27 Ekim 2018 03:56

‘SGK’ye göre diyabet hastaları için 5 ölçüm yeterli!’

Diyabet hastası Yeliz Teke, tedavi sürecinde karşılaştığı sorunları yazdı.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Yeliz TEKE
Antalya

 Diyabet hastası Yeliz Teke, geçtiğimiz günlerde Dilara Kılcıoğlu adlı genç kadının yoksulluktan kontrollerini yaptıramayıp şeker komasına girerek hayatını kaybetmesi üzerine diyabet hastalarının yaşadığı zorlukları gazetemize yazdı. Yeliz Teke, mektubunda SGK’nin diyabet hastalarının şeker ölçüm cihazlarında kullandığı stripleri 4’le sınırlandırdığını, ancak şeker hastalarının bundan çok daha fazla stripe ihtiyacı olduğunu ifade etti.

Sevgili Evrensel okurları…

Birkaç gün önce Evrensel Gazetesi’nde gözüme çarpan bir haber üzerine benim de sizlerle paylaşmam gereken birkaç şey olduğunu düşündüm. Geçtiğimiz günlerde şeker komasından hayatını kaybeden, henüz 17 yaşında olan Dilara Kılcıoğlu kardeşimizin haberini üzülerek okudum. Hayatının 17’sinde böyle bir rahatsızlık ile mücadele etmenin zorluğunu tahmin edebiliyorum. Doktorunun yazdığı yazıyı okuduktan sonra içimin burkulmaması elimde değildi. Dilara kardeşimizin ailesine sabırlar diliyorum.

‘KAN ŞEKERİNİ KONTROL ETMEM LAZIM’

Ben, 19 yaşındayım ve üniversite öğrencisiyim. Tıpkı Dilara gibi diyabet hastasıyım. Diyabet hastalığının duyumlarımızın ötesinde olduğunu ben de hastalığımı öğrenince anladım. Kontrolleri yapıldığı zaman aslında öldürücü bir hastalık olmadığının farkına vardım. Buna rağmen bu hastalığın imkansızlıklar sonucu bir insanın canını alması ise üzücü. Ben hastalığımı yaklaşık 5 ay önce öğrendim. Halsizlik sıkıntısıyla gittiğim hastanede o gün kan tahlillerimin sonucunda öğrendim ki Tip-1 (insüline bağımlı) diyabet hastasıymışım. Bazı şeylere daha çok dikkat etmemin ve kan şeker değerlerimi kontrol altında tutabilmek için ne yapmam gerektiğini öğrenmekten başka çarem kalmamıştı. Hatta doktoruma göre uzun zamandır diyabetliydim ve oraya bayılmadan gitmiş olmam mucizeydi.

‘ARTIK İNSÜLİN VE STRİPLERLEYİM’

Bunun şokunu atlatamadan acil olarak hastanede yatış işlemlerim yapıldı. Hasta olduğumu öğrenmemle yatış işlemlerimin başlatılması aşağı yukarı 5 dakikada oldu. Aslında 5 dakikada hayatımın değiştiğini şimdi şimdi anlıyorum. Hastaneden çıktıktan sonra insülin ve şeker ölçüm cihazımı yanımdan ayırmadığım yeni bir hayatım başladı. Ben bu şekilde yaşamaya alışamam derken alışıp gittiğimi fark ediyorum. Artık biliyorum biz diyabet hastalarının normal bir yaşam sürdürebilmek için tek eksiği insülin ve kısıtlı sayıda striplerdi. Yani periyodik ölçümler ve doğru dozlu insülin ile benim de normal bir yaşantım olabilirdi. Ama ne yazık ki benim gibi diğer hastalarında karşısına bazı maddi engeller çıkabiliyor.

‘KAN ŞEKERİNİ DENGELEMEK İÇİN ÖLÇÜM ŞART’

Ben günlük olarak 4 kere insülin kalemi kullanıp şeker ölçüm cihazıyla ölçümler yapıyorum. Şeker değerindeki yükseklik (hiperglisemi) ve seker düşüklüğümü (hipoglisemi) şeker ölçüm cihazımın yardımıyla öğreniyorum. Şeker ölçüm cihazlarıysa striplerle kullanılıyor ve stripleri de doktorun reçeteye yazması ile alınabiliyor. Ek almak istediğim zaman ücret ödemem gerekiyor. Gün içerisinde kan şekerimi dengede tutmakta biraz zorlanıyorum. Yemek önceleri insülin dozunu ayarlamak için ve gece iğnesinden önce ölçüm yapıyorum. Bunlara ek olarak da şekerimin düştüğünü hissettiğim zamanlarda doğru müdahale etmek için ölçüyorum. Bazı geceler çok sık şeker düşüklüğü yaşıyor ve titreme ile uyanıyorum. Şekerimin çok veya az düşmesi durumuna göre yapmam gerekeni yapıyorum. Bu da günlük 8 civarı ölçüme denk geliyor. Endokrin doktorum bunları göz önünde bulundurarak günlük 9 ölçüm yapma hakkımın olduğuna dair rapor yazdı.

‘SGK’YA GÖRE 5 ÖLÇÜM YETERLİ!’

1-2 hafta önce striplerim bitmesiyle tekrar yazdırdım. Eczaneye gittiğimde bir de ne ile karşılaşayım, SGK 5 ölçümden fazlasını vermiyor ve eczanelerin sisteminde otomatik 5 ölçüme düşüyor. Sanırım SGK’ya göre günlük 5 ölçüm yeterli. Ama tip 1 diyabetlilerin çoğuna göre bu sayı yetersiz. Şimdi striplerimi idareli kullanmaya çalışsam da ek ücret ödemem gerekecek. Her günüm 5 stripten daha fazlasıyla geçiyor. Çünkü gün içinde ekstra aktifliğim veya fazladan yediğim bir şey beni çok fazla etkiliyor.

‘TEKNOLOJİ VAR, İMKAN YOK’

Aslına bakılırsa daha rahat ve güvende yaşamamız için, vücuda takılan, günde 90 kez bile ölçüm yapabilen şeker ölçüm sensörleri mevcut. Hem de parmağımızı hiç delmeden… Ayrıca insülin kalemlerinin de hem pratik hem de acısız çözümü var; İnsülin pompaları. Kaç ünite vurman gerekliyse değerini yazman yeterli. İğne vurmaya son! Fakat bu cihazların maddi yükü çok fazla ve bu masrafları kaç insan kaldırabilir ortada.  Yani tip 1 diyabetlilerin acısız ve daha kaliteli yaşamı için teknoloji var ama bir çok kişinin buna imkanı yok.

ÖNCEKİ HABER

Post Empresyonistler İstanbul’da

SONRAKİ HABER

EGEÇEP: Ilısu Barajı projesi iptal edilmelidir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa