27 Ekim 2018 14:15
Son Güncellenme Tarihi: 27 Ekim 2018 16:18

Cumartesi Anneleri 709 haftadır adalet arıyor

Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi yapmaları engellenen Cumartesi Anneleri 709. haftada 1991 yılında kaçırılan Hüseyin Toraman’ın akıbetini sordu.

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Paylaş

Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi yapmaları engellenen Cumartesi Anneleri eylemlerinin 709. haftasında İHD’nin bulunduğu sokakta açıklama yaptı. Açıklamada konuşan kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, devletlerin yaşam hakkını korumakla yükümlü olduğunu vurgulayarak, Türkiye’de ise yüzlerce gözaltında kayıp olduğunu anımsattı. Eren, 27 Ekim 1991 sabahı İstanbul Kocamustafapa’daki evinin önünden silahlı, telsizli, sivil giyimli kişiler tarafından 34 ATZ 56 plakalı Beyaz Toros’a zorla bindirilerek kaçırılan Hüseyin Toraman’în akıbetini sorddu. Eren, kaçırma olayının mahallelinin, esnafların ve evinin penceresinden bakan Hüseyin’in eşinin gözü önünde gerçekleştiğini söyledi.

EMNİYETTE OLDUĞU KABUL EDİLDİ

Görgü tanıklarının polisi aradığını söyleyen Eren, tanıklardan bilgi alan polislerin, bir esnafın işyeri telefonundan yaptıkları görüşmeler sonrasında olaya müdahale etmeden ayrıldığını anlatarak “Baba Ali Rıza Toraman, Çınar Karakolu’na giderek olaya neden müdahale etmediklerini sordu. Karakol amiri Hüseyin’in kaçırılmadığını, siyasi polisler tarafından gözaltına alındığını, bu nedenle müdahale edemediklerini söyledi. Baba Toraman karakol amirinin bu beyanını kaydetti” ifadelerini kullandı.  Eren, İstanbul Emniyet Müdürü Mehmet Ağar’la görüşen aileye Ağar’ın ‘Oğlunuz emniyettedir, merak etmeyin, evinize gidin’ dediğini hatırlatarak olaya müdahale etmeyen karakol amirinin, Hüseyin’i kaçıranların da polis olduğu yönündeki açıklamasını içeren ses kaydını İçişleri Bakanı İsmet Sezgin’e veren baba Ali Rıza Toraman’a Sezgin’in ‘Gözaltında olduğuna ve sorgulandığına ilişkin bir husus yoktur’ dediğini belirtti.

DEMİREL: OĞLUN CEBİMDE Mİ ÇIKARAYIM

Oğlunun bulunması için dönemin Başbakan’ı Süleyman Demirel’le görüşen Hatice Toraman’a Demirel: “Oğlun cebimde mi ki çıkarıp vereyim” dediğini aktaran Eren, açılan soruşturmaların bir sonuca ulaşmadan ‘zamanaşımı süresi dolduğundan soruşturmaya yer olmadığı’ kararı ile kapatıldığını söyledi. Hüseyin Toraman dosyasında cezasızlığın sonlandırılmasını isteyen Eren, kendilerine kapatılan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı.

‘ÖLENE KADAR ÖFKEM BİTMEYECEK’

Hüseyin Toraman’ın annesi Hatice Toraman ise basın mensuplarına teşekkür ederek şunları söyledi: “Devletin bize yaptığı bu acıyı halka anlatıyorsunuz. Devlet benim oğlumu kaybetti dediğimde inanmıyorlar. Ben de inanmamıştım. Sanki sadece benim başıma geldiğini sanmıştım. Ama değilmiş. Ben susmadım susmayacağım. Her şeyi  anlattım. Öfkem ve kinim bitmiyor. 27 senedir gözümün yaşı kurumadı, kurumayacak.Bizim ciğerimiz dağladılar.”

24 yaşında bir genç bir öğretmen olan oğlunun karıncayı bile incitmediğini sadece sol görüşlü olduğunu anlatan anne Toraman “Burada baskı, zulüm var. Ağzını açma işkenceye uğruyorsun. İşte diktatörlük budur. 15 ülkeye gittim böyle bir şey görmedim. Burada insan hakları yok. Bizim derdimiz çocuklarımızı aramak, akıbetini bulmak. Taht da onun olsun köşk de biz çocuklarımızı istiyoruz. Katilleri yargılasınlar” diye konuştu.  (İstanbul/EVRENSEL)


İZMİR’DE FEHİM TOSUN’UN AKIBETİ SORULDU

İHD İzmir Şubesi, 1995 yılında gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Fehmi Tosun’un akıbetini sordu. İHD Şube Yöneticisi Ali Aydın, Fehmi Tosun’un 19 Ekim 1995 yılında akşam saatlerinde silahlı ve telsizli sivil polisler tarafından 34 UD 597 plakalı beyaz Toros araçla evinin önüne getirildiğini aktardı. Aydın o gün yaşananları şöyle dile getirdi: “Tosun, kendisini gören eşi ve çocuklarına ‘Beni öldürecekler’  diye bağırdı. Onlar Fehmi’nin yanına koşunca zorla araca bindirilerek evinin önünden götürüldü. Eşi Hanım Tosun ve İHD tüm yasal yollara başvurdu. Ama Fehmi Tosun’un gözaltına alındığı devletin tüm kademelerince inkâr edildi ve kendisinden bir daha haber alınamadı.” Aydın, devletin gözaltında kaybedilenlerin akıbetini açıklamadan, faillerini yargılamadan yürüttükleri adalet mücadelesinden bir adım bile geri atmayacaklarını söyledi. (İzmir/MA)


‘KAYIPLARIMIZI UNUTMAYACAĞIZ’

Batman’da İHD Şubesi’nde bir araya gelen kayıp yakınları, gözaltında kaybetmenin insanlığın bir utancı olduğunu söyledi. Burada yapılan açıklamada,  devletin bugüne kadar gözaltında kaybedilenlerin akıbetini açığa çıkartacak ve onları kaybedenlerin yargı önünde hesap vermesini sağlayacak bir adalet sistemini devreye sokmadığına dikkat çekildi.

Açıklamada, zorla kaybedilenlerin akıbeti ortaya çıkarılması, fail ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi ve  devletin gözaltında kaybetme suçundaki sorumluluğunu kabul etmesi istenerek şu ifadelere yer verildi: “Gözaltında kayıplara karşı mücadele yürüten bizler, hakikat adına, adalet adına, vicdan ve insanlık onuru adına mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Kayıplarımızı unutmayacağız! Gözaltında kaybedilen insanlarımızı aramaktan vazgeçmeyeceğiz.” (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

CHP'li Serter SMA hastalarına ilaç istedi

SONRAKİ HABER

Dünyanın en çok alkol tüketen ülkeleri açıklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa