Kurumsal denetim Trump’ı daha da hırçınlaştıracak

Fotoğraf: Gage Skidmore/Wikimedia Commons (CC BY-SA 3.0)

Kurumsal denetim Trump’ı daha da hırçınlaştıracak

Dr. Berk Esen ABD’deki ara seçimleri değerlendirdi: Trump’ın bu durumla mücadele etmek için daha da sertleşeceğini düşünüyorum.

Şerif KARATAŞ
İstanbul

ABD Kongresi’nde ara seçimin yankısı sürerken, ABD Başkanı Donald Trump’a karşı on binler sokağa çıktı. Ara seçimlerin ABD’nin dış siyasetinde değil iç siyasetinde değişikliğe neden olacağını belirten Dr. Berk Esen, Demokratların aldığı sonucu hatırlatarak, “Seçildiğinden beri ilk defa Trump’ı kurumsal bir denetlemeye ve güç sınırlamasına maruz bırakacaklar. Trump’ın bu durumla mücadele etmek için daha sertleşeceğini ve Demokratların kontrol edeceği Temsilciler Meclisiyle kavga çıkaracağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhuriyetçi ABD Başkanı Donald Trump, ara seçimlerin resmi olmayan sonuçlarına göre, Meclisteki çoğunluğu kaybetti. 435 sandalyeli Temsilciler Meclisinde 220 milletvekilini Demokratlar kazandı. Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr.  Berk Esen ile ABD’deki ara seçimleri konuştuk. Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisinde hayli zayıfladığını belirten Berk Esen, seçim sonuçlarının kesinleşmemesine karşın Senato’da bile Cumhuriyetçilerin çoğunluğunun sınırlı kalacağını söyledi.

2020 SEÇİMLERİNDE TRUMP’A KARŞI SERT KAMPANYA

Demokratların eyalet valiliği seçimlerinde Wisconsin, Nevada, Oregon, New Mexico, ve Colorado gibi birçok kritik eyalette seçimi kazanarak yerel düzeyde ciddi bir ağırlık sağladığını anlatan Esen şu değerlendirmede bulundu: “Bütün bu gelişmelerin özellikle iç siyasete ciddi bir etkisi olacaktır. Ara seçimde oy kullananlar arasında yapılan anketlere göre Demokratların sağladığı bu oy artışında iyi giden ekonomiye rağmen Trump’a yönelik biriken tepkinin büyük bir rolü var. Ayrıca önceki seçimlerde çok düşük oranlarda oy kullanan genç seçmenlerin bu sefer daha organize olarak oy kullanmaları da sonuçlarda etkili oldu. Seçimlerden yüksek moralle çıkan Demokratlar bundan sonraki iki sene boyunca Trump ve Cumhuriyetçileri artan bir baskının altına sokacaktır. Mesela Temsilciler Meclisi, hem yasa çıkarma sürecinde hem de çeşitli konularda soruşturmalar açarak Trump yönetimini zayıflatabilir. Bu soruşturmaları engellemeye çalışması durumda Trump yoğun bir halk tepkisi ve yasama organlarının baskısı ile karşılaşabilir. Daha şimdiden Rusya’nın 2016 seçiminde Trump kampanyasıyla ortak hareket ederek ona seçimi kazandırdığı iddiası hakkındaki soruşturma Trump’ın yakınındaki birçok ismi tutuklanma riskiyle karşı karşıya getirmiş durumda. Trump’ın takip ettiği toplumu kutuplaştırıcı, sağ politikaların partilerine oy kaybettirdiğini düşünen Cumhuriyetçi adaylar bundan sonra Trump ile aralarına daha büyük mesafe koymaya başlayabilir. Buna karşılık daha sol tandanslı adayların başarı kazanmasıyla birlikte 2020 seçimlerine giden süreçte Demokratların sol kanadının güç kazandığını söyleyebiliriz. Bu durum 2020 seçimlerinde Trump’ın karşısında sert bir kampanya yapabilecek sol popülist bir adayın çıkmasına yol açabilir.”

Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Berk Esen. Fotoğraf: Evrensel

SEÇİMLERİN ASIL ETKİSİ İÇ SİYASETTE OLACAK

Esen, seçim sonuçlarının AB-ABD ilişkileri ile ABD, Çin ve Rusya ilişkilerine yansımasına dair şunları söyledi: “Amerikan dış politikasını öncelikli olarak Başkan belirlediği için şu noktada ABD’nin bu ülkelere yönelik politikalarında ciddi bir değişiklik olacağını sanmıyorum. Birçok AB ülkesi açısından Trump’ın partisi olan Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisinde çoğunluğu kaybetmiş olmaları sevinilecek bir gelişme olmuştur. Fakat İran ve Çin konusunda takip edilen sert politikalardan, AB pazarından gelen ürünlerin gümrük vergilerinin arttırılmasına kadar birçok alanda AB ile ABD yönetimlerinin hâlâ birbirlerinden çok uzak noktalarda olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Benim açımdan seçimin en ilginç taraflarından biri 2016 yılındaki başkanlık seçimlerinin aksine bu seçimde Rusya yönetimine yönelik sonuçları etkilemek herhangi bir müdahale iddiasının gündeme gelmemiş olmasıydı. Herhalde bunda Temsilciler Meclisi ve Senato seçimlerinde yüzlerce adayın yarışıyor olması tek kişinin oylandığı başkanlık seçimlerine nazaran sonuçları etkilemeyi çok daha zor kılmasının da rolü var. Şu noktada Trump iktidarda kaldığı sürece ABD hükümetinin takip ettiği dış politika çizgisinin Putin yönetiminin hayli işine geldiğini düşünüyorum. Dolayısıyla Rusya hükümeti 2020 yılındaki seçimleri de Trump’ın kazanmasını isteyecektir.

ABD hükümetinin takip edeceği politikalar açısından bakınca asıl değişikliklerin ben dış siyasetten çok iç siyasette gerçekleşeceğini düşünüyorum. Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisinde çoğunluğu kaybetmesi seçildiğinden beri ilk defa Trump’ı kurumsal bir denetlemeye ve güç sınırlamasına maruz bırakacak. Trump’ın bu durumla mücadele etmek için daha sertleşeceğini ve Demokratların kontrol edeceği Temsilciler Meclisiyle kavga çıkaracağını düşünüyorum. Bu da toplumdaki kutuplaşmanın artarak, siyasi yelpazenin uç kısımlarındakilerin daha da güçlenmesi sonucunu doğuracaktır.”

‘BRUNSON’IN BIRAKILMASI TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİNİ KISMEN TOPARLAYABİLİR’

Berk Esen, ABD’deki ara seçiminin Türkiye- ABD ilişkilerine yansımasına dairse şunları ifade etti: “Seçimlerin bitmiş olması ve birkaç hafta önce Rahip Brunson’ın serbest bırakılması Türkiye-ABD ilişkilerinde kısmen de olsa bir toparlanmaya yol açabilir. Zira ABD yönetimi Türkiye konusunda kamuoyu baskısını çok daha az hisseder bir noktaya geldi ve bu durum Trump’ın elini Erdoğan ile bir anlaşmaya gitmek konusunda hayli rahatlatacak. Zaten şu ana kadar takip ettiği dış politikaya baktığımızda Trump’ın demokratik sistemlerle yönetilen ülkelerin hükümetleriyle sorun yaşarken otoriter özelliklere sahip liderlerle çok daha rahat anlaştığını görüyoruz. Erdoğan önümüzdeki dönemde bu durumu kendi lehine kullanmaya çalışacaktır. Zaten özellikle YPG konusunda ABD’nin Türkiye karşısında geri adım attığını ve ortak bir anlaşma zemini aramaya çalıştığını görüyorum. Bu süreç seçimlerden sonra da devam edecektir.”

İRAN’A YAPTIRIM PROGRAMINDA DEĞİŞİKLİK OLMAYACAK

Berk Esen, ara seçim sonuçlarının ABD’nin İran’a yönelik başlattığı yaptırımlarla ilgili “Trump seçimlerden hemen önce İran’a yönelik son derece kapsamlı bir yaptırım programını yürürlüğe koydu. Kendisi başkan olarak devam ettiği sürece bu politikada büyük bir değişiklik olacağını öngörmüyorum. Zira Trump daha 2016 seçim kampanyasından başlayarak Amerikan kamuoyuna bu konuda hayli sert mesajlar veriyor. Trump’ın bu şahin politikası kendi seçmen tabanı ve aynı zamanda ABD’nin Ortadoğu’daki iki kritik müttefik ülkesi olan İsrail ve Suudi Arabistan’daki yönetimler nezdinde ciddi destek sağlamış durumda. Geçen salı günü yapılan ara seçimlerde Trump oylanmadığı için İran politikasının direkt olarak etkileneceğini düşünmüyorum. Zaten Trump özellikle Senato seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’nin çoğunluğunu arttırmasını kendi başarısı olarak sunup, politikalarına seçmenin hâlâ destek verdiğini iddia edecektir. Bu noktada hayli sert bir pozisyon aldığı İran’a olan yaptırımlar konusunda yakın dönemde geri adım atması onun ciddi bir prestij kaybına yol açabilir" dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Kasım 2018 07:51
www.evrensel.net
ETİKETLER ABDDonald Trump