12 Kasım 2018 11:55

Zümrüt hapishanesi!

Antep'te Zümrüt Çikolata fabrikasında bir işçi çalışma koşullarını yazdı: Kısa mola, kötü yemek, uzun çalışma...

Fotoğraf: Delwin Steven Campbell/Flickr

Paylaş

Zümrüt Çikolatadan bir işçi

Zümrüt Çikolata fabrikasının yemekhanesinin iki giriş kapısı var. Saat 12.00’de yemek molası verilir, toplam yemek süresi 25 dakikadır. Bu süreye el yüz yıkamada dahil. Mevcudu 100 olan fabrikanın 70’i aynı anda yemekhaneye gider. Yaklaşık 10 dakika yemek kuyruğunda 5 dakika el yüz yıkama 5 dakikada çalıştığı alandan yemekhaneye ulaşma, kalan beş dakikada nasıl yemek yenilirse artık... Yemekler oldukça kötü temizliğe dikkat edilmiyor, 12 saat ayakta çalışan işçiler bu yemekleri yemek zorunda. 

Başpınar Organize Sanayi Bölgesi şehir merkezinden oldukça uzak yol dahil günlük çalışma süresi 15 saati buluyor. Maaşlar ayın 7’sinde yatması gerekirken 20’si hatta 30’unu buluyor. İşçiler bankanın faizli ek parasına yüklenmek zorunda kalıyorlar. Aylık yatınca faizi ile beraber otomatik olarak hesaptan çekiliyor. Maaşı almadan maaş tükeniyor. Mesaileri elden verilen fabrikanın Suriyeli işçileri 1200-1400 TL gibi bir ücretle sigortasız çalıştırıp ek çalışma süreleri mesaiye dahil edilmiyor. Formaliteden ibaret olan iş güvenliği uygulamasına uymayanı işten atmakla tehdit eden işyeri, iş güvenliğini sağlayan araç gereç iş elbisesini temin etmiyor. İş terliği ve iş pantolonu vermedikleri için de işe uygun olmayan iş pantolonuyla(yırtık elbise) çalıştırıyorlar.  İş güvenlik şirketinin yine formalite gereği gelip fabrikayı dolaşıp gitmesi bir şeyi değiştirmiyor. 

Patronumuz Hacı gün boyu işletmenin içersinde dolaşıp işçilere baskı yapıyor, aşağılayıcı sözler bazen küfüre varıyor. İtip kalkma hatta 12 saate itiraz eden işçileri dövme durumları yaşanıyor. Her geçen gün yasaklar tehditler artıyor.

Yemekhanenin iki girişine demir kapılar yapıldı, kocaman asma kilitler takılıp yandan atlanmasın diye ucu sivri demir çubuklar kaynatıldı. Gerekçe olarak işçilerin zil çalmadan bir iki dakika yemeğe erken gelmesi olarak belirtildi. Saat sekizde iş başı yapılan fabrikada servis yedi buçukta geliyor. Oldukça pis ve sağlıksız olan fabrika hastalık saçıyor. Her gün tırlar dolusu çikolata sevkıyatı yapılırken ve tırlar dolusu hammadde alınırken işçilerin parasının verilmemesine sadece cılız sesler yükseliyor. Buna karşı patron önce ‘kendi çıkarlarımı korumalıyım’ diyor. Sonra ‘akıllı olun çalışın kimsenin parası kalmaz bizde bu firmanın ayakta kalması gerek’ diyor. ‘Benim için sıkıntı değil servetim yedi sülaleme yeter zaten, şansınızı zorlamayın iflas bayrağını çekersem hiç bir hakkınızı alamazsınız’ diye tehditlerde bulunuyor. İşçiler sessiz kaldıkça daha çok baskı yapıyor. Biran önce sesimizi yükselmesek elimizdekini de alırlar. Tek çaremiz birlik olmak, makinenin şalterini bile açamayan birinin emeğimizi çalması kabul edilir bir durum değil biran önce harekete geçmeliyiz, “ zincirlerimizden başka kaybedeceğimiz bir şey yok”...

ÖNCEKİ HABER

'Türkçe ezan' tartışması: CHP'li Yılmaz'dan savunma istendi

SONRAKİ HABER

Rabia Naz ve diğer çocuk ölümlerinin araştırılması önergesi TBMM'de kabul edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa