'Bu dosyada kadına karşı şiddetin tüm unsurları yer alıyor'

Fotoğraf: DHA

'Bu dosyada kadına karşı şiddetin tüm unsurları yer alıyor'

Zehra Demir'in intiharından sonra tutuklanan ve serbest bırakılan eski erkek arkadaşı Süleyman Taruk'un tahliyesine itiraz edildi.

Antalya'da eski erkek arkadaşı Süleyman Taruk'un kendisini sürekli taciz ve tehdit etmesi sonucu bunalıma giren Zehra Demir (19), 28 Eylül'de oturduğu dairenin penceresinden atlayarak yaşamına son verdi.

Tutuklanan Süleyman Taruk, 6 gün cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Zehranın ailesinin avukatı Hadi Cin karara itiraz ederek, Süleyman Taruk'un 'kasten öldürme' suçundan tutuklu yargılanması gerektiğini söyledi. 

İddiaya göre Zehra Demir aynı mahallede oturduğu eski erkek arkadaşı Süleyman Taruk tarafından sürekli taciz edildi. Zehra Demir'e taciz nedeniyle 10 defa cep telefonu numarasını değiştirdi. Ancak Taruk, Demir'e her seferinde yeniden ulaştı.

Süleyman Taruk, 28 Eylül günü Zehra Demir'i telefonla taciz ve tehdit ettikten sonra elinde bıçakla evinin önüne geldi. Genç kadının kardeşleri ile Taruk arasında tartışma sürerken Zehra Demir, 4'üncü katta oturdukları dairenin penceresinden atladı ve yaşamını yitirdi.

6 GÜN SONRA SERBEST BIRAKILDI

Aynı gece Süleyman Taruk, gözaltına alındı ve bir gün sonra 'İntihara yönlendirme' suçundan dolayı tutuklandı. 6 gün cezaevinde kalan Taruk, 'suçun mahiyetinin değişme ihtimali, delil durumu ve tutuklamanın tedbir oluşu' gerekçesiyle tahliye edildi. 

AVUKATI İTİRAZ ETTİ

Demir ailesinin avukatı Hadi Cin, Antalya 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak karara itiraz etti. Ancak Cin'in itirazı reddedildi. Bunun üzerine avukat Cin, soruşturmanın genişletilmesi adına ikinci bir dilekçe verdi.

'KADINA ŞİDDETİN TÜM UNSURLARI VAR'

Kamuoyunun bu dosyaya sahip çıkması gerektiğini belirten avukat Hadi Cin, "Bu dosyada kadına karşı şiddetin tüm unsurları yer alıyor. Türkiye'de iddianameler 6 ayda hazırlanıyor, mahkeme 15 günde kabul ediyor. Soruşturma aylarca sürüyor. Ancak bu olayda, Zehra 28 Eylül'de intihar ediyor. 29'unda sanık tutuklanıyor, 2 Ekim'de savcı dosyayı mahkemeye sunuyor, 4 Ekim'de ise mahkeme görevsizlik kararı veriyor. Bunca yıllık avukatlık hayatımda benzerine rastlamadığım bir hız" dedi.

'2 SATIRLIK İDDİANAME'

Süleyman Taruk'un, TCK'nın 84. Maddesi'nin sadece 1, 2 ve 3'üncü fıkrasına göre değil, 4'üncü fıkrası da dahil edilerek 'cebir veya tehdit kullanarak kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulur' suçuna göre yargılanması gerektiğini söyleyen Cin," 9 kişinin ayrıntılı ifadesinin bulunduğu dava dosyasında hazırlanan iddianame sadece 2 satırdan oluşuyor. İddianameyi hazırlayan savcı, sevk maddesinde de hataya düşmüştür. TCK 84. Maddesi'nin 4. fıkrasının koşulları varsa bu kişi insan öldürmüş gibi yargılanır. Bu soruşturmayı yürüten savcılar, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet bürosunda çalışan savcılardır. Yoktan bir şeyi oluşturmalarını beklemiyoruz. İfadeler sonucunda ortaya çıkan tabloyu resmetmiş olsa fail şu an cezaevinde olacaktı. İtirazlarım sonuç vermezse eğer, bu dosya sıradan bir dosya olarak Asli Ceza Mahkemesi'ne gidecek. Bizim bugün adalete ihtiyacımız var ve kasten öldürmekle yargılanması gereken kişinin tutuklanması gerekir" diye konuştu.

'CİĞERİM YANDI' 

Bir insanın canının bu kadar önemsiz olmaması gerektiğini söyleyen baba Hakim Demir ise "Kızımı daha önce telefonla tehdit ediyordu. O akşam da kapıya bıçakla dayandı. Zehra'nın babası olarak bugüne kadar ne bir polis ne bir savcı ifademi aldı. Gencecik bir kız ölmüş, bizlerin ifadesi dahi alınmadan bu kişi serbest bırakılıyor. Kızımın şu an toprak altında olmaması gerekiyordu. Tüm yetkililerin bu konuyla ilgilenmesini ve bu kişinin tekrar yargılanmasını istiyorum" dedi.

Anne Gülten Demir de "Kızım için adalet istiyorum. Benim ciğerim yandı başkalarının ciğeri yanmasın. Bu kişinin yargılanmasını istiyorum" diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

 

www.evrensel.net
ETİKETLER kadın cinayeti