tanıyan kimsenin yara bere almadan çıkamayacağı bir maceradır Genet”. Bir yurdu, bir evi olmaksızın her an bulunduğu yeri terk edecek gibi, garlara yakın otellerde kalan bir adem.
Bir yurdu olmadığı gibi hiçbir devlete saygısı da yoktur Genet’nin ama buna karşılık mülksüzler, kıyım görenler ve zayıflar onu daima kendilerine çekmiştir. Filistin mücadelesi için şunu der Genet, Jelloun’a:“Filistinlilerin bir devleti olacağı gün, beni artık ilgilendirmeyecekler.” Bu, onu en iyi özetleyen cümledir.
Aslında Jelloun bir zamanlar hayatına girmiş ve onu derinden etkilemiş bu adamı, övgüler düzmeden anlamaya çalışmış. Yıllar öncesine dönüp bakan yazar, o dönemi zaman zaman, “şimdi olsaydı yapar mıydım” kıyaslamaları ile anlatarak aslında içindeki Genet ile boğuşuyor izlenimi veriyor. Bu açıdan Tahar Ben Jelloun’un kitabına bir Genet güzellemesi olarak bakmak biraz eksik kalır. Çünkü Jelloun, Genet’yi çok iyi tanıyan biri. Onun, kendisi için sıralanan övgülerden hoşlanmadığın bilir. Bu nedenle Genet ile yaşadıklarını yalın, aşırıya kaçmaksızın anlatıyor.
Hayır; Genet, Sartre’ın ona atfettiği gibi bir “aziz” değildir. Genet için yapılabilecek en iyi tanım; onun su götürmez bir yalancı olduğudur. Lakin bu yalancı yüce bir yalancıdır...

Jean Genet: Yüce Yalancı
Tahar Ben Jelloun
Çeviren: Işık Ergüden
Sel Yayınları
165 s.

www.evrensel.net