'Eğitim harcamalarının yükü halkın sırtına yükleniyor'

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/EVRENSEL

'Eğitim harcamalarının yükü halkın sırtına yükleniyor'

Eğitim Sen Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi ile ilgili yaptığı açıklamada 'Eğitim harcamalarının esas yükü halkın sırtına yüklenmektedir' dedi.

Eğitim Sen Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi ile ilgili açıklama yaptı. Eğitimin en temel ihtiyaçlarının görmezden gelindiği ve zorunlu harcamalarda bile kısıntıya gidildiği belirtilen açıklamada “Eğitim harcamalarının esas yükü halkın sırtına yüklenmektedir” denildi.

2019 Merkezi Yönetim Bütçesinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlandığı belirtilen açıklamada; “2019 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) ayrılan bütçe rakamlarına bakıldığında, eğitimin en temel ihtiyaçlarının görmezden gelindiği, bütçenin sadece zorunlu harcamalar dikkate alınarak hazırlandığı, hatta zorunlu harcamalarda bile kısıntıya gidildiği anlaşılmaktadır. Yıllardır eğitime ayrılan kaynaklar sadece rakamsal olarak artmakta, doğrudan eğitim hizmetlerine yönelik yatırımlar açısından bütçelerde gerçek anlamda bir artışın yapılmadığı görülmektedir” denildi.

‘AKP HÜKÜMETLERİNİN EN BAŞARISIZ OLDUĞU ALAN EĞİTİMDİR’

Geçtiğimiz 16 yıl içinde MEB bütçesinin milli gelire oranı çok az artmış olmasına rağmen, belirlenen rakamların ihtiyacın çok altında kaldığı vurgulanan açıklamada şöyle denildi: “Eğitim harcamalarının esas yükü, eğitimi adım adım ticarileştirme ve kamu kaynaklarının özel okullara aktarılmasının da etkisiyle büyük ölçüde halkın sırtına yıkılmıştır. AKP hükümetinin son 16 yıl içinde en başarısız olduğu alan tartışmasız eğitim alanıdır. Her bütçe döneminde eğitime en çok payı ayırmakla övünen siyasi iktidar tarafından ‘okulöncesi eğitimin zorunlu olacağı’ ve 2019 yılına kadar tüm okullarda ‘tam gün eğitime geçileceği’ iddia edilmiş olmasına rağmen bu hedefin yanına bile yaklaşılmamıştır.”

‘MEB GÜVENCESİZ EĞİTİMİ YAYGINLAŞTIRMAKTADIR’

MEB bütçesinin rakamsal büyüklüğünün temel nedeni, hükümetin eğitime verdiği önemden değil, büyük ölçüde personel harcamalarından kaynaklandığının altı çizilen açıklamada “Bu durumun farkında olan MEB, eğitim emekçilerini esnek, kuralsız ve güvencesiz çalıştırmak için gece gündüz çalışmakta, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamasını temel alıp eğitimde güvencesiz istihdamı adım adım yaygınlaştırmaktadır. MEB’in Öğretmen Strateji Belgesi ile öğretmenlere yönelik performans dayatması ve angarya çalıştırma uygulamaları ile işgücü maliyetlerini aşağıya çekmeye çalışmasına rağmen, MEB bütçesinin yüzde 83’ü personel için yapılan sabit ödemelere gitmektedir." ifadelerine yer verildi.

'MEB’İN EĞİTİM YATIRIMLARI TARTIŞMASIZ BİR ŞEKİLDE AZALMAKTADIR'

Her fırsatta “Bütçeden en çok payı eğitime ayırdık” açıklamalarına tepki gösterilen açıklamada şu ifadeler yer aldı: “MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay 2002 yılında yüzde 17,18 iken, eğitim hizmetlerinin sunumu açısından çok önemli olan bu rakam 2009’da yüzde 4,57’ye kadar gerilemiştir. 4+4+4 sonrasında zorunlu olarak kısmen de olsa artışa geçen eğitim yatırımlarına ayrılan bütçe oranı, 2014 sonrasında yeniden azalmaya başlamıştır. 2018 yılı itibariyle Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay sadece ve sadece yüzde 8,36 iken, 2019 yılında 2018’e göre neredeyse yarı yarıya azalarak yüzde 4,88’e gerilemiştir.

Hükümetin eğitim alanında hayata geçireceğini iddia ettiği okulöncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi ve bütün okullarda tam gün eğitime geçilmesi hedefine bugüne kadar ulaşılmamıştır. 2019 MEB bütçe rakamları ile eğitimdeki hedeflerin gerçekleşmesi mümkün değildir.

2018 MEB bütçesinin bizlere gösterdiği en temel gerçek, eğitimde yaşanan yoğun ticarileşme sürecinin, 2019 yılında derinleşmesi beklenen ekonomik krizin de etkisiyle, artarak devam edeceği ve velilerin 2019 yılında cebinden yapacağı eğitim harcamalarının belirgin bir şekilde artacağıdır.”

'EĞİTİMDE ÖĞRETMEN AÇIĞI KADROLU İSTİHDAMLA KAPATILMALI'

Eğitim Sen, “Eğitimden beklenen amaçların gerçekleşmesi, öğretmen açıklarının kadrolu istihdam ile kapatılması, eğitimin niteliğinin yükseltilmesi, okul-derslik açıkları sorununun çözülmesi, fiziki alt yapı ve donanım eksikliklerinin giderilmesi ve diğer sorunlar için mevcut piyasacı bütçe anlayışının acilen değişmesi gerekmektedir.” dedi.

‘EĞİTİM BÜTÇESİNDE KISINTI KABUL EDİLEMEZ’

Piyasacı eğitim sisteminin toplum içindeki sınıf farklılıklarını belirgin hale getirdiğine dikkat çekilen açıklamada “Yapılması gereken, kamusal kaynakların yine kamusal bir hak olan eğitim için, özel çıkarlar değil, toplumsal çıkarlar gözetilerek değerlendirilmesidir. Ekonomik kriz gerekçesiyle eğitimden tasarruf yapılması ve eğitim bütçesinde kısıntıya gidilmesi kabul edilemez” denildi.

EĞİTİM SEN’İN TALEPLERİ

* MEB bütçesinin milli gelire oranı en az iki kat arttırılmalı, başlangıç olarak OECD ortalamasına (%6) çıkarılmalıdır…

* Kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması uygulamasına derhal son verilmeli, eğitime yeterli bütçe, okullara ihtiyacı kadar ödenek ayrılmalıdır.

* MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay mutlak anlamda arttırılmalı, eğitimi ticarileştirmeyi hedefleyen özel sektör, dini vakıf ve cemaatlerle yapılan ya da yapılacak olan her türlü ortak proje ve protokoller iptal edilmelidir.

* Artan oranlı vergi dilimi uygulamasına son verilmeli, ek dersler başta olmak üzere, tüm ek ödemeler temel ücrete dâhil edilmeli emekliliğe yansıtılmalıdır…

* Ek ders saat ücreti hesaplanırken bir öğretmenin aylık maaş tutarı esas alınmalıdır. (3600/60 = 60 TL)

* Sözleşmeli/ücretli öğretmenlik gibi her türlü güvencesiz istihdam uygulamalarına esnek, kuralsız ve angarya çalışmaya son verilmeli, sözleşmeli öğretmenlerin tamamı kadroya geçirilmelidir.

* 2018 yılında aile ve çocuk yardımı başta olmak üzere, sosyal yardımlar sembolik olarak belirlenmekten çıkarılmalı, ihtiyaç kadar artış yapılmalıdır…

* Eğitime hazırlık ödeneği sadece öğretmenlere değil, tüm eğitim ve bilim emekçilerine yılda iki kez en az bir maaş tutarında ödenmelidir...

* 24 Haziran seçimleri öncesinde verilen sözler tutulmalı, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin ek göstergeleri 3600’e çıkarılmalıdır.

* Eğitim emekçilerinin 3600 ek gösterge talepleri doğrultusunda düzenleme yapılmalıdır…

* Öğretmen, akademik personel, memur ve yardımcı hizmetli açıkları kapatılmalıdır.

* Tüm eğitim ve bilim emekçilerine insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanmalıdır… (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net
ETİKETLER Eğitim Sen