'Çalışırken ölmesek, emekliliği mezarda görmesek'

Fotoğraf: Pixabay

'Çalışırken ölmesek, emekliliği mezarda görmesek'

'Duyduk tahtakurulu yatakhaneleri, bir başka kokuyor Flormar’ın önünde parfüm...'

Bir işçi
Gebze

Trump Amerika’da nezle oluyor biz burada zatürre oluyoruz. Hayır aramızdaki mesafe hayli uzak ama biz niye zatürre oluyoruz, onu da anlamış değilim. Sıyırdım kafayı sevgili kardeşim, gel de çık işin içinden.

Ya karıncaların ayak seslerini duyamıyorum, sineklerin kanat çırpmalarını sayamıyorum, Uludağ’da kayak öğrenmeden neden kayamıyorum? Amma velakin duyduk tahtakurulu yatakhaneleri, bir başka kokuyor Flormar’ın önünde parfüm. Yine de memlekette işler ayna, çal çal oyna. Çal dediysek oyun havası çal demedik neyse bunu da kafaya takmayalım anlayan anlamıştır.

Bakın ben size söyleyim. Ufak bir ekonomik sarsıntı geçirsek de bu ay enflasyon iyi. Demedi demeyin, bir şey biliyoruz ki söylüyoruz. Bir kere at nalı fiyatına elli kuruş bilemedin 1 lira zam gelmiş, gelmiş mi gelmiş. Bir de mangal kömürü fiyatına da aynı at nalı gibi 1 lira zam gelmiş. Bu 1 lira zam orantıya vurduğumuzda küçük bir rakama denk geliyor. Nasıl hesap ama sevgili kardeşim. Hem nerede görülmüş aslan hükümetlerimizin şimdiye kadar bizleri enflasyon canavarına yem ettikleri.

Hem at nalı deyip geçmeyelim, enflasyon hesaplanmasında ana harcamalardan birisidir at nalı. Alırsın atın ayağına çakarsın, atın mı yok, alırsın evin dış kapısına çakarsın uğur getirsin diye. Bunu da beğenmediysen 1600 derece sıcaklığın karşısında çalışan Kroman’daki işçi kardeşine verip ateşte eritip kolye yapıp boynuna takarsın sevgili kardeşim. Nasıl fikir ama. Şimdi bazı zındıklar hemen dış mihraklarla işbirliği yaparak ortalığı bulandırmaya çalışıyor. Yok efendim peynirin, yağın, etin, suyun, elektriğin, doğal gazın fiyatı yüzde kırk elli artmış, geç sevgili kardeşim onlar artıysa maaşınızda arttı nankörlük etmeyin.

Ne maaşınız artmadı mı? Bak şimdi yine kafaya taktım kimin maaşı arttı o zaman? Kimin? Bu gidişle yakında sıyıracağız kafayı. Her şey yetmezmiş gibi bizim Beşiktaş da bu aralar habire yeniliyor. Tamam her zaman galip gelinecek değil de yine de takılıyor kafaya. Bizim hanımın dediği gibi her şeyi takma kafana, takacaksan kafana toka tak. İyi de bizim kafada saçta yok. Gel de tokayı tak kafaya... Ah ulan ah ne güzel olurdu ekmeğin, elektriğin, doğal gazın fiyatında yüzde elli indirim olsa, asgari ücret 2 katına çıksa, vergiler bizden uzak olsa, işten atmalar yasaklansa, çalışırken ölmesek, emekliliği mezarda görmesek, Beşiktaş Avrupa’da şampiyon olsa ah ulan ah gel de takma kafaya. Ben kendimce güzel bir mektup yazdığımı düşünürken bizim oğlanı çağırıp oğlum şu mektubu oku bakalım nasıl buldum dediğimde, baba böyle mektup mu olur sen kafayı gerçekten sıyırmışsın deyip kestirip attı. Oğlanın bu sözünü kafaya takmadım ona torpil geçtim, hatta bizimkini biraz büyüsün, sözümden çıkmasın ileride üniversiteye rektör bile yapabilirim. Neyse, kafa karışık olunca mektup da karmakarışık oldu. Sabah erken kalkıp fabrikaya işe gideceğiz. Gidip yatayım derken kafa gene karıştı. Şimdiye kadar defansta oynayan Can abimiz forvet oynamaya karar verip atağa kalkmış da kafamıza takılan şu. Sevgili Can abi sen patron sınıfının olmadığı bir cumhuriyete var mısın? Aman abi gözünü seveyim senin de kafa karışmasın.

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Kasım 2018 01:41
www.evrensel.net