Genç hekimler çalışma haklarını istiyor: Emeklerimiz yok sayılıyor

Ankara’da Kuğulu Park’ta nöbet eylemine başlayan genç hekimler, 'Sadece biz değil halk da hükümetin sağlık yasasından olumsuz etkilenecek' diyor.

Hüseyin Sinan GÜLER
Burcu YILDIRIM
Ankara

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve hekimler, AKP tarafından Meclise getirilen ‘Sağlıkta şiddet yasa tasarısı’na karşı çıkıyor. Yasa tasarısının sağlıkta şiddeti önlemediği gibi ihraç edilen ve güvenlik soruşturması nedeniyle kamuda çalışmaları engellenen hekimlerin özelde de çalışmasının önünü kapatacağını belirten hekimler yasa tasarısının geri çekilmesi için birçok ilde nöbet eylemine başladı. Ankara’da Kuğulu Park’ta nöbet eylemine başlayan ihraç ve güvenlik soruşturmaları nedeniyle mesleklerini yapmaları yasaklanmak istenen genç hekimler, Evrensel'e konuştu. Çalışma hakları için mücadele edeceklerini belirten hekimler, “Yasa tasarısıyla sadece biz hekimler değil halk da olumsuz etkilenecek” dedi.

'YAŞAMAK İÇİN ÇALIŞMAK ZORUNDAYIZ'

Nöbet eyleminde bir araya geldiğimiz Onur Erdem, 675 sayılı KHK ile ihraç edilmiş bir hekim. Mezun olduktan sonra Van’da 112’ye atanan Erdem, 6 ay sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden mesleğinden ihraç edilmiş. Mecliste görüşülen yasa tasarısı ile özellerde bile çalışmalarının engelleneceğini ifade eden Erdem, “Bu süreçte hayatımızı devam ettirmek için çalışmak zorundayız. İhraç edildikten sonra özellerde istihdam şansı bulup, bir yıl boyunca bir özel hastanenin acilinde patronların inisiyatifinde çalışmak zorunda kaldık ama bu yasa teklifi ile bunu da yapamayacağız” diye konuştu.

'BİZE SİVİL ÖLÜM DAYATILIYOR'

"Şu anda uzmanlık sınavını kazansam da üniversitelerde eğitim alamayacağım, bunun da nedenini bilmiyorum" diye konuşan Erdem, sözlerini şöyle sürdürdü: “Herhangi bir suçumuz yok. İltisak diye uydurulmuş bir iftira ile hepimiz işlerimizden edildik.”

İhraç edildikten iki hafta sonra özelde iş bulabildiğini ama güvenlik soruşturması olumsuz gelen arkadaşlarının 1 yıl ve daha fazla belirsiz bir durumda beklediğini anlatan Erdem “Tıp fakültesinden 6 yol okuyup mezun olmuş kişi atanmayı bekliyor, atanacağı yerde belli oluyor fakat tebligatta ismi yayımlanmıyor. Bu sürede hiçbir yerde hekimlik yapamıyor. Bu süreçte bir de 25 yaşını geçmiş erkek arkadaşlar Genel Sağlık Sigortası diyerek üstüne bir de borçlandırılıyor. Hem çalışamıyor, hem o belirsizlikle boğuşuyor, TUS’u kazansa gidip üniversiteye kayıt olamıyor bir yandan da böyle borçlandırarak bir açlığa, sivil ölüm diye bahsedilen bu duruma sürüklenmesi isteniyor” diye konuştu.

'EKONOMİK ŞİDDET UYGULANIYOR'

Tasarının kabul edilmesi halinde sadece hekimlerin değil, halkın da olumsuz etkileneceğini anlatan Erdem, “Şu anda 7 bine yakın hekim ihraç edildi. Güvenlik soruşturması da olumsuz olan sayıları binlere yaklaşmış olan öğrenci arkadaşlarımız var. Ülkenin birçok yerinde de doktor ihtiyacı var. Halk ile hekimini ayırmış oluyorlar” dedi.

Sağlığa karşı şiddeti önlemek adına çıkarılmak istendiği ileri sürülen bu tasarının, hekimlere ve sağlık çalışanlarına şiddet olarak geri döndüğünü belirten Erdem,  “Nasıl bir şiddet? Ekonomik bir şiddet. Hiçbir yerde çalışamıyorsun, mesleğimizi icra edemeyeceğiz. Bu sefer napacağız? Hatta deniliyor ki gitsinler ağaç kökü yesinler. Bu yasa sağlıkçıya şiddete karşı yasa olarak isimlendirilse de sağlıkçıya da halka da şiddettir” diye konuştu.

OHAL KOMİSYONU ENGELİ

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden ihraç edilen Mihriban Yıldırım, üniversitede psikiyatri asistanı iken ByLock’tan ‘FETÖ’ suçlamasıyla açığa alındığını belirterek “Ben hayatım boyunca hem tarikatlara hem de cemaatlere karşı laiklik mücadelesini önde tutmuş, kadın hareketi içerisinde olan biriyim. Tamamen uydurma istihbarat raporları ile hazırlanıyor bu mahkeme süreçleri. Bir yıl sonunda mahkemeden beraat ettim ve bir yıldır göreve dönmeyi bekliyorum. OHAL Komisyonu şu anda göreve dönmemin önünde bir engel olarak duruyor. Benim gibi hekimlerin hepsi hatta kamu çalışanlarının hepsi hukuksuz bir süreçle ihraç edilmiş oldu. Özelde çalışma hakkımız vardı. Bu tasarıdaki 5. madde ile bu da engelleniyor. Bütün emeklerimizi boşa çıkarmış oluyor, diplomalarımızın hiçbir anlamı kalmıyor” dedi.

'SOMUT BİR GEREKÇE YOK'

Genç bir hekim olan Selçuk Çelik de güvenlik soruşturması nedeniyle göreve başlatılmayan hekimlerden. Kendisine yapılan tebligatta 657 Sayılı kanunun 48. maddesinin a bendindeki şartları taşımadığı dışında herhangi somut bir gerekçe sunulmamış ve ataması iptal edilmiş. Çelik, “Hiçbir gerekçe sunulmadı. Bazı hekim arkadaşlarımız gerekçelerini idari mahkemelere başvurarak öğrenebildi. Mahkemelerden çıkan sonuçlar da hiçbir delile dayanmıyor. Sadece istihbarat raporları var” dedi.

'VERDİĞİMİZ REÇETELERİ SGK ÖDEMEYECEK'

Kendisi gibi 500 genç hekimin göreve başlatılmadığını söyleyen Çelik, tasarı yasalaşırsa zaten zar zor iş bulabildikleri özel sektörde de çalışmalarının engelleneceğini ifade etti. Ancak SGK anlaşması olmayan özel kurumlarda çalışabileceklerini kaydeden Çelik, “Verdiğimiz reçeteler SGK tarafından ödenmeyecek, yazdığımız tıbbi raporların adli karşılığı olmayacak” dedi.

Doktor olup olmadıklarına fakültelerde hocalarının karar verdiğini ve bu kararların bilimsel olduğunu belirten Çelik, “Şimdi tamamen idari bir kararla doktorluk için gerekli şartları taşımadığımız iddia ediliyor” diyerek tasarıya tepki gösterdi.

“Bizim kaybedecek bir şeyimiz kalmadı” diye konuşan Çelik, bu hukuksuzluğun sona ermesi için meslek örgütümüzle, diğer hekimlerle her türlü demokratik yolu kullanarak mücadeleye devam edeceklerini söyledi. (Ankara/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Kasım 2018 01:00
www.evrensel.net