Tüm işçiler sendikalı ama bakanlık yetki vermiyor

Fotoğraf: Fırat Turgut/Evrensel

Tüm işçiler sendikalı ama bakanlık yetki vermiyor

Karataş Belediyesinde tüm işçiler Genel-İş’e üye ancak Bakanlık yetki vermiyor. Gerekçe ise belediye şirketinin kadro KHK’sinden sonra kurulması...

Volkan PEKAL
Adana

Çukurova Belediyesinde taşerondan şirkete geçirilen işçiler arasında örgütlenen DİSK Genel-İş Adana Şubesi belediye ile TİS imzaladı. KHK ile getirilen “kadro” düzenlemesi kapsamında işçi ücretlerindeki artışın 2020’e kadar yüzde 4+4’e sabitlendiğini belirten Genel-İş Adana Şube Başkanı Hüseyin Yaşar Gündoğdu bu kayıbı sosyal haklarla karşılamaya çalıştık” dedi. KHK ile getirilen kadroyla birlikte çeşitli sorunlar yaşadıklarını ifade eden Gündoğdu, “Mesela Karataş Belediyesinde çalışan işçilerin tümü sendikalı ama bakanlık yetki vermiyor” dedi. Enflasyonun şimdiden yüzde 25 olduğunu ifade eden işçiler ise KHK ile kendilerine dayatılan yüzde 4+4’lük zammın sefalet zammı olduğunu belirterek, ücretlerinin  hükümetin dayattığı bu ücreti kabul etmeyeceklerini söylediler.

‘TAŞERON KOŞULLARI DEVAM EDİYOR’

Fotoğraf: Volkan Pekal/Evrensel

Geçtiğimiz yıl OHAL KHK’si ile kamudaki taşeron işçiler KİT’lere, belediyedeki taşeron işçiler ise belediye şirketlerine geçirildi. Bu uygulama “kadro müjdesi” diye lanse edilirken işçilerin kadroluların sahip oldukları toplu sözleşmeden faydalanmaları engellendi. Taşeron işçilerin örgütlü olduğu sendika yetki alsa bile TİS’ler geçersiz kılındı, zam oranı yıllık yüzde 4+4’e sabitlendi. Yani kamuya ve belediye şirketlerine geçirilen işçiler için taşeron koşulları 2020 yılına kadar devam edecek. Tüm bu zorluklara rağmen örgütlenme çalışması yapanlardan biri de DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası. DİSK Genel-İş Adana Şube Başkanı ve DİSK Bölge Temsilcisi Hüseyin Yaşar Gündoğdu, DİSK olarak Türkiye’nin her yerinde insanca yaşanacak bir asgari ücret için mücadele ettiklerini ifade etti. Yüzde 4+4’le işçilerin enflasyonun çok altında ücret artışlarına mahkum edilmiş olduklarını belirten Gündoğdu, belediyeye kabul ettirebilecekleri zammı hükümetin kabul etmediğini dile getirdi. Gündoğdu, özgür bir toplu sözleşme için bu uygulamanın kaldırılması gerektiğini söyledi.

ŞİRKET KHK’DEN SONRA KURULDU DİYE YETKİ VERİLMİYOR

Kamuya geçirilen taşeron işçilerin kadrolu işçilerin sözleşmesinden faydalanmasının engellendiğini dile getiren Gündoğdu, “Sendikalar yetki alsa bile 2020’ye kadar ücret zammı 4+4 olarak belirleniyor. Çukurova Belediyesinde şirket KHK’den önce olduğu için orada yetki aldık; ancak TİS’e ücret zammını ekleyemedik. Sosyal ve mali haklar konusundaki iyileştirmelerle bunu kapatmaya çalıştık” dedi. KHK’den sonra kurulan şirketler söz konusu olduğunda sendikaların yetki de alamadıklarını ifade eden Gündoğdu, “Mesela Karataş Belediyesindeki işçilerin tamamı sendikaya üye oldu. Tamamının üye olmasına rağmen TİS imzalayamıyoruz. Bu TİS’in özüne aykırı” dedi. Ülke genelinde bu konuyla ilgili yaptıkları eylemlerde 4+4’lük zam dayatmasının kaldırılmasını istediklerini ifade eden Gündoğdu, “Devletin bize göre çok düşük açıkladığı enflasyon bile yüzde 25'lerde ama kamu çalışanına yüzde 4+4 deniyor. En azından enflasyon oranında bir zam yapılsın. 52 günlük ikramiye hakları bir an önce verilsin” dedi.

Gündoğdu ayrıca asgari ücret tespit komisyonunun bir an önce toplanarak enflasyon artışı oranında bir zam belirlemesini, ocak ayında da bu ücret üzerinden bir asgari ücret belirlenmesini istediklerini söyledi.

‘ÜCRET ŞİMDİDEN İKİNCİ GÜNDE BİTİYOR’

Fotoğraf: Volkan Pekal/Evrensel

Temizlik İşleri İşyeri Temsilcisi Ali Yılmaz asgari ücretin önceki yıllar 450 dolarken 230 dolara düştüğünü belirterek, “Nasıl geçiniyoruz? Siz hesap edin” dedi. Pazar alışverişinden, çocukların ihtiyaçlarından kısarak geçindiklerini ifade eden Yılmaz, enflasyon oranında bir ücret artışını hak ettiklerini söyledi.

Ücretlerinin, temel tüketim maddelerine gelen zamlarla eridiğini ifade eden Hizmet Binası İşyeri Temsilcisi Özge Karasaç da “Daha önce haftada iki defa yaptığımız alışverişi bire düşürdük. 2 liraya yediğimiz domates 5 lira oldu. Boğazından, giyiminden kısmak zorundasın. Aracın varsa benzin alamıyorsun. Biz bunları yaşarken saraylarda yaşayanlar krizin faturasını bizim ödememizi istiyor” dedi.

Ücretleri üzerindeki vergilerin de önemli bir yük olduğunu dile getiren Karasaç, “Ücretim yüzde 20’lik vergi dilimine girince 150 lira oynadı. Vergiyi kardan, faizden, servetten alsınlar. Asgari ücret ücretlinin vergisi kaldırılsın” dedi.

Park ve Bahçeler İşyeri Temsilcisi Mehmet Dekeli, aldıkları paranın elektrik, su, ev kirası, çocuk harçlığı derken ikinci gün bittiğini ifade etti. Dekeli, asgari ücret için de “Ben evim, arabam olsun 20 bin lira maaşım olsun isterim, kim istemez. Ama bunlar olacaksa birlik beraberlikle olur. Mücadele etmeden hiçbir hak kazanılmaz” dedi.

‘KIDEM TAZMİNATI İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ’

Hizmet Binası kadrolu işçiler Baştemsilcisi İskender Bozkurt ise yoksulluk sınırının 6 bin lirayı aştığını belirterek, “1600 lira ile geçinen aile varsa mucizedir. Bu para pazar, market alışverişine bile yetmiyor” dedi. Kıdem tazminatının fona devredilmesinin tekrar gündeme geldiğini dile getiren Bozkurt, “Kıdem tazminatımız için elimizden geleni yapacağız. Artık basın açıklamaları yeterli olmaz” diye konuştu.

‘SENDİKALI OLUNCA ÖRGÜTLÜ HAREKET ETMEYİ ÖĞRENDİK’

İşçilerin gündemlerinden biri de sendikalı olmaları. Ana Hizmet Binası şirket işçileri Baştemsilcisi Orhan Serindağ, sendikalı olunca özgüvenlerinin arttığını ifade etti. Hizmet Binası İşyeri Temsilcisi Özge Karasaç da “Sendikalı olunca çok şey kazandık. Örgütlü hareket etmeyi öğrendik” dedi. En küçük bir hak gasbı olunca hesap sorabildiklerini dile getiren Karasaç, “Sendikalı olmak işçiye cesaret aşıladı” dedi.

‘ELİMİZDE ARTIK BİR ANAYASAMIZ VAR’

TİS’e ücret artışı koyamadıklarını ifade eden Mehmet Dekeli, “Ama ne yapacağımızı artık biliyoruz. Devletin Anayasası gibi önümüzde bizim de Anayasamız var, sözleşmemiz var. Biri üniversite biri lise okuyan iki çocuğum var. Onlar için de iyi olacak” dedi. Sendika ile birlikte çalışma koşullarının iyileştiğini ifade eden Ali Yılmaz, “Bundan sonra müteahhit gibi değil. Şimdi elimizde bir sözleşme kağıdı var. Muhatabımız kim biliyoruz artık. Elimizde bir listemiz var. Hemen eğitim yardımımızı aldık. Ölüm yardımı, doğum izni, hepsi standarda bindi. Artık yolumuzu biliyoruz” dedi.

‘KREŞ HAKKI GÜVENLİK İŞÇİLERİNE DE UYGULANSIN’

Güvenlik Sen İşyeri Temsilcisi Yasemin Beylen Gumru da daha önce yetki almalarına rağmen yüze 4+4’ün kendileri için de geçerli olduğunu ifade etti. Yaptığı fazla mesaiyle belli bir aydan sonra vergi dilimindeki artıştan etkilendiğini dile getiren Gumru, “Fazla mesai, ikramiye, bayram parası alıyoruz diye seviniyorsun. Sonra o da vergiye gidiyor” dedi. Geçtiğimiz günlerde markete gittiğini anlatan Gumru, “Sadece gözüme görünen pizza ve birkaç parça malzeme oldu. 90 lira ödedim. 8 TL olan balık şimdi 13 lira olmuş” dedi.

Gumru ayrıca, Genel-İş’in sözleşmesinde olduğu gibi kreş haklarının olmasını istediğini de ifade etti.

www.evrensel.net