12 Kasım 2018 12:38

İstanbul Bildirgesi avukatı yargılama dışına çıkarmanın önünü açıyor

‘Tarafların avukatlar dışındaki kişilerce de mahkemelerde temsil edilmesi’ kararı yargılamada avukatın rolünü azaltabilir.

Yargıtay Başkanlığı amblemi

Paylaş

Zeliş IRMAK
İstanbul

Yargıtay tarafından hazırlanan İstanbul Bildirgesi’nde yer alan “Mahkemeler avukatlık yetkisi olmayan uygun kişilerin mahkeme nezdinde tarafları temsil etmesine izin verebilir” ilkesi tartışmaları da beraberinde getirdi.
Avukatlar ilkenin bu haliyle, fiili olarak avukatı yargılama dışına çıkarmayı cesaretlendireceğini, yanlış ve geriye götüren bir belge olacağı endişesini taşıyor.

Yargıtay’ın öncülüğünde İstanbul’da yapılan Uluslararası Dördüncü Yüksek Mahkemeler zirvesinde İstanbul bildirgesi uygulama tedbirleri kabul edildi.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile yapılan iş birliği çerçevesinde 11-12 Ekim 2018 tarihlerinde gerçekleştirilen zirveye 30 ülkeden, yüksek mahkeme başkanları, uluslararası uzmanlar ile Avrupa Konseyi gibi uluslararası kuruluşların temsilcileri de katılım sağladı.
Yargıtay’ın internet sitesinde, İstanbul Bildirgesi’nin, yargıda şeffaflık konusunda ilk ve tek metin olacağı belirtilen açıklamada, “Yargıda şeffaflığa ilişkin İstanbul Bildirgesi’nin onaylanmasının ardından İstanbul Bildirgesi Uygulama Tedbirleri de son zirvede kabul edildi” bilgisi yer aldı.

‘METİN BU HALİYLE YETERİNCE AÇIK DEĞİL’

En dikkat çekici olan “3. ilke, Yargı, yargı sistemine erişimi kolaylaştırmalıdır” başlığı altındaki “Kamunun yararlanabileceği yeterli hukuki yardımın olmadığı hallerde, sair şekilde mahkemelerde temsil edilemeyecek çıkarların korunması amacıyla, hukuki  yardıma ihtiyacı olan dava taraflarının, kamu yararı için (pro bono) avukat tarafından  temsil edilmesini teşvik etme, mahkeme dostları (amici curiae) tayin etme ya da alternatif uyuşmazlık çözümü önerme gibi girişimlerde bulunmak yargının sorumluluğudur. Mahkemeler avukatlık yetkisi olmayan uygun kişilerin mahkeme nezdinde tarafları temsil etmesine izin verebilir” ifadelerinin olduğu madde.

Bu maddenin avukatlar tarafından eleştirilmesi ve medyada da yer alması üzerine Yargıtay Başkanlığı sitesinden bir açıklama yayımlandı. İstanbul Bildirgesi ve İstanbul Bildirgesi (Etkin) Uygulama Tedbirleri Hakkında Kamuoyu Açıklaması başlıklı yazıda, “Tüm hukukçular tarafından bilindiği üzere, uluslararası nitelikteki insan hakları metinlerinin hiçbir hükmü, daha yüksek standarttaki bir ulusal uygulamayı etkilemez, sınırlandırmaz ya da bu yüksek standartların daha aşağıya çekilmesine yol açacak şekilde yorumlanamaz. Nitekim, bu temel hukuk ilkesine bazı uluslararası metinlerde de açıkça yer verilmiştir. Ayrıca, işin doğasından kaynaklanan bu mantıksal sonuca varmak için açık bir hükme de ihtiyaç bulunmamaktadır” ifadelerine yer verildi. Hukukçular, ilkenin bu haliyle yeterince açık olmadığına dikkat çekiyor.

‘BİLDİRGE, ANTİDEMOKRATİK HUKUK SİSTEMLERİNİ NORMALLEŞTİRİYOR’

Maddeyle ilgili görüşlerini aldığımız Demokrasi İçin Hukukçular Grubu’ndan Avukat Yıldız İmrek, “Bu bildirgede, mahkemelerde avukat dışında bir temsil yolundan söz edilmektedir. Olması gereken; devletlerin mahkemelerde adil yargılama ilkesinin temini ve avukat yardımının sağlanması yükümlülüğüne vurgu yapılması idi. Çünkü savunma kurumunu profesyonel eğitimi dolayısıyla etkili temsil yeteneği bulunan tek meslek avukatlıktır. Avukat temsili aynı zamanda bireylerin, özellikle kadınların özerkliğinin de güvencesidir. Aksi halde, kadını mahkemelerde eşi veya babasının temsilinin önü açılır ve kadın özgürlüğü açısından geriye gidiş olur bu. Siyasi davalarda avukatların yargılamaya katılması engelleniyor, dosya yasakları, duruşmalardan atmalar söz konusu. Her ne kadar Yargıtay bu cümlenin, gelişmiş hukuk sistemlerini etkilemeyeceğini açıklamakta ise de bu ilke tek başına kurtarıcı olamaz. Bildirge bu haliyle, avukat katılımı olmayan geri/antidemokratik hukuk sistemlerini normalleştirmekte ve genel kabul düzeyine yükseltmektedir. Bildirgede avukatsız yargılamanın kusurlu olduğunu vurgulayarak her ülkeden bu eksikliği gidermek üzere harekete geçme çağrısı ile birlikte temsile dair bir cümle kurulsa bu anlaşılır olabilirdi. Ama bu haliyle yargılamanın sav-savunma-yargı diyalektiğini bozan, fiili olarak avukatı yargılama dışına çıkarmayı cesaretlendiren yanlış ve geriye götüren bir belge söz konusu” yorumunda bulundu.

‘METNİN AÇIKLAMAYA MUHTAÇ OLMASI BİLE TEK BAŞINA DİKKAT ÇEKİCİ’

Konuya dair görüşlerine başvurduğumuz bir hukukçu, söz konusu ilkenin ve ardından gelen yazılı açıklamanın yetersiz olduğunu vurgulayarak, "Ülkemizde hukukçu sayısının yeterli olmadığı Cumhuriyetin ilk yıllarında uygulanan ‘dava vekilliği’ gibi geçici bir sistem öngörülüyorsa, bu da açıkça yazılmalıydı. Bu seviyede hazırlanan bir metnin açıklamaya muhtaç olması bile tek başına dikkat çekicidir” yorumunda bulundu.
Avukat olmayan kişilerin savunma makamında olmasının hangi ülkeler için önerildiği ve bu "uygun kişiler"in nasıl belirleneceği soruları da bildirgede yer almıyor.

FEYZİOĞLU: GÜNDEMDE DAHİ OLMAYAN BİR KONUYA VAKİT VE ENERJİ HARCAMAYALIM

Öte yandan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’ndan da açıklama geldi. Bu metnin pek çok devletin imzaladığı asgari standartları içeren bir metin olduğunu söyleyen Feyzioğlu, "Bizim açımızdan elbette hiçbir şekilde avukat olmayanların mahkemelerde ‘Maruf kişi’ sıfatıyla vekillik görevini üstlenmesi kabul edilemez” diye konuştu. Feyzioğlu “Şu halde Yargıtay veya başka bir mercinin gündeminde Türkiye’deki standardı, az gelişmiş ülkelerin seviyesine indirmek yoktur. Biz bildirgedeki ileri düzenlemeleri okuyalım. Ancak eğer bu bildirge mazeret gösterilerek bazılarınca Türkiye’nin standartını gelişmemiş ülkelerin seviyesine indirme girişimi olur ise eminim ki Yargıtay'la birlikte en etkili şekilde buna karşı gelir, milletimize bunun hukuk devletini doğrudan hedef aldığını anlatırız” dedi. Metin Feyzioğlu bu maddenin gündemde yer almadığını iddia ederek “Şu gün gündemde dahi olmayan bir konuya vakit ve enerji harcamak yerine asıl sorunlarımızın çözümü için çalışmaya devam ediyoruz” yorumunda bulundu.

ÖNCEKİ HABER

Fransa Dışişleri: Bakanın 'Kaşıkçı tapesi' sözleri yanlış anlaşıldı

SONRAKİ HABER

KESK, 15 Temmuz darbe girişimin 3. yılında acil demokrasi çağrısı yaptı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa