25 Ekim 2018 13:49

3 ayrı mahkemede 16 akademisyen yargılandı

'Bu suça ortak olmayacağız' dedikleri için 'terör örgütü propagandası' suçlamasıyla yargılanan 16 akademisyen 3 ayrı mahkemede hakim karşısına çıktı.

Fotoğraf: Barış Akademisyenleri

Paylaş

Cansu PİŞKİN
İstanbul

“Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı metni imzaladığı için “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla haklarında dava açılan 16 akademisyen 3 ayrı mahkemede hakim karşısına çıktı.

Bölgedeki sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan hak ihlallerinin ve çatışmalı sürecin sona ermesi için “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı barış bildirisini imzalayan yüzlerce akademisyen hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla ayrı ayrı davalar açılmıştı. Açılan davalar kapsamında yargılanan 16 akademisyenin duruşmalarıİstanbul 23, 24 ve 28. Ağır Ceza Mahkemelerinde görüldü.

13 AKADEMİSYENİN DURUŞMASI 5 MART’A ERTELENDİ

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün 13 akademisyenin duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, ayrı ayrı yargılamalarını yaptığı akademisyenler S.H, Ertuğrul Tonak, Kudret Çobanlı, Esra Sakınç, Sefa Feza Arslan, Özgür Martin, Zeynep Güney, B.K, Gamze Toksoy, Ayşe Evren, Evren Eroğlu, Deniz Gündoğan İbrişim ve Sevgi Uçan Çubukçu’nun süre taleplerini kabul ederek duruşmalarını 5 Mart 2019’a erteledi. Mahkeme, sanık avukatlarının talepleri doğrultusunda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması devam eden dört akademisyenin dosyanın tamamını mahkemeye istedi.

DOSYALAR BİRLEŞTİ

İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki tek akademisyen davası Emine Fişek’indi. Fişek sağlık sorunları sebebiyle duruşmaya katılmadı. Fişek’in avukatı Meriç Eyüboğlu da sağlık sorunları olduğunu belirterek rapor sundu ve savunma için süre talep etti. Heyet, mahkeme bünyesinde görülen akademisyen dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu belirterek usul ekonomisi yönünden dosyaların birleştirilmesine karar verdi.

‘ÖĞRENCİLERİMİN YÜZÜNE UTANMADAN BAKABİLMEK İÇİN BARIŞI İSTEDİM’

İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ise 2 akademisyen yargılandı. İlk olarak akademisyen Gülçin Karabağ hakim karşısına çıktı. Savunmasında isnat edilen suçu ve iddianamede belitilen hususları kabul etmediğini belirterek beraatini isteyen Karabağ, “Ben bir tersane işçisi çocuğuyum, mademki bugün bana böylesi bir suç isnat edildi ve savunma hakkı verildi, öyleyse savunmamı gerçekleştireceğim. Savunmama yarın ölümünün 12. yıl dönümü olan babamın bana öğrettikleriyle başlamak istiyorum. Ben eşitlik, adalet vebarış kavramlarını hissederek büyüdüm. Akademisyenler aydın insanlar olmalı bana göre ve aydınların özellikle de sosyal bilimci iseler, yaşadıkları toplumdaki olaylarla ilgili ifade özgürlüğü kapsamında fikirlerini beyan etme hak ve sorumlulukları vardır. Ben de tesadüfen gördüğüm, bugün suç oluşturduğu iddiasıyla beni karşınıza getiren “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı, basındaki adıyla ‘Barış Bildirisi’ni bu duygularla okudum. Genç bir akademisyen olarak elimden başka hiçbir şey gelmezken, bu metni içime attığım çığlığı dışarı vurur gibi imzaladım. Ekmeğimi kazandığım coğrafyada hocalık yaparken öğrencilerimin yüzüne utanmadan bakabilmek için barışı istedim.” dedi.  Karabağ’ın avukatı Meryem Kavak, müvekkilinin derhal beraatini, mahkeme aksi kanaatteyse de daha önce haklarında dava açılan dört akademisyenin 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davalarıyla birleştirme talep etti. Taleplerin reddini isteyen savcı mütalaasını sundu. Savcı mütalaasında, sanığın “Örgüt propagandası” suçunu işlediğini öne sürerek cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme sanığın ve avukatının mütalaaya karşı savunma hazırlayabilmeleri için duruşmayı 18 Aralık’a erteledi.

1 YIL 3 AY HAPİS CEZASI

Ardından Fevziye Deniz Ceylan’ın yargılamasına geçildı. Ceylan, önceki duruşmada sunduğu beyanlarını tekrar etti ve beraatini istedi. Ceylan’ın avukatı Selin Yılmaz esasa karşı savunmasında iddianameye ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve “şahsi” bir şekilde hazırlandığını söyledi. Ardından tevsii tahkikat taleplerini yazılı olarak mahkemeye sundu.

Savcı, avukatın taleplerinin “yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu” gerekçesiyle ilk celsede sunduğu esas hakkında mütalaasını yeniledi. “Sanığın TMK 7/2’ye göre cezalandırılmasını talep ederiz” dedi. Heyet, tevsii tahkikat taleplerini reddetti. Avukat Yılmaz, müvekkilinin derhal beraatini istedi. Aksi kanaat verilmesi halinde cezai indirimlerin uygulanmasını ve HAGB uygulanmasını talep etti. Kararını açıklayan heyet, “Örgüt propagandası” suçunu sabit görerek Ceylan’a 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Hükmün açıklanması geri bırakıldı. 

ÖNCEKİ HABER

AKP'li Metiner: Bülent Arınç'ın oğlu şahsıma saldırıda bulunmak istedi

SONRAKİ HABER

2019 YKS sonuçları açıklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa