İmar affı uzadı ama belirsizlik sürüyor

Fotoğraf: Evrensel

İmar affı uzadı ama belirsizlik sürüyor

İmar affıyla başvurularının süresinin 2 ay daha uzatılacağını açıkladı ancak vatandaşların endişesi sürüyor.

Metehan UD
İzmir

İmar affıyla birlikte toplanan para istenilenin altında kalırken Çevre ve Şehircilik Bakanı başvuru süresinin 2 ay daha uzatılacağını açıkladı ancak uygulama kentsel dönüşüm alanlarındaki yapılar açısından belirsizliklerini koruyor. İmar affının sorunlarına çözüm olmadığını dile getiren kentsel dönüşüm bölgelerindeki vatandaşlar daha yüksek oranda ceza ödememek ve yıkım tehdidine karşı imar barışına başvurmaya zorlanıyor. 

Tartışmalara yol açan ve meslek odalarının karşı çıktığı 31 Aralık 2017 ve öncesi mevzuata aykırı yapıları ilgilendiren imar affı uygulaması için belirlenen son başvuru tarihi uzatılıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat yaptığı açıklama ile 31 Ekim'de bitmesi planlanan uygulamanın 31 Aralık'a kadar uzatılacağını dile getirdi. Şimdiye kadar yapılan 8 milyon başvurunun 13-14 milyona ulaşması beklenirken başvurulardan 5 milyar 120 milyon lira toplanmış durumda. İmar affıyla birlikte kıyı bölgelerindeki, SİT alanlarındaki, kamusal arazilerindeki ve tarım alanlarındaki bütün kaçak yapılar 'yasallaşırken', 'riskli alan' ilan edilerek kentsel dönüşüm kapsamına alınan bölgelerdeki gecekondular ile iki-üç katlı yapılar açısından muğlaklık sürüyor. Kentsel dönüşüm alanlarındaki halk, bakanlıktan net cevap alamıyor. Bakanlığı arayan vatandaşlar 'kentsel dönüşüm alanlarındaki yapılar için imar affından yararlanıyor mu?’ sorusuna her defasında farklı bir cevap alıyor.

VATANDAŞLAR BEKLEMEDE

Bakanlığın kentsel dönüşüm alanındaki İzmir'in Karabağlar ilçesi Limontepe ve Cennetçeşme semtlerinde yaşayan vatandaşlar bu belirsizlikten dolayı beklemedeler. İmar barışına başvursalar da alacakları yapı kayıt belgesi herhangi bir hak kazandırmayacak ve de bir üstüne üstlük her bir konut için en az 4-5 bin para ödeyecekler. Öte taraftan imar barışı uygulamasına başvurmamaları durumunda daha büyük cezalar kesilmesi ve ardından yıkım tehlikesi ile karşı karşıyalar. Kentsel dönüşüme karşı mücadele veren Karabağlarlılar süre de kazanabilmek adına zorunlu olarak imar affına başvurmayı tartışıyorlar. 

'VATANDAŞ GELİR KAYNAĞI OLARAK GÖRÜLÜYOR'

Limontepe Kentsel Dönüşüm Derneği Yöneticisi Uygar Manduz, mevcut imar affı uygulamasının kendileri açısından güvence vermediğini belirterek geçici çözüm dayatıldığını dile getirdi. Manduz, “Ödesek evimiz yıkılabilir, ödemesek yine yıkılabilir. Vatandaşlar çok kaygılı durumda. İşin içinden çıkılamaz bir durum var. Dernek olarak biz kararı vatandaşa bıraktık. Bize biraz daha direnme olanağı verdiği için genel eğilim başvuru yönünde. İnsanlar bunun sadece para toplamak için yapıldığının farkında. Başvursa da kaygısı gitmeyecek. Bizden topladıkları paraları bizim evlerimizi yıkacaklar. Bizim talebimiz riskli alan kararı kalkması, ihtiyaca uygun planlama yapılması ve 2981 sayılı imar affı uygulamasının uygulanmasıdır. Sorunun kaynağı da yıllardır bu sorunu görmezden gelerek büyümesine sebep olan yöneticilerdir. Devlet buraları bir gelir kaynağı olarak görüyor. Buralara ödenecek miktarlar buradaki vatandaşların kolaylıkla ödeyebileceği paralar değil dolayısıyla sonuçlarından kaygılıyız" dedi. 

İMAR AFFI DAR GELİRLİLER İÇİN DEĞİL ZENGİNLER İÇİN’

Karabağlar Hak Arayanlar Derneği Başkanı Halil Ecevit de dar gelirli vatandaşın kaygılarının yanıt beklediğini belirterek şunları söyledi: “2981 sayılı imar affı kanunu neden uygulanmıyor? Geçici imar barışı yönetmeliği mülkiyet sorununu çözmüyor. İmar affı kanunundan hak sahipliği kazanmış vatandaş işgalci durumuna düşürülmüş durumda. Dernek adına yapmış olduğumuz bütün girişimler görmezden gelindi ve vatandaşların tapu devirlerine el konuldu. Bizler yoksul ve dar gelirli vatandaşlar birileri rant elde edecek diye yaşam hakkı kadar kutsal olan mülkiyet sorunlarımızı çözmek istemeyen idarecileri kamuoyunun takdirine bırakmakla birlikte, yaşam alanlarımız için mücadeleye hak aramaya devam edeceğiz. Sorunumuz sadece dört duvar değil, çocuklarımızın geleceği olan yaşam alanlarımız için adalet ve güvence istiyoruz. Kanun ve yönetmelikler halkı ne yapacağı belirsiz bir durumda bırakmamalıdır. Hükümetin vatandaşla helalleşme adı ile duyurduğu imar affı öyle anlaşılıyor ki, dar gelirli vatandaşı korumaktan ziyade zenginlerin otellerine rezidans katlarına yasallık kazandırmak için. Halkın ihtiyaçlarına cevap verecek yeni bir yönetmelik yayınlanmasını bekliyoruz”

 

Son Düzenlenme Tarihi: 29 Ekim 2018 18:31
www.evrensel.net