28 Ekim 2018 03:30

İsveç’te bir Kürt yayıncı: Ali Çiftçi

İsveç’te yayıncılık yapan Orta Anadolu Kürtlerinden Ali Çiftçi’yle Bîrdebûn dergisini konuştuk: Amacımız Kürtlerin yaşam biçimini anlatmak.

Ali Çiftçi (Fotoğraf: Evrensel)

Paylaş

Murat KUSEYRİ
Stockholm

Ali Çiftçi Konya’nın Cihanbeyli ilçesine bağlı Kelhasanlı köyünden. 1980 yılında Türkiye’den İsveç’e göç eden Çiftçi, Stockholm Yüksek Öğretmen Okulu’nda pedagoji ve Kürtçe eğitimi görmüş.  Öğretmenlik yaptığı yıllarda çok az sayıda Kürtçe kitap olduğu ve çocuklara dil öğrenmeleri için verdikleri kopya edilmiş resimsiz kitapların çocukları ilgisini çekmediğini gözlemlemiş.

1988 yılında Stockhom’un dışında Spanga semtinde bir mühendislik bürosunun küçük bir matbaayı satışa çıkardığını görünce bankadan 100 bin kron borç alarak matbaayı satın almış. Başlangıçta matbaadaki makineleri nasıl kullanacağını bile bilemeyen Çiftçi, zamanla Apec Yayınevini kurarak Kürtçe, Türkçe, Farsca ve Arapça çocuk kitaplarını yayınlamaya başlamış.

Astrind Lingren, Sven Nordqvist gibi tanınmış İsveç yazarlarının kitaplarını Kürtçe olarak yayımlayan Çiftçi, çoğunluğu Kürtçe yüzlerce kitabın basımını yapmış. Kürt dilinin gelişmesine, İsveç kültürünün tanıtılmasına yaptığı katkılardan dolayı İsveç Yazarlar Birliği Fonu ve  Kuzey Stockholm Edebiyat Kulübü’nün ödüllerine layık görülmüş.

BÎRDEBÛN ÜÇ LEHÇEDE ÇIKIYOR

Ali Çiftçi, aynı zamanda Kürtçe yayınlanan Bîrnebûn dergisinin genel yayın yönetmeni. Derginin Almanya’da kendilerini İç Anadolu Aydınları olarak adlandıran bir grup Kürt tarafından çıkarılmaya başlandığını ve ilk sayısının Almanya’da basıldığını söyledikten sonra dergi hakkında gazetemize  açıklamalarda bulundu. Çiftçi, Bîrnebûn dergisinin ilk 10 yılında Kürtçe ve Türkçe olarak çıktığını ve son 10 yıl içinde ise tamamen Kürtçe olarak yayımladıklarını, Orta Anadolu Kürtlerinin son 20 yıl içinde kendi ana dillerinde yazmaya başladıklarını ve bunda Bîrnebûn dergisinin önemli katkılarda bulunduğunu söyledi.

Derginin içeriğinden bahseden Çiftçi “2. sayıdan itibaren derginin basımını İsveç’te yaptık. Derginin amacı göç olgusunu, Kürtlerin kültür, örf, adet ve geleneklerini kısacası tüm yaşam biçimlerini anlatmaktır. Derginin bir ansiklopedi işlevini üstlendiğini söyleyebilirim. Dergide ilk kez Orta Anadolu Kürtlerinin konuştuğu Kurmanci, Şehbizini ve Zazaca lehçelerinde yazıldı. Ağırlıklı olarak Kurmançi lehçesinde yazılıyor. Haymana civarında Şehbizini, Aksaray civarındaki 25 civarında köyde Zazaca konuşuyor. Bu 3 lehçede dergide hikayeler, tanıtım yazıları ve makaleler yazılıyor” dedi.

GENÇLERİN KÜRTÇEYE İLGİSİ FAZLA

Özellikle yeni nesil gençlerin kendi dillerinde yazmaya başladıklarını gözlemlediğini belirten Çiftçi, bu durumun oldukça sevindirici olduğunu ifade etti. Orta Anadolu Kürtlerinde edebi anlatımların yaygın olduğunu ama bunların yazıya dökülmediğini belirten Çiftçi, “Her şeyden önce kendi dilinde yazma güvenleri yok. Türkiye’deki yasaklamalar insanlarımızda büyük bir etki yaratmıştı. İç Anadolu Kürtleri kendi aralarında Kürtçe konuşur. Ama evde konuşanların sosyal medyada Türkçe yazdıklarını görüyoruz. Bu daha çok Kürtçeyi iyi bilmemelerinden ve güvensizlikten kaynaklanıyor. Kürtçe yazdıklarında hata yapmaktan çekiniyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Orta Anadolu Kürtlerinin Türkiye’de okullarda Türkçe eğitim gördüklerini ve kendi ana dillerini geliştirme imkanlarının olmadığını söyleyen Çiftçi, şunlara dikkat çekti: “Ama burada insanların kendi dillerini öğrenme imkanları var. Orta Anadolu Kürtlerinin çoğunluğu okullarda ana dillerini öğrensinler diye çocuklarını Kürtçe kurslarına gönderiyor. Diğer ülkelerle kıyaslama yaptığımız zaman İsveç’te Kürtler için daha fazla olanaklar var. Burada Kürtler oldukça örgütlü. İsveç’e gelenlerden çoğu siyasi nedenlerle buraya gelmiş. Almanya, Danimarka ve Hollanda gibi ülkelere gidenler daha çok iş gücü olarak gelmiş”

TÜRKİYE’DEN DERGİYE İLGİ YOK

Derginin Avrupa’da yaşayan Orta Anadolu Kürtleri, üniversiteler ve kütüphaneler  tarafından ilgiyle karşılanmasına rağmen Türkiye’de aynı ilgiyi görmediğini söyleyen Çiftçi, “Avrupa’nın hemen hemen her ülkesinde abonelerimiz var. Avrupa’nın değişik ülkelerindeki 30 civarında üniversite dergimize abone. Ayrıca tüm Avrupa ülkelerindeki kütüphanelerde dergimiz bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Stockholm’de bulunan İran Büyükelçiliği’nin derginin abonesi olduğunu dile getiren Çiftçi, “Her sayıdan iki adet alıp İran’a gönderiyorlar. Dergimize ilgisiz kalan tek ülke Türkiye. Bir çok kez başvuruda bulunduğumuz halde Türk kurumlarından cevap alamadık” diyerek bu tutuma tepki gösterdi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın basın emekçileriyle buluştu

SONRAKİ HABER

Darbedilen İşçi Meya Kara’ya yapılan saldırı protesto edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa