‘Krize karşı mücadelede örgütlü olmak gerekiyor’

Fotoğraf: Evrensel

‘Krize karşı mücadelede örgütlü olmak gerekiyor’

İstanbul Sancaktepe’de işçi ve emekçiler Emek Partisi’nin düzenlediği kriz konulu toplantıda buluştu.

Emek Partisi (EMEP) Sancaktepe İlçe Örgütü, Meclis Mahallesi Sarıbelde Sitesi’nde kriz konulu halk toplantısı düzenledi. İşçi ve emekçilerin katılımıyla gerçekleşen toplantıya Emek Partisi GYK Üyesi ve TÜMTİS Eski Genel Başkanı Sabri Topçu katıldı. Krize karşı mücadelede örgütlülüğün önemine vurgu yapan Sabri Topçu, “İşçiler siyasi mücadeleye dahil etmek  ve örgütlemek en başında gelen görevimizdir” dedi.

Açılış konuşmasını yapan EMEP Sancaktepe İlçe Başkanı Cemal Gülmez, “Sokakta, evde, semt pazarında, okul kantinlerinde, hizmet üreten kurumlarda, fabrika ve işyerlerinde tüm işçi ve emekçiler krizin yıkıcı etkilerini konuşuyor. Bu kriz kim yarattı, niçin faturası emekçilere yıkılıyor sorularına vereceğimiz en önemli yanıt şudur. Kriz kapitalist düzenin bir sorunudur. Bunu daha fazla sömürü ve artı değer için yapanlar ekonomik krizin de sorumlularıdır. Biz bu krizin faturasını ödemeyeceğiz, krizi yaratanlar bunu faturasını ödesin diyorsak örgütlü olmamız gerekiyor. Emek, demokrasi güçlerinin tümü, sendikalar, meslek örgütleri birleşmeli ve bir cephe ile buna karşı mücadeleyi yükseltmeliyiz” dedi.

‘İŞÇİ ÜCRETİYLE KİRASINI, FATURASINI ÖDEYEMİYOR’

Daha sonra söz alan Sabri Topçu da 1968 yılından bu yana onlarca kriz dönemi yaşadığını, tüm krizlerin kapitalist sistemin bir sorunu olduğunu ifade etti. Bu krizlerden kaynaklı pek çok altüst oluşların yaşandığını, hükümet ve siyasi partilerin tepetaklak alaşağı olduğunu belirten Topçu, “Ben TÜMTİS genel başkanlığı yaptım yıllarca. Bir işçi gibi çalıştım, sendikacıyken de bir işçinin aldığı ücreti aldım, onun aldığı tazminatla emekli oldum. İlk toplusözleşme ile 60 lira olan ücretlerimizi 240-250 liraya yükselttik. 3 aylık ücretimle yeni çıkan otomobil Murat 124 aldım. Şimdi bırakın otomobil almayı işçi ücretleri ev kirası, doğalgaz ve elektrik faturasına yetmiyor. İşçiler, asgari ücretin biraz üstünde kazanabilmek için günde 12-14 saat çalışıyor. Fakat fabrika patronu bu fazla mesaiyi kaldırarak işçilerin bu ücret almasını da sona erdiriyor” dedi.

İŞÇİYE SİYASİ ÖRGÜT GEREKİYOR

Çiller, Erbakan, Mesut Yılmaz, Ecevit ve Erdoğan hükümetlerinin, işçilerin lehine yasa çıkarmalarına şahit olmadığını dile getiren Topçu, “Ekonomik kriz bir sistem sorunudur. Bu sistem de kapitalist sistemdir. Buna karşı mücadele etmeden, örgütlenip bir araya gelmeden biz bu krizlerden kurtulamayız. Krizin faturasını ödememek için öncelikle örgütlü olmamız gerekiyor. Hiçbir ayrım yapamadan işyeri ve fabrikalarda tüm işçileri hedefleyen çalışmalar yapmalıyız. Onların inançları üzerinden bölünmelere fırsat vermeden kapsayıcı olmalıyız. En geri bilinçteki işçiyi mutlaka aydınlatmalıyız. Bunun için de siyasi örgüt lazımdır. Parti olarak rolümüz işçi sınıfı başta olmak üzere tüm emekçileri aydınlatmaktır. Onları siyasi mücadeleye dahil etmek  ve örgütlemek en başında gelen görevimizdir” diye konuştu.

‘SENDİKA NEDİR BİLMEYEN İŞÇİLER 7 AY BOYUNCA GREV YAPTI!’

Etkinliğin soru cevap bölümünde söz alan Serbest Mali Müşavir Haydar Çınar, Soma Katliamı’nı ve satılan şeker fabrikalarını hatırlatarak, “Fakat aynı Soma maden işçileri ve şeker işçileri, sorumlu AKP iktidarına en çok oy verenler değil midir? Bu nasıl bir tezatlık?” sorusunu yöneltti. Topçu bu soruya şu yanıtı verdi:

“İşçiler, dini propaganda ile geri bilinçle hâlâ AKP’nin yanında yer alıyorlar. Ama bu böyle gitmez. Nice saltanatlar, padişahlıklar, krallıklar, cemaat ve tarikatlar, şıhlar gelip gitmedi mi? ANAP Hükümeti işçilerin direniş ve mücadelesiyle yerle yeksan olmadı mı? AKP’nin de sonu yakındır. Toplumun her yanında biriken bir öfke var. Yeter ki biz işçileri aydınlatıp, örgütleyelim. Okuma yazması olmayan, TİS nedir bilmeyen, sendika nedir bilmeyen Topkapı ambar işçileri 7 ay boyunca ambarlarda grev yaptı. Körfez savaşında yerel genel grev yaptı.”

Daha sonra söz alan Ersin adlı genç bir tekstil işçisi, “Ekmeğimizi büyütmek için bir araya gelmeden bir adım atamayız. Milyar dolar kazanan şirketler krizin bedelini ödesin istiyorsak birleşip mücadele etmeliyiz” dedi.

HDP Çekmeköy eski ilçe başkanlarından Mehmet Arınç ise “Kapitalist düzene ve krize karşı en geniş cepheyi kurmamız gerekiyor. Birleşmeliyiz. Yerel seçimler bunun için iyi bir fırsat” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net