Bu çadırlarda en büyük sorun su, elektrik, çöp

Adana Tuzla-Tabaklar’da bulunan çadırlar Türkiye genelinde tarım işçilerinin çalışma ve barınma koşularının bir özeti gibi...

27 Ekim 2018 04:34
Son Güncellenme Tarihi: 27 Ekim 2018 15:10
Paylaş

Volkan PEKAL
Adnan KARATAŞ
Adana

Basında Başbakanlık Genelgeleri ile tarım işçilerinin unutulmadığından, Mevsimlik Tarım İşçileri Projesi (METİP) kapsamında işçilerin sağlık, eğitim, barınma ve sosyal yaşamlarındaki sorunları gidermek için ayrılan bütçelerden bahsediliyor. Sofralarımıza gelen meyve, sebzeleri eken, seralayan, toplayan tarım işçileri gerçekte nasıl yaşıyor?  Hiç düşündünüz mü? 

ÇÖPLER EN AZ 4 YILDIR TOPLANMIYOR

Çoğunluğu Suriyeli tarım işçilerinin oluşturduğu Adana’nın Karataş ilçesine bağlı Tuzla-Tabaklar’da bulunan çadırlar Türkiye genelinde tarım işçilerinin çalışma ve barınma koşularının bir özeti gibi. Bu yerleşim yerinde çöpler en az 4 yıldır toplanmıyor, başta çocukların sağlığını tehdit ediyor, su ve elektrik sorunu ile yağmurun da başlaması yerleşim yerini yaşanmaz hale getiriyor. İşçiler vaatlere, çıkarılan genelgelere rağmen bu kışa da yangın korkusu, elektrik ve su sorunu ile girdi. Ceyhan’dan, Karataş-Tuzla’ya, Yumurtalık’a tarım toprakları arasında sık sık karşılaşılan çadırların hepsinde durum aynı.  Tabaklar’da yaşayan tarım işçileri Karataş belediyesinin çöpleri almasını ve devletin diğer sorunlarına ilgili olmasını istiyor.

‘KABLOLARI TOPRAK ÜSTÜNDE’

Çadırlarda eğitim ve sosyal faaliyetler neredeyse yok. Suriyeli çocuklar yerleşim alanında bulunan konteynerlerde diğer çocuklar da taşımalı sistemle eğitim görüyor. Ama birçok çocuk da tarlada çalıştırılıyor. Genelgelerde yazılı olanın aksine alt yapı yok. Etrafı çadır parçası ile çevrilmiş tuvaletler çadır aralarında. Çadırları tarım işçileri kendi imkanları ile yapıyor. Yağmurda su baskınları kaçınılmaz hale geliyor. Çadırları ısıtma sorunu yangın tehlikesi taşıyor. Tek bir abonesi olan elektrik kablolarla çadırlara dağıtılmış. Toprak üzerinden çekilen kablolar yalınayak gezen çocuklar için büyük tehlike.

‘ÇOCUKLAR AKŞAMLARI DERS ÇALIŞAMIYOR’

 Elektrik sadece aydınlatma için kullanılıyor. Zaten ders çalışmaya uygun olmayan çadır ortamında yaşayan çocuklar çoğu akşam elektrik olmadığı için ödev yapmadan okula gitmek zorunda kalıyor. 

‘ÇÖP KONTEYNERİ KONULDU AMA ÇÖPLERİ ALAN OLMADI’

Çöpleri çadırlar çevresinde buldukları yerlere attıklarını söyleyen Tabalar’daki çadır sakinlerinden Ali Güp, çöplerin sağlık açısından sorunlara ve sivrisineğe neden olduğunu belirterek tüm çabalarına rağmen çöplerin toplanmadığını ifade etti. Yaklaşık 5 yıl önce METİP projesi kapsamında yerleşim yerlerine çöp konteynerleri bırakıldığını söyleyen Güp, “Bırakıldı ama ne konteynerlerdeki çöpü alacak bir çöp aracı geldi ne de su depoları su ile doldu. Bir gün, hangi kurum olduğunu bilmiyoruz, gelip onları da kaldırdı” dedi. Çadırlar yerine konteynerler kurulup kayıt altına alınması gerektiğini söyleyen Güp, “Suyumuz zayıf geliyor. Geçtiğimiz gün su tamamen kesildi. Su deposu önünde izdiham oluştu. Su ve elektrik abonelikleri de yapılmalı” dedi. Çocukluğundan beri burada yaşadığını ifade eden Güp, “Kendimi bildim bileli METİP projesi dışında buraya bir hizmet gelmedi. Şimdi bir konteyner yaptılar ama okul mu olacak, sağlık ocağımı henüz faaliyette değil. En acil sorunumuz çöp, ilaçlama, su. Önce bunlar çözülsün” dedi.

‘İKİ AMPÜLE AYLIK 100 LİRA ÖDÜYORUZ’

Çadırlarda yaşayan çok sayıda Suriyeli mülteci de var. Aynı koşullarda yaşasalar da Urfa’dan tarım işçiliği için gelmiş olan tarım işçileri, mültecilere daha fazla yardım yapıldığını savunuyor. İmam Çiftçiler isimli vatandaş, çadırlardaki koşulların “Rezillikten başka bir şey görmüyoruz” diye ifade ediyor. 11 çocuklu Çiftçiler, Urfa’da kamyonculuk yaparken Suriye ve Irak’ta savaş başlayıp işleri bozulunca borç ödemek için yıllardır çocukları ile birlikte Adana’da çalışıyor. İki ampule elektrik parası olarak yüz lira ödediklerini ifade eden Çifçiler, “Parayı dayı başı ile köy muhtarına ödüyoruz” dedi.

‘VALİ GELDİ AMA BİR DAHA SORAN OLMADI’

Kimsenin kendileri ile ilgilenmediğini söyleyen Çiftçiler, “Her gün birimiz hastanede. Bir çocuğum yeni hastanede 1 hafta yattı. Stresten ve tarım ilaçları yüzünden hastalanıyorlar. Yüzünü örtüyorlar ama fayda etmiyor. Sivri sinek için araç geliyor ama fayda etmiyor. Tuvaletler dışarıda, bakım yok, çöpler üst üste.4 yıldır hiçbir çöp kamyonunun girdiğini görmedim. Kendi imkanlarımızla çevreye atıyoruz. Karataş Belediyesi hiç ilgilenmiyor” dedi. Valinin gelip yaşadıkları yeri gördüğünü dile getiren Çiftçiler, “Hepsini anlattım. Yazı bile yazmadı, çekti gitti. Ondan sonra gelip ilgilenen olmadı” dedi.

‘SURİYELİ MÜLTECİ, SURİYE’DEN TEK FARKI GÜVENLİ OLMASI’

19 yaşındaki Kadir Kuşçu da Urfa’da evleri olmasına rağmen Adana’da iş için çadırda kalmak zorunda. Ücretlerin düşük olmasından yakınan Kuşçu, iyi bir ücret almaları durumunda koşullarının farklı olacağını söyledi. Kuşçu, konteyner, elektrik ve su olmasını istediğini dile getirdi. Suriyeli mülteci İsmail Musa 9 çocuğu ile birlikte çadırlarda yaşıyor. Suriye’de de tarım işçiliği yapan Musa’nın çocuklarının sadece ikisi okula gidebiliyor. Çocuklarının 5’i tarımda çalışıyor. Buradaki koşulları değerlendiren Musa, “Buradaki tek fark güvenlik olması Suriye’de cam güvenliğimiz yok” dedi. Koşulların iyi olmadığını dile getiren Musa, su ve elektrik olmayınca zorlandıklarını söyledi

ÖNCEKİ HABER

Beyaz Saray Putin’i Washington'a davet etti

SONRAKİ HABER

Emniyet Genel Müdürü değiştirildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa