12 Kasım 2018 15:35

Et üretiminde artış yok: Ya TÜİK ya da Erdoğan yanıltıyor

Tüm Köy-Sen Eğitim ve Örgütlenme Uzmanı Sedat Başkavak, hükümetten gelen 'et tüketimi' arttı iddiasını ve TÜİK verilerini yazdı.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Sedat BAŞKAVAK*

TÜİK, Temmuz, Ağustos- Eylül (3.çeyrek) Kırmızı et üretim istatistiklerini açıkladı. Bir önceki çeyrek olan (2. Çeyrek) Nisan, Mayıs ve Haziran ayına oranla et üretimi yüzde 27,4 artmış. Geçen yılın aynı dönemi olan Temmuz, Ağustos, Eylül dönemine göre ise artış sadece yüzde 0,4.

Son 4 yılın verileri incelendiğinde geçtiğimiz yılların 2. çeyreklerinde et üretiminin ortalama 260 bin ton olarak gerçekleştiği görülüyor. 2017 yılı 2. Çeyrek üretimi de yaklaşık 260 tondur. Geçtiğimiz yılların 3. Çeyrek üretimleri ise 2015 yılı 380 bin, 2016 yılı 394 bin, 2017 yılı ise 338 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Yani her yılın 3. çeyrek temmuz, ağustos, eylül ayları üretimi 2. çeyrek olan nisan, mayıs, haziran aylarından yüksektir. O nedenle TÜİK’in ‘İkinci çeyreğe göre yüzde 27,4 artış var’ tespiti övünülecek bir tespit değil. Ayrıca 338 bin tonluk geçen yılki 3. çeyrek üretiminin 339 bin 379 tona çıkması ile yaşanan 0,4’lük artış ise üretimin geçen yıla oranla yerinde saydığının göstergesidir.

Pahalılığı ve mutfaklara girişinin her geçen gün azalışı nedeniyle son iki yılın en çok konuşulan konusu et oldu. Mutfaklara az giren etin, doğal olarak kursaklara da az girerken ithalatının da arttığı yıllar oldu bu son iki yıl. Brezilya’nın ölüsü dirisi, Hollanda’nın akıllısı delisi derken şaplısı, deli danalısı ne varsa yıllar içinde yapılan ithalatla hepsini bize yedirdiler.

Et yine gündemde ve bu sefer refahın artışına da gösterge olarak gündemde. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan meclisteki grup toplantısında yaptığı konuşmada, et fiyatlarının yüksekliğini “refah seviyesinin artışına bağlı olarak ete talebin arttığını” söyledi. Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli ise “2002’de milletin yiyecek eti yoktu, bugün 15 kilogram et yiyor” diyerek etin ucuzlaması için halkın tavuk ve balık yemeyi artırmalarını da tavsiye etti.

Bu kadarla da yetinmeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, piyasaya balans için cari açığı da düşünmeden et ithal ederiz derken ‘Halka ucuz et yedirmeye kararlıyız’ cümlesini de ekledi.

YA TÜİK YA DA CUMHURBAŞKANI YANILTIYOR

TÜİK verilerine göre 2015 yılında 1 milyon 149 bin ton kırmızı et üretimi ve kişi başı 14,2 kg olan kırmızı et tüketimi gerçekleşmiş.

2016 yılında 1 milyon 173 bin ton kırmızı et üretimi ve kişi başı 13,2 kg kırmızı et tüketimi gerçekleşirken, 2017 yılındaki kırmızı et üretimi 1 milyon 126 bin ton kırmızı et üretimi ve kişi başı 12,4 kg tüketim gerçekleşmiş.

Son üç yılın rakamlarına baktığımızda ne et üretimi ne de tüketimi artmamış. Fakat artan bir şey var o da et ithalatı. Artan fiyatları düşürmek adına yapılan et ithalatı her yıl artarak devam ediyor. 2015 yılında 203 bin 107 büyükbaş hayvan ithalatı yaparken 2016 yılında 494 bin 306 büyükbaş hayvan ithal edilmiş. 2017 yılında ise 889 bin 307 büyükbaş hayvan ithalatı yapılmış. Gelinen noktada ithalata bağlı olarak et fiyatları düşmek bir yana arttı. Yani ‘Halka ucuz et yedireceğiz’ propagandasıyla yapılan ithalat yandaş şirketleri zengin ederken halk eti her geçen gün pahalıya tüketti. İthalat baskısı karşısında hayvanını ucuza satmak zorunda kalan besicilik yapan köylüler ise artan yem fiyatlarıyla baş edemeyince süt veren ineği bile satarak hayvancılığı bırakmaya başladı.

ZENGİNİN YEDİĞİ ET, YOKSULUN HESABINA YAZILIYOR

Sonuç olarak artan nüfusa bağlı olarak tüketilen kırmızı et miktarı da elbette artacaktır. Fakat hem nüfus artar hem de et tüketimi artarken, kişi başı tüketilen miktar düşüyorsa bunun tek açıklaması vardır. Birileri çok birileri az yiyor demektir. Bir tarafta fiyat artışlarından etkilenmeyen geliri yüksek bir kesim diğer tarafta her gün gelen zamlar karşısında ücretleri eriyen ve temel gıda maddelerine ayırdıkları bütçesi her gün biraz daha küçülten işçi emekçiler.

Elektrik, su, kira, telefon, doğalgaz ya da kömür derken faturaları ödemekte zorluk çeken emekçilere, bırakalım et yemeyi, tavuk, balık bile pahalı gelmektedir. Zengin sofralarında, otellerde, lüks lokantalarda tüketilen et, işçinin emekçinin sofrasında da tüketilmiş gibi hesaplanmaktadır.

* Tüm Üretici Köylüler Sendikası (Tüm Köy-Sen) Eğitim ve Örgütlenme Uzmanı


BAKAN YANILIYOR, GENEL BAŞKANINI DA YANILTIYOR

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin, “Türkiye’deki kırmızı et tüketimi artıyor. İşte refah seviyesi arttı mı artmadı mı? Arttı ki insanlar 6 kilo et yerken şimdi 15 kilo et yer hale gelmiş” sözlerine CHP’den de cevap geldi.

Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcı Orhan Sarıbal, “Sayın Bakan öncelikle AKP Genel Başkanını yanılttığı gibi, kendisi de yanılıyor. Bürokratlarına talimat vererek TÜİK’ten yıllara göre kırmızı et tüketimimiz rakamlarına baksın. 2016 yılında 14,70 kg iken 2017 yılında 13,94 kg’a düşmüştür. Açıklamasına bakıyorsunuz rakamlar ortada iken ‘15 kilograma çıkmış’ diye söylem kullanıyor” dedi.

Bakanın ifade ettiği hayvan sayısındaki artışın da nicelik bakımından gerçekçi olmadığını ifade eden Sarıbal, “Sayın Bakan öncelikle insanlarımıza rakamları çarpıtarak vermesin. 2010 yılından itibaren ithal edilen canlı hayvan sayısını açıklasın. Ondan sonra desin ki bizim hayvan varlığımız 6.67 milyon ithal ettiğimizden artmıştır. Daha bunun içinde kırmızı et ithalatı ile rakamlarını ifade etmeye gerek bile duymuyorum” dedi.

Son günlerde artan yem fiyatları ve süt paritesinin düşmesinden ineklerin kesime gittiğini kaydeden Sarıbal; “Süt-Yem paritesi 1’in altına inmiştir. Süt inekleri kesime gitmektedir. Süte ve yeme çare bulamazlarsa değil 2021’e kadar 2051’e kadar canlı hayvan ve et ithalatına devam ederiz” diye ekledi. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

‘Hayvana şiddete hapis cezası verilsin, belediyelere de ceza verilsin'

SONRAKİ HABER

Prof. Dr. Atasoy: Dizilerdeki şiddet okullardaki akran şiddetinin artırıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa