28 Ekim 2018 16:32

Cumhurbaşkanlığı Eğitim Programında ‘Piyasanın gereksinimleri’ var

‘2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Eğitim Programı’nı Eğitim Sen değerlendirdi: Eğitim alanında sorunları çözme potansiyeli barındırmıyor

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Eylem NAZLIER
İstanbul

‘2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’ Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayınlandı. Programda eğitim alanında izlenecek politika ve tedbirlere yer verildi. Evrensel’e eğitim alanındaki tedbirleri madde madde değerlendiren Eğitim Sen Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan, “Başlangıçta ortaya koyduğu hedefleri gerçekleştirmekten oldukça uzak, o hedefler ve sorunları çözme potansiyelini içinde barındırmayan bir planlama ile karşı karşıyayız. Bu program, kendisinde öncekilerden farklı olarak sermayenin, piyasanın gereksinimlerini karşılamada çok etkin olduğunu söyleyebiliriz” dedi. 

‘PİYASANIN GEREKSİNİMLERİ TEMEL ALINMIŞ’

‘Hayat boyu öğrenme yaklaşımı çerçevesinde iş gücü piyasasıyla uyumunu güçlendiren, fırsat eşitliğine dayalı, kalite odaklı dönüşüm sürdürülecek’ maddesini yorumlayan Bozdoğan, “Burada en kritik olan şey şu hayat boyu öğrenme ile iş gücü piyasaları arasındaki uyum temel alınmış. Burada piyasa gereksinimin karşılanması ve değişen mesleki yeterliliklerin giderilmesine dönük olarak hayat boyu öğrenmenin yeniden yapılandırılması esas alınması söz konusu.  Bütün bir vizyon belgesi ve planlamanın tamamına bakıldığında piyasanın gereksinimleri temel alarak yapılmış. Daha çok meslek liselerine yönlendirecek bir içerikle yapılandırılmış. Özel okulların akademik eğitime doğru yöneleceği bir sürece doğru planlama  yapılmış görülüyor” dedi.

‘ANADOLU LİSELERİYLE İLGİLİ HERHANGİ BİR İYİLEŞTİRME YOK’

İmam hatip okullarının müfredat, ders yapısı ve dil yeterlikleri iyileştirileceğinin de programda yer aldığına dikkat çeken Bozdoğan, “Burada dikkatimizi çeken nokta şu: Fen liseleri ve sosyal bilimler liseleriyle de ilgili ayrı bir başlık açılmış ancak başlık açılmayan tek okul türü Anadolu Liseleri. Vizyon belgesinde dikkatimizi çekmişti. Anadolu liseleriyle ilgili herhangi bir iyileştirme, herhangi bir planlama yapılmış değil. İmam Hatip Liseleri, Fen Liseleri ve Sosyal Bilimler Liseleriyle ilgili bir tasavvurda bulunan milli eğitim bakanlığının anadolu liselerinin ne öğretim programları, öğretmenleri, dersleri ile ilgili ne vizyon belgesinde ne de 2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında yer vermemiş olması bu okulların zaman içerisinde sayısının azaltacağını hem de yeniden düz liselere doğru yönlendireceği gibi bir düşünce bizde oluşturuluyor. Anadolu liseleri, akademik eğitim almak isteyen çocukların tercih yaptığı lise türü. Ve bu hiçbir belgede Anadolu Lisesi ibaresi geçmiyor orada da hiçbir planlama yapılmıyor. Yani bunla ilgili milli eğitim bakanlığının bir tasavvurunun olduğunun farkındayız. Ancak açıklamadıkları için bu tasavvurun ne olduğunun,  ne yapmak istedikleriyle ilgili kaygılarımız artmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

‘AYRI BİR SİSTEME GEÇİLİYOR’

“Eğitim kalitesinin artırılması için ölçme ve değerlendirme yöntemleri etkinleştirilecek, öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif etkinlikleri izlenecek, kademeler arası geçiş sınavlarının eğitim sistemi üzerindeki etkisi azaltılacak” maddesinin Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un söylemleriyle zıt olduğunu aktaran Bozdoğan, “Şimdi Milli Eğitim Bakanı bir taraftan sınav baskısını azaltacağız derken baskıyı tüm ülke geneline yaygınlaştıracak ayrı bir hedef koymuş. Sınav  temelli başarı düzeylerinin  değerlendireceği ve denetleneceği ayrı bir  sisteme geçiliyor” diye konuştu.

‘MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMİN TERCİH EDİLMESİ İSTENİYOR’

Eğitimde alternatif finansman modelleri geliştirilecek, özel sektörün eğitim kurumu açması, özel kesim ve meslek örgütlerinin mesleki eğitim sürecine idari ve mali yönden aktif katılımı özendirileceği maddesini de eleştiren Bozdoğan, “ Okullarının finansmanı ile ilgili piyasa ile okulların ilişkilendirildiğini görüyoruz. Eğitim sistemi ile iş gücü piyasalarıyla ilişkiyi kurmak için yapılandırılmış. Mesleki ve Teknik Eğitimin tercih edilmesinin yolunu aranıyor. Bu üniversiteye daha az öğrencinin gitmesinin bir formülü olacak. Piyasanın gereksinimin karşılanmasına yönelik bir çalışma. Yeni milli eğitim bakanlığı yönetimi piyasacı zihniyetin öne çıkması için aktif rol oynayacak” dedi.

Son olarak Bozdoğan şunları söyledi: “Başlangıçta ortaya koyduğu hedefleri gerçekleştirmekten oldukça uzak, o hedefler ve tanımlanmış sorunları çözme potansiyelini içinde barındırmayan bir planlama ile karşı karşıyayız. Bu program, kendisinde öncekilerden farklı olarak sermayenin, piyasanın gereksinimlerini karşılama da çok daha belirgin hale getirildiğini görüyoruz.”

 

ÖNCEKİ HABER

İstanbul yeni havalimanında işçiler cezaevinde, Hükümet şovda

SONRAKİ HABER

2019 YKS sonuçları açıklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa