12 Kasım 2018 15:21

Yüreklerini ortaya koydular ve emeğin gücü olarak sundular

Müzisyen Hümmet Albayrak’la ‘Müzik Köyü Dostları’nı ve otizm farkındalığını konuştuk.

Fotoğraf: Müzik Köyü Dostları

Paylaş

Tuğçe UÇAR

Onlarla ilk defa Müzik Köyü 2018 birinci periyodunda karşılaştım. Ne zaman bir araya gelseler tek avaz çaldıkları her bir eserle muhabbete davet eden hayat dolu bir saz ekibi ‘Müzik Köyü Dostları’. İlk olarak 2017 yılı Müzik Köyü etkinliğinde bir araya gelmişler, Tokat’tan Yalova’ya, İzmir’den Elazığ’a Türkiye’nin pek çok şehrinden birçok müzik icrasını gerçekleştiren ekip geçtiğimiz hafta otizm ve engelli çocuklar yararına müzik dinletisi düzenlemek için İzmir’de yeniden bir araya geldi. Müzik Köyü Dostları’nın yanı sıra Ahura Ritim Topluluğu, Mehmet Günay Eser ve grupta otizmli Ateş Güldoğan’ın da sahne aldığı konser yoğun ilgi gördü ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nin salonunu doldurdu. Konserden elde edilen gelir ile İzmir’de birisi özel eğitim olmak üzere iki okula destek verildi. Ahura Ritim Topluluğu’ndan Sami Hosseini, Otizmli Müzisyen Ateş’in öğretmeni Esra Usta Keçeci ve onun eşi Kenan Keçeci ile beraber müzik dinletisi projesinin gerçekleşmesine büyük katkıda bulunanlardan, Müzik Köyü Dostları ekibine Almanya’dan katılmış Hümmet Albayrak’a projenin nasıl geliştiğine dair merak edilenleri sordum.

Öncelikle otizm ve engelli çocuklar yararına müzik dinletisi düzenleme fikri nasıl meydana geldi?

2017’de Müzik Köyü’nde Ateş ve otizm ile aynı anda tanıştım. Çok etkilendim. Daha sonra Ateş’in ailesiyle ve öğretmeni Esra Usta Keçeci’yle tanıştım. Ateş’in de içinde olduğu bir proje önerisi Esra’dan geldi ve projeyi hazırlamak için Esra ile görüşmeler yaptım. Kasım 2017’de projeyi dostlar ile paylaştım. Mart 2018’de arkadaşlarla Yalova’da topladık ve Müzik Köyü Dostları grubunu dostlarla beraber kurduk. Bir konser veya dinleti yapmak için 2 günlük seminer ve toplantı yapıldı Yalova’da. Ben zaten şahsi olarak okullara yardım ettiğim için gelirinin otizmli ve engelli çocuklar yararına kullanılmasına karar verdik. Ağustos 2018’de netleşti her şey. Müzik Köyü’nde tanıştığım dostların hiçbiri beni yalnız bırakmadı. İzmir’de özel eğitim veren iki okula destek olmak için hepsi yaklaşık bir yıl boyunca çok büyük emekler verdi.

Konserde Müzik Köyü Dostları ekibi olarak 15 kişi sahne aldı. Birbirlerinden uzak şehirlerde yaşamalarına rağmen bir arada enerjileri çok güzel ve çokta uyumluydular.

Nedir bu hemhal oluşun sırrı? Bu insanlar nasıl buldu birbirini?

Tabii ki ilk neden müzik ruhu. Hepsi birbirinden değerli müzisyenler, işin içine iyilik yapmakta girince daha bir heyecan oluyor. En severek yaptığımız şey sayesinde çocuklar gülecekti. En büyük motto buydu. Ayrıca benim 3000 kilometre uzaktan gelip burada yanı başlarında bir şeyler yapabiliyor oluşum da onlara bir motivasyon oldu. Yüreklerimizi ortaya koyduk ve emeğimizin gücü olarak sunduk.

Repertuarınızda Tokat’tan Burdur’a Diyarbakır’dan Kayseri türküsüne birçok bölgeden eser var. Eserlerin seçiminde nasıl bir yol izlediniz?

Ben daha önce başka projelerde yaptığım için elle tutulur bir şeylerin nasıl olması gerektiğini biliyordum ve hazırlıklı gittim. 2018 Mart Yalova buluşmasında repertuarı belirledik ve eş zamanlı olarak prova da yaptık. Eserleri seçerken ilk olarak severek söylediğimiz eserleri seçtik. Yüreğimizden gelen sesi sunduk. Tabii ikinci sırada solist arkadaşların sesi ve sazlarını dikkate aldık.

Biraz da sizi tanıyalım. 27 yıldır Almanya’da yaşıyorsunuz. Saz Kursu Hamm adında sizin açtığınız bir müzik okulu var. Müzik ile olan yolculuğunuz nasıl başladı ve bir sosyal hizmet yolu olarak müzik yapmaya ne zaman karar verdiniz?

Aile birleşimi için Almanya’ya yerleştim. 5 yıl ASM Köln’de müzik eğitimi aldım. 1997’de müzik okulunu açtım. Okullara yardımlar, öncelikle öğrencilerim yardımlaşmayı öğrensin diye başladı. Daha sonra içimdeki başka bir duyguyu takip ettiğimi fark ettim. Ben yatılı ilköğretim okulunda okudum. Bu milletin vergileriyle ve kendimi borçlu hissediyorum. Nüfusun yüzde 25’i olan çocuklar ülkenin yüzde 100 geleceği. Bu yüzden onların iyi eğitim almasını desteklemek istiyorum. 7-8 yıldır düzenlediğim müzik etkinliklerinin parasıyla Türkiye’de okullara yardım yapıyorum. Otizm ve özel eğitim hakkında araştırma yapmaya başladığım vakit Türkiye’den 6 özel eğitim öğretmenini Almanya’ya götürüp staj yapmalarını sağladım.

Konserden elde edilen gelirle İzmir’deki otizmli ve engelli çocuklara eğitim veren okullara destekte bulundunuz. Müzik dinletisi projesinin otizm, engelli çocuklar ve özel eğitim konularının gündeme taşınmasına ve farkındalığına önemli bir katkıda bulunduğuna inanıyorum. Sizin bu konudaki gözlemleriniz neler?

Otizm Türkiye’de yeni keşfediliyor. Bu konuda Almanya Dortmund Üniversitesi’nde Claudia Schmidt ile görüşmeler yaptım ve Türkiye’de AB destekli çalışmaları olduğunu öğrendim. Türkiye’ye gelince birkaç okulu ziyaret ettim ve yardımlarda bulundum. Bu okullarda eksikler çok.

Müzik Köyü Dostları’nın İzmir’deki bu ilk konserlerinin devamı gelecek mi?

Evet, bu ilk konser ve beklentimizin on katı daha güzel ve dolu geçti. Katılan dostlar bütün masrafları kendileri karşıladı; hiçbiri ücret talep etmedi. Sponsorlarımız Adem Işık ve Ercan Güldoğan etkinlik masraflarını karşıladı. Bu etkinlikten sonra başka müzik dinletileri projeleri düzenlemek için Ağrı, İstanbul, Bursa, Kocaeli gibi şehirlerden çok fazla teklif geldi. Eğer bu enerji ile devam ederse yılda bir konser yapmayı düşünüyoruz.

Sorularımı cevapladığınız için çok teşekkür ederim.

Ben de bu konserde emeği geçen herkese ve size şahsım adına çok teşekkür ederim.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Konyaspor, Rıza Çalımbay'la yollarını ayırdı

SONRAKİ HABER

Dünyanın en çok alkol tüketen ülkeleri açıklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa