27 Ekim 2018 02:57

Mahkumların eşyaları döner sermayeye mi gidiyor?

Tarsus cezaevindeki tutuklular, kendilerine gelen eşyaların kendilerine verilmeyip cezaevi döner sermayesine katkı olarak kullanıldığını iddia etti.

Fotoğraf: MA

Paylaş

Burcu YILDIRIM
Ankara

Tarsus 1 No’lu T  Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan siyasi mahkumlar, yaşadıkları hak ihlallerini gazetemize yazdıkları mektupla anlattı. Selahattin Ortaç, 14 arkadaşının imzasıyla birlikte gönderdiği mektupta yaşadıkları koşullardan bahsetti. Yaklaşık 8-9 aydır arkadaşlarıyla birlikte herhangi bir etkinliğe çıkarılmadıklarını ve birbirinden uzak odalara konulduklarını belirten Ortaç, “Aramıza adli, FETÖ ve DAİŞ'liler konulmuştur ve zaman zaman havalandırmamıza kesici maddeler atılıyor. Saldırı ve sözlü tacizlere uğruyoruz. Her koridora çıktığımızda gardiyanlarca tek sıra halinde askeri düzen yürümeye zorlanıyoruz” dedi.

6 AYDA BİR AİLELERİYLE YARIM SAAT GÖRÜŞTÜRÜLÜYORLAR

Aylık açık görüş ve haftalık kapalı görüşlerinin de yarım saatle sınırlandırıldığını söyleyen Ortaç, “Çoğumuzun aileleri bin kilometre uzakta ve ancak altı ayda bir gelebiliyor. Bu durum hiç dikkate alınmayıp mağduriyet yaratılıyor ” dedi. Gardiyanların eşyaları dağıtıp yere attığını ve sözlü tahriklerde bulunduğunu aktaran Ortaç, “Her oda arasında sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Bu zihniyetin daha iyi anlaşılması için son aramalarda bir arkadaşımıza fiziki yönelimde bulunulmuş, yakası çekilip tişörtü yırtıldı. Yine Cumhurbaşkanlık seçiminde üçüncü olmuş Selahattin Demirtaş'ın fotoğrafı düşmanca bir tavırla yırtıldı” dedi.

ODALAR ARASI MEKTUBA DA POSTA PULU İSTİYORLAR

Kendilerine kitap kotası da konulduğunu ifade eden Ortaç, “Bu durumundan dolayı çok ciddi mağdur ediliyoruz. Her cezaevinde pulsuz iç posta mektupları göndermek yasal bir haktır ama burada iki oda arasında mektup, posta pulu yapıştırılmadan yollanılmıyor. Her cezaevine koli ile gelen iç çamaşır, çorap vb şeyler verilirken, burada verilmeyip depoya kaldırılmakta, nedeni ise kar gözüyle bakıldığı için cezaevi döner sermayesine katkı. Yine başka cezaevlerinden getirdiğimiz radyolarımıza el konuldu, depoya kaldırıldı. Hücreye götürülen arkadaşlarımızın kendileriyle ketıl, vantilatör götürülmesine izin verilmiyor. Çukurova'nın sıcak havası düşünüldüğünde bunun işkence olduğu görülüyor” bilgilerini paylaştı. Aynı zamanda ne berbere götürüldüklerini ne de berberin odaya geldiğini söyleyen Ortaç, “Salt tıraş makinesi veriliyor o da iki haftada bir. Sayımız 15-20 kişi olduğuna göre bu çok yetersiz. Toplu fotoğraf çekmememize izin verilmiyor. İdare ile görüşmeye gönderdiğimiz arkadaşlarımız çoğunlukla muhatap alınmıyor. Basit ve sudan gerekçelerle hakkımızda disiplin soruşturmaları açılıyor, uzun süreli iletişim, etkinlik, görüş cezası gibi cezalar alıyoruz. Bizler ve ailelerimiz mağdur oluyor” dedi.

Tarsus 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nu arayarak yaşanan hak ihlalleri iddialarına ilişkin bilgi almak için iletişime geçtiğimiz bir yetkili ise sorularımızı yanıtsız bırakırken, “Cezaevimizde herhangi bir sıkıntı yok. Cumhuriyet Başsavcılığından talimat var, bilgi veremiyoruz” dedi.

ÖNCEKİ HABER

'Tutuklu milletvekili ayıbına son verilsin'

SONRAKİ HABER

Hindistan'daki selde ölü sayısı 136'ya çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa