'Biz taksitle mi çalışıyoruz ki tazminatımız taksitle ödeniyor!'

Fotoğraf: Evrensel

'Biz taksitle mi çalışıyoruz ki tazminatımız taksitle ödeniyor!'

İşten atılan tekstil işçisi Gülcan Bolat’a senet imzalatılarak, tazminatının 2019 ocak ayı itibariyle taksitle ödeneceği söylendi.

Sevil ATAR
İstanbul

Gaziosmanpaşa Elmabahçesi’nde bir tekstil firmasında kalite kontrol bölümünde çalışan Gülcan Bolat, işyerinde çalışma arkadaşıyla yaşadığı bir sıkıntı nedeniyle işten çıkarıldı.

300’e yakın çalışanı bulunan; Altınyıldız, Beymen, Damat gibi büyük markalara pantolon ve ceket üretimi yapan firma Bolat’a senet imzalatarak tazminatını 2019 ocak ayı itibarı ile ödeyeceği söylendi. Yapılanın yasalara uygun olmadığını sonradan fark ettiğini anlatan Bolat, “Biz taksit taksit mi çalışıyoruz ki tazminatımız taksitle veriliyor” dedi.

Usulsüz işten çıkarıldığını söyleyen Bolat yaşadıklarını şöyle anlattı: “İşten çıkarıldıktan sonra tazminatımı da tümünün peşin olarak verilmesi gerekirken usulsüz bir şekilde senet imzalattırıldı. İlk ödemenin 2019’un ilk ayından itibaren taksitle verileceğini bunun yasal olduğunu ifade ettiler. Yasalara aykırı olsa da patronların bir şekilde usulune uygun kılıfla kendi istedikleri şekilde işlerini yürütüyorlar ve hükümetin bu konuda hiçbir çalışması ya da düzenlemesi yok gibi gözüküyor.” Senet imzalayarak tazminatımın verilmesinin yasal olmadığının sonradan farkına vardığını söyleyen Bolat, “Biz taksit taksit mi çalışıyoruz ki tazminatımız taksitle veriliyor” diye konuştu. İşçilere de seslenen Bolat, “Verilen bir belgeye imza atmadan önce bir biline danışmak gerek. İşçiler haklarını tam olarak bilmiyor. Bu nedenle de pek çok usülsüzlükle karşılaşıyor. Sendika gibi örgütlü bir yapının içinde olmadığımız için de mutlaka avukat desteği gerekli” dedi. 

RAMAZAN’DA ÖĞLE YEMEĞİ EVDEN, İZİN KESİNTİLERİ MESAİDEN

Firmadaki çalışma koşullarını anlatan Bolat “Sabah 08.00 akşam 18.30 çalıyoruz. Gün içinde 2 kez 10’ar dakika çay, 45 dakika da yemek molası veriliyor. Benden daha eski çalışan iş arkadaşlarım, 17.00 ile 18.30 arasında iş gücü azalmasın diye tuvaletler kilitlendiğinden bahsetmişti, işten çıkarılan bir çalışan işyerini dava etmiş bu durumdan şikatçi olmuş, dava sayesinde tuvalet kilitleme durumu ortadan kalmış. İnsani olmayan çalışma koşullarımızı örnekleyen durumdur bu. Çay molaları özellikle ezan saatine uygun şekilde ayarlanıyor. Çalışırken radyo açılıyor, cuma günleri ise keyfi olarak ilahi dinletiliyor. Ramazan ayında şirket, hakkımız olan öğle yemeğini vermiyor. Evden yiyecek getiriyoruz. Bununla birlikte molada çay hakkımızı da gasbediyorlardı” diye konuştu.

Firmada sigortasız çalışan işçi sayısının oldukça fazla olduğunu ifade eden Bolat, işe girdikten bir süre sonra mesaiyi zorunlu kılmak için “Kendi isteğimle mesaiye kalıyorum” diye bir belge imzalatırıldığını belirtti. Resmi tatillerde aldıkları mesai ücreti günlük ücretin iki katı olması gerekirken yarısı veriliyormuş. İşe gitmedikleri zamanlarda mesai ücretinden kesinti yapıldığını söyleyen Bolat, şöyle devam etti: “Çünkü mesai ücreti günlük ücretimizden daha fazla” değerlendirmesi yaptı. Yıllık izinleri zamanında kullandırılmıyor, işverenin keyfi ve kendi çıkarına göre izin dönemleri belli oluyor, sendikal hak zaten yok.”

BAYILAN İŞÇİ AYILDIKTAN SONRA İŞE GERİ DÖNDÜ

İşyerinde çocuk işçi çalıştırıldığına da dikkat çeken Bolat “Suriyeli bir çocuk hiçbir deneyimi yokken direkt en tehlikeli bölüm olan kesimhanede çalıştırıldı. Çöpe atılan kesim bıçağı yüzünden ayağı ciddi şekilde kesildi. Sigortasız olduğu için özel hastanede tedavi ettirildi. İşyeri iş güvenliğine dair yasalara göre olması gereken maske vs gibi malzemeler bulundurmuyor. İş kazalarının fazlasıyla yaşandığı büyük bir tekstil firmasında, çalışma esnasında yaralanma (kesik, yanık...) durumlar için ecza dolabında bulunması gereken  krem, sargı bezi, gibi müdahale malzemeleri yok. Bunun dışında şekeri düşen bir işçiye işyeri doktoru müdahale etmesi gerekirken müdahele etmedi, sorumluluk almadı, bayılan işçi kendi kendine ayıldıktan sonra çalışmaya devam ettirildi. Yine başka örnek, regl olan bir arkadaşın pantolonu regl kanı oldu, kıyafetini değiştirmek için eve gitmek istedi ancak izin verilmedi. O gün o şekilde mesai bitimine kadar çalıştırıldı. Yine işyerinin sorumlu müdürü, kadın çalışanların kılık kıyafeti için de keyfi uygulamalar sergiliyor. Tişörtümün kısa olduğunu, kollarımın açık olmasının diğer çalışanları rahatsız ettiğini söyleyen sorumlu müdür, bu yüzden daha kapalı kıyafetler giymem için beni uyardı.”

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Kasım 2018 17:35
www.evrensel.net