Beştaş: Cezaevleri eza evleri değildir

Fotoğraf: Flickr

Beştaş: Cezaevleri eza evleri değildir

HDP’li milletvekili Meral Danış Beştaş cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini Meclis İnsan Hakları Komisyonu'na iletti.

Cezaevlerinden kendisine ulaşan hak ihlalleri iddialarını Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na ileten HDP’li Beştaş, “Cezaevleri, eza evleri değildir. Yasalarla ve uluslararası sözleşmelerle garanti altına alınan hakların korunması devletin sorumluluğundadır.” dedi.

HDP Siirt Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Meral Danış Beştaş, Bayburt, İnebolu ve Bartın Cezaevinde yaşanan ihlallere ilişkin İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna başvuru dilekçeleri sundu.

Cezaevlerinde çok fazla sorun yaşandığı ve insan haklarına aykırı uygulamaların son derece hız kazandığı söyleyen Beştaş, kendisine her gün bir cezaevinden sorunlar içeren mektup ulaştığını ifade etti.

700'E YAKIN ÇOCUK CEZAEVİNDE

Bayburt Cezaevinde sosyal paylaşımları nedeniyle bulunan 2 kadın tutuklu ile 4 ve 6 yaşlarındaki Arin ve Avesta ismindeki çocuklarının cezaevinde bulunduğunu söyleyen Beştaş, “Sayıları 700 civarında çocuk Türkiye cezaevlerinde bu kaderi paylaşmaktadır. Bu aynı zamanda çocukların da cezalandırılması anlamına gelmektedir.” dedi.

HASTALIK YOK DENDİ, KANSER ÇIKTI!

Cezaevinde ayrıca çok sayıda hak ihlali yaşandığını söyleyen Beştaş’ın paylaştığı ihlallerden bazıları şöyle: “Mahpuslara askeri nizamla ayakta sayım uygulaması yapılıyor. Mahpusların anadilinde savunma talepleri kabul edilmiyor ve tercüme masrafları mahpuslara yükleniyor. Disiplin cezaları çoğu kez keyfi olarak verilmekte olup, hakkındaki disiplin cezası gerekçe gösterilerek pek çok mahpus yasaların kendilerine tanıdığı haklardan yararlandırılmamaktadır. Mahpuslar ailelerinden ve ikametgâhlarından uzak cezaevlerine sevk ediliyor. Hasta bir mahpus, muayene talepleri yerine getirildiği halde “hastalığı olmadığı” gerekçesiyle koğuşuna gönderildi, ilerleyen zamanlarda ise meme kanseri olduğu ortaya çıktı.” Mahpusların sık sık koğuşları aranıyor, mahremiyetleri gözetilmiyor, özel eşyalarına el konuluyor.”

TUTUKLULAR İHLALLERİN BİTMESİNİ İSTEDİ

Beştaş, Bartın 1 No’lu T Tipi Cezaevi’nden de sık sık hak ihlali haberleri geldiğini söyledi. Beştaş, tutukluların taleplerini paylaştı. O taleplerden bazıları şöyle:

“Sağlık sorunları için yapılan taleplere zamanında yanıt verilmesi, acil durumlarda da yine hastanın aynı gün revire çıkması için gerekli işlemlerin yapılması, hastane sevklerinin süresinde yapılması, kalp krizi gibi durumlarda hastanın ambulans ile hastaneye götürülmesi, muayene esnasında gardiyan bulunmaması ve kelepçe uygulamasının kaldırılması ile yeşil reçeteli ilaçların mahpuslara verilmesi. Yasada açıkça yer alan spor, sohbet, kurslara ve atölye çalışmalarına katılım, kütüphaneden yararlanma hakkı, resim malzemelerinin mahpuslara verilmesi, açık alanlardaki tel örgülerin kaldırılması. Mahpuslar için öngörülen 10 kitap sınırlamasının kaldırılması, mahpuslara gönderilen yayın ve kitapların verilmesi.”

Beştaş, İnebolu M Tipi Kapalı Cezaevinin de yıkılma riski altında olduğunu söyledi. Binanın oldukça eski olduğu için son derece vahim bir tablo oluştuğunu söyleyen Beştaş, tutuklular ve cezaevi personelinin can güvenliğinin olmadığını ifade etti.

Kendisine ulaşan bu taleplerin her birinin hem yasal dayanağa sahip talepler olduğunu hem de temel insan hakları olduğunu söyleyen Beştaş, “Cezaevleri hiç kuşku yok ki eza evleri değildir. Bu nedenle yasalarla ve uluslararası sözleşmelerle garanti altına alınan hakların temini ve bu hakların uygulanması için her türlü önlemin alınması devletin sorumluluğundadır.” ifadelerini kullandı. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net